Basın Bildirisi
Bugün TBMM kurulmuş, Bağımsız ve Egemen Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu için en önemli adım atılmış gündür. Bugün çocukların kendi ana vatanında mutlu ve hür yaşamaları için bağışlanmıştır. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı münasebeti ile Türkiye devleti, Türk milleti ve tüm çocuklara selam gönderiyoruz.
Doğu Türkistanlı çocuklar egemenliği yok edilen kendi vatanında mutsuz, mahkûm ve mazlum hayatı sürdürmektedir. Çin’in uzun zamandır sürdürmekte olduğu Doğum kontrolü politikası kapsamında uygulanan zorunlu kürtajlar neticesinde her sene yüz binlerce daha doğmamış bebekler öldürülmektedir. 2017 yılından başlayan zorla kısırlaştırma planı kapsamında belgelere göre doğurma yaşındaki 80% bayan kısırlaştırılması hedeflenmiştir. Doğmuş çocuklar bile Çin’in kanlı elinden kurtulmuş değillerdir. 2016 yılında çıkarılan yeni yasa ile okullarda Çince hariç tüm diller yasaklanmıştır. Bu minvalde anaokulundan 12.sınıfa kadar gerçekleşen Çin’in “mecburi maarif” adı altındaki eğitim sistemiyle Doğu Türkistanlı çocuklar, Türk ve İslam medeniyetinden, ana dilinden, dininden, tarihinden uzaklaştırılarak, Çin ulusal kimliğini benimsemesi için milli kimliğinden arındırılmaktadır. Öğrencilerin okullarda kendi ana dilini konuşması ve öğrenmesi suç addedilmiş ve Derslik kitaplarında Doğu Türkistan milli kimliğine tamamen zıt içeriklerle tasarlanmıştır.
2017 yılında Doğu Türkistan genelinde inşa edilen toplama kamplarında BM’nin verilerine göre en az 1 milyon, tanıklar ve Çin kaynaklı belgelere göre ise dönüşümlü olarak 8 milyon insan zorla tutuluyor ve azami 3 aydan 1 yıla kadar çeşitli işkencelere maruz kalmaktadır ve zorla çalıştırma, siyasi eğitim bahanesiyle beyin yıkamaya tabi tutulmaktadır. Bu esnada Toplama kamplarına alınan ebeveynlerin geride bıraktığı 1 milyonu aşkın Doğu Türkistanlı masum çocuk, Çin’in “melekler yuvası” diye adlandırdığı Çinlileştirme Çocuk kamplarında, tam zamanlı asimile ve yozlaştırma eğitimleriyle tıpkı bir Çinliymiş gibi yetiştirilmektedir. Ayrıca Ebeveynleri şehit edilen çocuklar ise Çinli yerleşimcilere evlat edindirilmiş vaziyettedir.
Egemenliğimizden mahrum edildiğimiz 71 senelik bu işgal esnasında insan haklarımızdan tamamen tecrit edildik. Özellikle evlatlarımıza kendi milli ve dini kimliğini öğretme ve yaşatma haklarımız bile yok edildi. Doğu Türkistan’da egemenlik hakkından mahrum kalan 35 milyon Doğu Türkistanlı katliam, toplama kampları, yargısız infaz, keyfi tutuklama, toplu ve sistematik tecavüz, köle işçilik, inanç ve düşünce özgürlüğünden mahrum bırakma, Çinlilerle zorla evlendirme gibi soykırım suçlarına maruz kalmaktadır.
Biz Uluslararası Doğu Türkistan STK’ları Birliği olarak, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolaysıyla tüm dünyayı, Uluslararası kurum ve kuruluşları, özellikle Türkiye devleti ve milletini, diğer çocuklar ile çağdaş ama bahtı kara, geleceği meçhul olan Doğu Türkistanlı çocukların haklarını korumak için harekete geçmeye çağırıyoruz.
Uluslararası Doğu Türkistan STK’ları Birliği

