Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği, geleneksel aylık istişare ve değerlendirme toplantısını İstanbul’un Avcılar ilçesinde, doğanın ve ağaçların gölgesindeki sahil tesisinde gerçekleştirdi. Yoğun bir katılımla yapılan buluşma, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı.
Toplantı kuran kerım tilaveti ile başlandı. Toplantıda Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği başkanı Musacan ER açılış konuşması yaptı. Daha sonra derneğini eski başkanı prof. Dr. Ataullah Şahyar, Doğu Türkistan din alimleri birliği başkanı Dr. Alimcan Buğda, kanaat önderi Abdulkadir yapçan birer konuşma yaptı.
toplantıda toplumun birlik beraberliği ve kardeşlik bağını güçlendirmenin dava yolundaki önemi dile getirdi.
Toplantıda özet olarak aşağıdaki gibi konular dile getirildi.
Toplantının açılış konuşmasını yapan Dernek Başkanı Musacan Er, katılımcılara hitaben yaptığı değerlendirmede, bu tür buluşmaların yalnızca rutin birer toplantı olmadığını, tarihi bir sorumluluğun ve kutlu bir davanın parçası olduğunun altını çizdi. Başkan Er, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Gerçi biz anavatanımızdan uzakta ama Türkiye gibi ikinci güzel vatanımızda özgürce yaşasak bile, kalp nabızlarımız vatan diye atıyor; hep oradaki akrabalarımızı, doğduğumuz toprakları özlemle yâd ediyor ve hasret çekiyoruz. Vatanımıza tekrar kavuşmak için önce oranın özgürleşmesi gerekiyor. Bu doğrultuda, birbirimizle olan kardeşlik bağlarımızı güçlendirmek ve saflarımızı sağlamlaştırmak hayati önem taşımaktadır.”
Daha sonra derneğini eski başkanı prof. Dr. Ataullah Şahyar, Doğu Türkistan din alimleri birliği başkanı Dr. Alimcan Buğda, kanaat önderi Abdulkadir yapçan birer konuşma yaptı.
Küresel Gelişmeler ve Uluslararası Boyut
Toplantıda, Doğu Türkistan davasının uluslararası sahnede geldiği son aşama geniş bir şekilde ele alındı. Çin rejiminin sistematik baskı ve asimilasyon politikalarının hız kesmeden devam ettiğine dikkat çekilerek, şu vurgular yapıldı:
Sistemli Baskılar: Pekin yönetiminin soykırım politikalarıyla kültür ve mirası yok etme girişimlerini artırarak sürdürdüğü belirtildi.
Diplomatik Denge ve Fırsatçılık: Türkiye ile Çin arasındaki diplomatik, ekonomik ve siyasi ilişkilerin seyrine değinilerek, bu süreçteki risklerin ve Çin’in olumsuz hamlelerinin derinlemesine analizi gerektiği ifade edildi. Türkiye’nin mazlumlar için tarihi bir sığınak ve kale olduğu hatırlatılarak, bu kaleyi korumanın ortak sorumluluk olduğu vurgulandı.
Çin’in Karanlık Faaliyetlerine Karşı Uyanıklık: Çin Büyükelçiliği ve bağlı çevrelerin Türkiye’deki aktivistleri bölme, ses kısma ve dikkati başka yöne çekme girişimlerine karşı en büyük gücün teşkilatlı birlik ve kararlılık olduğu ifade edildi.
Önemli İsimlerden Değerlendirmeler
Açılış konuşmasının ardından derneğin önceki dönem başkanlarından Prof. Dr. Ataullah Şahyar, Doğu Türkistan Din Alimleri Birliği Başkanı Dr. Alimcan Buğda ve kanaat önderi Abdulkadir Yapçan birer konuşma yaptı. Konuşmacılar ortak akılla hareket etmenin, toplum içi birlik, beraberlik ve kardeşlik bağlarını pekiştirmenin dava yolundaki vazgeçilmez rolüne dikkat çektiler.
Dilek ve temenniler ile dua okunmasının ardından sona eren toplantının, Doğu Türkistanlıların haklı mücadelesinde yeni dönemeçler için stratejik bir istişare zemini oluşturduğu ifade edildi.











