İslam dünyasının Doğu Türkistan ile imtihanı

islam dunyasi

Tüm bu olaylar karşısında İslam ülkeleri tarafından oluşturulan birlik ve örgütlerden hiçbir tepki gelmemesi gerçekten çok şaşırtıcı ve bir o kadar da elem verici.

Halil ÖZTÜRK
Halil ÖZTÜRK
Doğu Türkistan’da, Çin Halk Cumhuriyeti yönetiminin soydaşlarımıza uyguladığı yaygın etnik temizlik ve asimilasyon politikası sonucu tarihin hiçbir döneminde görülmemiş inanılmaz bir soykırım yaşanmakta. Sadece katledilen Uygurların sayısı 35 milyon!  Evet yanlış okumadınız tam 35 milyon insan sırf Türk ve Müslüman oldukları için soykırıma tabi tutuldu.
Durumun vahametinin anlaşılabilmesi açısından bir karşılaştırma yapılacak olunursa, tüm dünyada Amerika ve Batı tarafından dünyanın en büyük soykırımı olarak nitelendirilen  Yahudi Soykırımında (holokost) tahmin edilen en yüksek rakam 6 milyondur.
Peki hem Müslüman hem Türk olan bu topluluğun, Çin Halk Cumhuriyeti tarafından karınlarından bebeklerinin kesilerek çıkarılmasından tutun, Doğu Türkistan bölgesinde yakaladıkları Uygur Türklerinin canlı canlı derisini soyarak etlerini yemelerine varan vahşet ötesi yamyamlık görüntüleri, Müslüman Uygur Türkü kızların çocuk yaşlarda ailelerinin yanından zorla alınarak kısırlaştırılıp fahişe olmaya zorlanmaları gibi bırakınız insani değerleri, hayvani değerlerin bile yanına yaklaşmayan bu uygulamalara neden Batı Demokrasileri, bunların havarileri sessiz kalmaktadır? derseniz buna verilebilecek cevap çok basit ve nettir. Çünkü onlar Müslüman ve Türk! Üstelik Çin Ekonomisinin dünya üzerindeki hakimiyetinin Amerika Birleşik Devlerinden sonra gelmesi de duygusal! manada en büyük etkenlerin başında geliyor.
Yine de bu konuda ABD ve Batı cephesi, Çin’in uyguladığı soykırım politikalarına karşı  eylemsiz ama  zevahiri kurtarmaya çalışan görüşlerini cılız da olsa ortaya koymuştur. ABD ve Batı cephesinde; BM İnsan Hakları Komitesi terörizme karşı mücadele bahanesiyle insan haklarının çiğnenmemesi gerektiğine ilişkin açıklamaları,  ABD hükümeti’nin Doğu Türkistanlıları terörist olarak görmediğine ilişkin en üst düzeyden gelen beyanları, 22 Mart 2002’de ABD Dışişleri Sözcüsü Philip Reeker’in  “bazı Uygurların Afganistan’da el-Kaide teşkilatıyla omuz omuza savaşa iştirak etmiş olduğunu biliyoruz”. Ancak “uluslar arası terörizme karşı savaşı bahane ederek Doğu Türkistanlıların hakkı olan dini özgürlüğe baskı yapılamaz, terörizme karşı savaşın başarması temel insan haklarına saygı olmaktan geçmektedir. Bu tutumumuz Pekin hükümetine iletilmiştir” şeklindeki beyanları gibi…
Konu İslam Dünyasına gelince ise İslam dünyasında bu konuda tam bir görmezden gelme ve sessizlik hakimdir.
Tüm yardım çığlıklarına tüm yaşananlara rağmen Neden İslam örgütleri, İslam ülkeleri ve İslami toplumlar, Doğu Türkistan’da yaşanan bu soykırım gündemlerine dahi almaktan kaçınmaktadırlar? Üstelik Doğu Türkistan halkının devlet memurlarının, işçilerin ve öğrencilerin ibadet yerlerine gitmeleri ve ibadetle meşgul olmaları yasaklanmıştır.
Evlerinde dinî kitap bulunanların kitaplarına el konulmakta yapılan baskınlar sırasında suç unsuru olarak kabul edilen Kuran-ı Kerim yerlere atılmakta, emniyet güçlerinin ayakları altında çiğnenmekte. Buna ilişkin sanki rutin bir baskın görüntüsü imiş gibi Çin Halk Cumhuriyeti yönetimi tarafından bilinçli olarak güya caydırma amaçlı, bu baskın görüntülerini rahatlıkla sanal alemde paylaşılmakta. Namaz kılmak, oruç tutmak gibi tüm dini vecibeler yasaklanmakta, ibadethaneler kapatılmaktadır. Doğu Türkistan halkı İslamiyeti yaşayamamaktadır. Tüm bu olaylar karşısında İslam ülkeleri tarafından oluşturulan birlik ve örgütlerden hiçbir tepki gelmemesi gerçekten çok şaşırtıcı ve bir o kadar da elem verici.
Doğu Türkistan meselesi İslam örgütleri ve İslam ülkeleri tarafından oluşturulan birlikler tarafından artık bir turnusol kağıdı vazifesi görmektedir. Bu meseleye sessiz kalmaya devam edildiği sürece bu örgüt ve birliklerin, bu birliklere üye olan İslam ülkelerinin yönetimlerinin Müslüman toplumlara uygulanan soykırıma karşı hiçbir fonksiyonlarının ve etkilerinin olmadığı, tamamen ekonomisi büyük ülkelere göre kendisini şekillendiren politik ve ekonomik hizmeti amaç edinen birer yapı oldukları neticesi ortaya çıkacaktır ki böyle bir düşüncenin söz konusu birlik ve örgütlerin fonkisyonel olamamaktan kaynaklı bir son ile neticelenmesi tehlikesi her geçen gün daha da artmaktadır.
Halil ÖZTÜRK / cafesiyaset
[email protected]

x

Check Also

İngiltere parlamentosu Çin zulmüne resmen ‘soykırım’ olarak kabul etti

İngiltere parlamentosu Çin zulmüne resmen ‘soykırım’ olarak kabul etti İngiltere parlamentosu 22 Nisan, perşembe günü oy birliğiyle Doğu Türkistan’da soykırım yapıldığını kabul etti ve açıklama yapıldı. İngiltere Milletvekillerinin oylama konuşmalarında 2022 Pekin Kış Olimpiyatlarının boykot ...

Türk Mahkemesi, Çin’in Abdulkadir Yapçan’ın iade talebini reddetti

Türk mahkemesi, Çin'in Abdukadir Yapcan'ın iade talebini reddetti Türk Adaleti Tecelli etti, Çin düzmece iftiralarla iadesini talep ettiği Doğu Türkistan davasının Yılmaz lideri ve kanaat önderi Abdulkadir YAPÇAN’in 8 Nisan 2021 tarihindeki duruşması hayırla sonuçlandı. ...

Yalanın Gölgesinde Soykırım: Doğu Türkistan konulu basın toplantısı gerçekleşti

Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlalleri ve Çin yönetiminin propaganda faaliyetlerini cevap vermek amacıyla bir basın açıklaması gerçekleşti. basın toplantısında, Çin’in 2 Nisan’da gösterime giren “The War in The Shadows” filmiyle, Doğu Türkistan üzerinde propaganda ve ...

Sistematik soykırımın başlangıcı: Barın Katliamı

Çin’in Doğu Türkistan’ın Barın kasabasında gerçekleştirdiği katliamın üzerinden 31 yıl geçti.Eyüp Sultan Meydanı’nda düzenlenen basın açıklamasıyla 31 yıl önce yaşanan Barın Katliamı ile Doğu Türkistanlıların ortadan kaldırılması hedeflendi. Basın açıklamasını okuyan Uluslararası Doğu Türkistan Sivil ...

Barın Katliamın 31.yıl dönümünde Basın açıklaması

5 Nisan 1990 tarihinde Doğu Türkistan’ın kadim şehri Kaşgar’a bağlı Aktuğ yöresinin BARIN kasabasında İşgalci Çin Rejimi tarafından gerçekleştirilen Katliamı, Barın şehitlerini ve Barın Direnişini anmak ve Doğu Türkistan’da devam eden ve gün geçtikçe artan ...

İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu Dernek Başkanımızı evinde ziyaret

İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman SOYLU ve beraberinde Cumhurbaşkanı Başdanışmanları Sayın Ahmet Selim KÖROĞLU, sayın Ayhan OĞAN, Zeytinburnu Kaymakamımız ve Zeytinburnu İlçe Emniyet Müdürümüz Dernek Başkanımız Hidayet Oğuzhan’ı İstanbul’da evine teşrif ederek şereflendirdiler. bu nezaket ziyaretinden ...

STK’lardan Doğu Türkistan çağrısı: Şaka değil soykırım!

34 ülkeden 200’den fazla STK, Doğu Türkistan’da yaşanan Çin zulmüne dikkat çekti, toplama kamplarının kapatılması için çağrı yapıldı. Doğu Türkistan’da yaşanan zulümleri tüm dünyaya duyurmak amacıyla kurulan Doğu Türkistan Platformu, başta İstanbul olmak üzere tüm ...

Şaka değil Soykırım Doğu Türkistan basın açıklaması gerçekleşti

Bugün yanı 1 Nisan Cuma günü Beyazit meydanında İHH İnsani Yardım vakfının öncülüğünde Doğu Türkistan Platformu çatısı altında başta Uluslararası Doğu Türkistan STK’lar Birliği olmak üzere 200’ü aşkın STK’ların desteği ile 1 Nisan Şaka gününe ...

Şaka Değil soykırım Doğu Türkistan Basın bildirisi

Şaka Değil soykırım Doğu Türkistan Basın bildirisi