Skip to content
Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği

Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği

Doğu Türkistan Bağımsız olacak

Primary Menu
  • Anasayfa
  • Haberler
  • Faaliyetler
  • Basın Açıklamaları
  • Makaleler
  • Doğu Türkistan
  • İletişim
Light/Dark Button
Abone Olun
  • Doğu Türkistan

DÖRT TÜRK HÂNEDÂNININ IŞIĞI ALTINDA 16. YÜZYIL TÜRK TÂRÎHİNE BAKIŞ

admin 28 Eylül 2013 (Last updated: 28 Eylül 2013)
Türk_Tarihi_1600

Türk_Tarihi_1600

DÖRT TÜRK HÂNEDÂNININ IŞIĞI ALTINDA 16. YÜZYIL TÜRK TÂRÎHİNE BAKIŞ

KUTLU ALTAY KOCAOVA

Bu dönemde yaşananlar, mezhebe dayanan bakışın Türk milletine verdiği zararların göstergesidir. İnancı, millet kavramının yerine yerleştiren anlayışların, ne kadar zararlı ve tehlikeli olduğunun göstergesidir. Yapmamız gereken Yavûz Sultân Selîm Han, Şâh İsmâil Hatâ’i, Şaybak Han ve Bâbûr Şâh’ı berâberce ve aynı şekilde sahiplenmektir. Alevî İslâm inançlı Türklerin, Yavûz karşıtlığının bitmesi, aynı şekilde de Sünnî İslâm inançlı Türklerin Şâh İsmâil karşıtlığının bitmesi gerekmektedir. Başka türlü Türklük ve millet kavramlarından bahsedemeyiz.

16. yüzyıl, Türklüğün dünyâ çapında en güçlü olduğu dönemdir. Zîrâ Avrupa içlerinden, Hindistan’ın güneyine ve Çin içlerine; Afrika çöllerinden, Sibirya’nın buzullarına kadar çok geniş bir alan Türk devletlerinin hâkimiyetinde olmuştur.

Batı’da Osmanlılar, Îrân ve Horasan bölgesinde Sâfevîler, Afganistan ve Hindistan’da Timur oğullarından Bâbûr Şâh, Türkistan’da Çingiz oğullarından Şaybak Han’ın Özbekleri ile İdil-Ural bölgesi, Sibirya, Moğolistan ve Doğu Türkistan’da da irili, ufaklı çok sayıda hanlık bulunmaktaydı.

 

16. yüzyılı tahlîl edebilmek için bölge yapılarını, etnik, dînî ve mezhebî yapıları iyi bilmek gerekir. Osmanlı Devleti, Sünnî bir yapıya sâhib olmakla berâber bünyesinde çok sayıda Şiî / Alevî nüfûsu da barındırmaktaydı. Osmanlı’nın temelini oluşturan Türkmenlerin çoğunluğu ise Sünnî olmakla berâber, ciddî oranda Şiî / Alevî Türkmenlerde bulunmaktaydı.

Safevî Devleti ise koyu bir Şiî / Alevî fanatizmi ile yönetilen, ancak yerleşik nüfûsun çoğunluğunu Sünnîlerin oluşturduğu ve bir târikât devletiydi. Bugünkü Îrân’ın büyük çoğunluğunun Şiî olmasının sebebi, Sâfevî Devleti’nin uygulamalarıdır.

Dönemin üçüncü büyük gücü olan Çingiz oğullarından Şaybak Han ise Özbek Hanı idi ve koyu bir Sünnî inanca mensûbdu. Önce Timur oğulları ile Mâverâünnehr için mücâdeleye girişmiş ve dağınık durumda olan Timur oğullarını rahatça alt etmeyi başarmıştı. Artık Semerkând ve Buharâ, Özbeklerin elindeydi. Daha sonra ise Horasan bölgesinin hâkimiyeti için Özbekler ile Safevîler arasında büyük kayıplara mâl olan savaşlar yaşandı.

Bununla berâber Özbek Hanı Çingiz oğullarından Şaybak Han’ın önünden kaçan dağınık Timur oğulları, Afganistan bölgesinin farklı yerlerinde şahlık sevdâsına düşmüşlerdi. Bunların içerisinde Semerkand Hâkimi iken Şaybak Han’a yenilip, şehri terk etmek zorunda kalan Bâbûr Şâh, önde gelmekteydi. O da kısa sürede, akrâbâları olan çeşitli beyler ile bâzı Moğol beylerini yenerek hâkimiyeti altına almıştır.

Bu bilgileri verdikten sonra bu Türk hânedânlarının arasındaki ilişkilere bakmak gerekmektedir. Dört Türk hânedânı arasındaki ilişkiler, iktîsâdî temelli, mezhebî görünümlü ilişkilerdir. Osmanlılar ile Sâfevîler, Doğu Anadolu, Âzerbaycan ve Irak bölgesi için savaşmışlardır. Sâfevîler ile Özbekler, Horasan için savaşmışlardır. Özbekler ile Timuroğulları ise Mâverâünnehr ve Afganistan için savaşmışlardır. Ancak bunlar olurken, Osmanlılar ile Özbeklerin Sünnîliği ve Safevîlerin Şiîliği öne çıkmıştır. Bu yüzden de Osmanlılar ile Özbekler, Sâfevîlere karşı ittifâk yapmışlardır. Aynı şekilde Sâfevîler, Özbeklere karşı Timuroğulları ile ittifâk yapmak istemişlerdir. Ancak Timur oğullarından Bâbûr Şâh’a Şiîlik dayatması ve var olan durumun ittifâk değil, iltihâk olmasından dolayı Çaldıran Savaşı’nın ardından Bâbûr Şâh, ittifaka son vermiştir.

Safevîlerin, kısa sürede bütün Îrân, Irak ve Âzerbaycan bölgesini ele geçirmesinden sonra Horasan mücadelesine girişmesi ve sonrasında Özbeklerin yenilgisiyle sonuçlanan süreçte, Şâh İsmâil, büyük bir kuvvet kazandı. Zîrâ Özbek Hanı Şaybak Han, yenilgiye uğradı ve öldürüldü. Bunun üzerine bütün Mâverâünnehr bölgesi, Sâfevîlerin eline geçti.

Artık Özbekler, ikinci derecede bir güce dönüştü ve Osmanlı-Sâfevî mücâdelesi daha fazla ön plana çıktı. Sâfevîler, bir târikât devleti oldukları için devlet bağlılığının yanında, târikât bağlılığı da çok önemliydi ve târikâtın askerî kanadını oluşturan Kızılbaşlar, oldukça etkiliydi. Şâh İsmâil’in dedesi olan Şeyh Cüneyd, Sünnî bir târikât olan Sâfevîliği, Şiîleştirmekle berâber içine askerî bir yapıyı da eklemişti ve Anadolu’da taraftâr toplamaya çalışmıştı. Teke (Antalya’nın batısı), Karaman (Konya, Karaman, Kayseri civârı), Erzincân ve Tokat bölgelerinde etkili olmuştu. Daha sonra oğlu Şeyh Haydar zamânında bu durum güçlendirilmiş ve İsmâil Hatâ’i’nin “Şâh” olmasıyla berâber bir silâha dönüştürülmüştü.

Şâh İsmâil’in ilk yıllarında Anadolu’da birçok Kızılbaş / Sâfevî Türkmen boyu, Sâfevi Devleti’ne göç etmişti. Bir kısmı ise hem Şâh İsmâil’in isteği, hem de Osmanlı Devleti’nin engellemesiyle bulundukları yerde kalmıştı. Şâh İsmâil’in bundaki amacı, ileride fethedilmesi düşünülen Anadolu’da ileri karakol olabilecek yapılar oluşturmak; Osmanlı’nın amacı ise kendi tebaâsının, başka bir ülkeye göç etmesini engellemekti.

Safevîler, ileri karakol olarak gördükleri Anadolu’daki Safevî dergâhlarını ve bunların askerî kolu olan Kızılbaş ocaklarını, sürekli olarak kullanmayı başarmışlardır. Sultân 2. Bâyezid Han zamânındaki Şâh Kulu Han İsyânı, Yavûz Sultân Selîm Han zamânındaki Nûr Ali Hâlife İsyânı ve Kânûnî Sultân Süleymân Han zamanındaki Baba Zünnûn İsyânı ile Kalender Çelebî isyânları bunun göstergesidir. Her ne kadar Kalender Çelebî, Bektâşî olsa da, Şiî / Alevî olmasından dolayı Safevî târikâtının hâkimiyetini kabûl etmiştir.

Bu yaşanan olaylar, artık Osmanlı – Sâfevî mücadelesinin en üst boyuta ulaştığını göstermektedir. Ancak bu mücâdele, sâdece bir mezheb mücâdelesi olarak görülemez. Zîrâ Osmanlı kayıtlarında ve bununla ilgili fetvâlarda, Alevî kelimesi ya da kavramı kullanılmamaktadır. Kızılbaşlık kavramına vurgu yapılmaktadır. Zîrâ Kızılbaşlık, Sâfevîliğin askerî gücünü oluşturur. Târikâtin askerî kolundakilerin başlarına sardıkları “kızıl sarık”tan ötürü Kızılbaş denilmiş ve kendileri tarafından da kabûl edilmiştir. Sonraki dönemde bu ifâde, Alevî anlamında kullanılmış olsa da ve hattâ bâzıları tarafından bir hakâret ifâdesi olarak kullanılsa da kelîme ve kavramın gerçek ma’nâsı budur.  Bununla berâber Kânûnî Sultân Süleymân Han dönemi şeyh’ül-İslâmı olan Ebû’s Suûd Efendi’nin fetvâlarında da “Kızılbaş ta’ifesi” denilerek kastedilenler, Alevîler değil, silâhlı Kızılbaş ocaklarıdır. Bununla berâber bir fetvâsında şöyle demektedir.

“Askerlerinde bulunub kıtâle mübâşeret edenler ve binüb inüb etbâından olanların şanında asla tevakkuf … değildir. Ama şehirlerde ve köylerde kendü halinde salâh üzerine olub bunların ikablarından ve ef’alinden tenezzühî olub zahir halleri dahi sıdklarına delalet eyleyen kimesnelerin kezibleri zahir olmayınca üzerlerine bunların ahkâmı ve ukubatı icrâ olunmaz.”

Bu metni, günümüz diline, şu şekilde çevirebiliriz.

“Askerlerinde (Osmanlı) bulunup, savaşa katılanlar ve atlı, yaya olarak tâbî olanların şânında aslâ durmak yoktur. Ama şehirlerde ve köylerde kendi hâlinde huzurlu olup, bunların azâblarından ve işlerinden uzaklaşıp, görünüşte bile olsa doğruluklarına işâret eden kimselerin, yalancılıkları açık olmayınca, bunların üzerine hüküm ve cezâlar uygulanmaz.”

Osmanlılar 2. Bâyezid Han’ın yerine Yavûz Sultân Selîm Han’ın geçmesi ile berâber Osmanlı topraklarındaki Sâfevî dergâhları ve Kızılbaş ocakları, izlemeye alınmıştır. Bu döneme âid kayıtlarda çok ilginç noktalar vardır. Zîrâ her iki tarafta, birbirine korkutmayı amaçlayan propagandalara girişmişlerdir.

Sünnî Kürdlerin Osmanlı hâkimiyetine girmesini sağlayan Kürd dîn adamı İdrîs-i Bitlisî, “Selîm Şâhnâme” adlı eserinde 40 bin Kızılbaş’ın öldürüldüğünü yazar. Daha sonra yazılan Osmanlı târîhleri de İdrîs-i Bitlisî’ye dayanıp, bunu tekrârlar. Aynı şekilde Hasan-ı Rumlu’nun Ahsenü’t Tevârih, Budak Münşî Kazvînî’nin Cevâhir-i Ahbâr, Abdi Beg Şirâzî’nin Tekmilet’ül Ahbâr, Hurşâh bin Kubad el-Hüseynî’nin Târîh-i İlçi-yi Nizamşâh, Karşi şehrinde 15 bin Sünnî’nin, ayrıca diğer yerlerde de toplamda çok büyük rakamlara ulaşan katliamlardan söz ederler.

Ancak burada ilgi çekici nokta şurasıdır. Yavûz Sultân Selîm Han’ın yaptığı iddiâ edilen katliâm, hiçbir Safevî kaynağında yer almaz. Kaldı ki, Anadolu’da bu kadar büyük bir kayıp, ne bir tahrîr defterinde, ne bir mahkeme kaydında, ne de bir belgede yer almaz. Aynı şekilde Osmanlı kayıtları, Şâh İsmâil’in Sünnîlere yaptıklarından bahsetse de, Safevî iddialarındaki rakamlara yaklaşılmaz bile.

Bu noktada, her iki tarafında, kendi içlerindeki güvenmedikleri rakîb unsurlara karşı, böyle bir söylenti yaydıkları düşüncesine varabiliriz. Ancak mezhebî sebeplerle en fazla kan dökülen bölgenin de, Horasan civârı olduğunu unutmamamız gerekir.

Bu dönemde yaşananlar, mezhebe dayanan bakışın Türk milletine verdiği zararların göstergesidir. İnancı, millet kavramının yerine yerleştiren anlayışların, ne kadar zararlı ve tehlikeli olduğunun göstergesidir. Yapmamız gereken Yavûz Sultân Selîm Han, Şâh İsmâil Hatâ’i, Şaybak Han ve Bâbûr Şâh’ı berâberce ve aynı şekilde sahiplenmektir. Alevî İslâm inançlı Türklerin, Yavûz karşıtlığının bitmesi, aynı şekilde de Sünnî İslâm inançlı Türklerin Şâh İsmâil karşıtlığının bitmesi gerekmektedir. Başka türlü Türklük ve millet kavramlarından bahsedemeyiz.

KUTLU ALTAY KOCAOVA

 

KAYNAKÇA:

  • Gâzî Zâhireddîn Bâbûr Şâh(çeviri: Reşid Rahmeti Arat), Bâbûrnâme, Kabalcı Yayınları
  • Gündüz, Tufan, Son Kızılbaş Şah İsmail, Yeditepe Yayınları, İstanbul 2010
  • Düzdağ, M. Ertuğrul, Kanuni Devri Şeyhülislamı Ebussuud Efendi Fetvaları, Kapı Yayınları
  • Hasan-ı Rumlu (Çeviri: Mürsel Öztürk), Ahsenü’t-Tevarih, TTK Yayınları, 2006

Post navigation

Previous: Doğu Türkistan 5 Temmuz Urumçi katliamdan kareleri
Next: ASEF’in ‘Doğu Türkistan’da Soykırım’ konferansı

Related Stories

uygur-türkleri-702x336
  • Doğu Türkistan
  • Makaleler

OSMANLI BELGELERİNDE DOĞU TÜRKİSTAN

admin 14 Nisan 2020
Doguturkistan-haritesi
  • Doğu Türkistan

Doğu Türkistan’ın kısaca tarihi

admin 24 Ekim 2019
dogu-turkistan-harita-2
  • Doğu Türkistan
  • Makaleler

Doğu Türkistan Coğrafyası ve önemi

admin 17 Eylül 2018
  • Doğu Türkistan için acil çağrı
  • Darende Hakimi Abdulhalil Kasım göreve başladı
  • Ankara’daki patlamaya kınıyoruz
  • Çin’de Türkiye yılı ve Doğu Türkistan
  • Suudi Arabistan’da Uygurlar Tanıtıldı

  • Dernek Başkanımız, Malezya Başbakanı ile görüştü
  • Doğu Türkistan Davası İDSB 40. Konsey Toplantısı’nda Gündeme Taşındı
  • Doğu Türkistan’ın Çin işgaline uğratılmasının 77. yıl dönümünde İstanbul’da güçlü bir ses yükseldi!
  • İçişleri Bakanlığı Başmüşaviri Sayın Fatih Ofluoğlu Derneğimizi ziyaret etti
  • sözde akademisyen ile gazetecilerin Doğu Türkistan tutumunu şiddetle kınıyoruz

Önemli yazılar

  • ‘Uygur Türklerinin evine din istihbaratı için bir milyondan fazla Çinli casus yerleştirildi’
  • Ya Türkistan neden ağlar
  • Doğu Türkistan’a ağır suçlama
  • Çinin bu kustahlığını Din duşmanleğini şiddetle kınıyoruz ve asla af etmiyoruz
  • CHP lideri Kılıçdaroğlu Urumçi’de
  • Çin bayrağını yakmanın nedenleri
  • 1894-1895 Çin-Japon Savaşı
  • Rize Doğu Türkistan’a sahip çıkıyor.
  • Xinjiang değil Doğu Türkistan
  • Çin Müslümanlara zalimce davranıyor

Trending
Hotandaki olaylar adeta 1989’daki Tienenman olaylarını hatırlatıyordu

Makaleler

Osmanlı Devleti’nin Doğu Türkistan’a Yardımı ve Çin İşgali 803537.ai
  • Makaleler

Osmanlı Devleti’nin Doğu Türkistan’a Yardımı ve Çin İşgali

admin 17 Ağustos 2026
Doğu Türkistan: İşgale Boyun Eğmeyen Kadim Uygur Toprağı 766221650_1720720652548043_1501304679157335693_n
  • Makaleler

Doğu Türkistan: İşgale Boyun Eğmeyen Kadim Uygur Toprağı

admin 17 Ağustos 2026
Doğu Türkistan: İşgale Boyun Eğmeyen Kadim Uygur Toprağı Gemini_Generated_Image_h277dxh277dxh277
  • Makaleler

Doğu Türkistan: İşgale Boyun Eğmeyen Kadim Uygur Toprağı

admin 9 Haziran 2026
Doğu Türkistan’da Gazeteci Olmak ve Medya Üzerindeki Baskılar IMG_9319
  • Makaleler

Doğu Türkistan’da Gazeteci Olmak ve Medya Üzerindeki Baskılar

admin 12 Ocak 2026

bunlar da ilginizi çekebilir

825293063_1739862521477493_6474363974277582063_n
  • Haberler

Dernek Başkanımız, Malezya Başbakanı ile görüştü

admin 4 Ekim 2026
825279707_1557312683102169_2927695509313626532_n.png
  • Haberler

Doğu Türkistan Davası İDSB 40. Konsey Toplantısı’nda Gündeme Taşındı

admin 4 Ekim 2026
828832184_1383947180136223_4538830864329031701_n.png
  • Haberler

Doğu Türkistan’ın Çin işgaline uğratılmasının 77. yıl dönümünde İstanbul’da güçlü bir ses yükseldi!

admin 4 Ekim 2026
IMG_8085
  • Faaliyetler

İçişleri Bakanlığı Başmüşaviri Sayın Fatih Ofluoğlu Derneğimizi ziyaret etti

admin 12 Eylül 2026

faaliyetler

IMG_8085
  • Faaliyetler

İçişleri Bakanlığı Başmüşaviri Sayın Fatih Ofluoğlu Derneğimizi ziyaret etti

admin 12 Eylül 2026
222
  • Faaliyetler

dernek başkanımız Millî İrade Buluşmaları” programa katildi

admin 18 Ağustos 2026
755170787_2085810982006162_564435433322759504_n.png
  • Faaliyetler

Dünya Doğu Türkistanlılar Kardeşlik Buluşması sonuç bildirgesinin açıklanmasıyla sona erdi.

admin 1 Ağustos 2026
  • Basın Açıklamaları
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Türkce
  • English
  • Uyghur
  • ئۇيغۇر
  • عربى
  • Hesap Numaraları
Copyright © {2*26} All rights reserved. | ReviewNews by AF themes.
Go to mobile version