Dünya Uygur Kongresi’nden BM’ye çağrı

Dünya Uygur Kongresi Başkanı Rabia Kadir, “BM’nin bağımsız gözlemciler göndererek Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlallerini araştırmasını talep ediyoruz” dedi.
 

 rabia-kadir-jpg20141126121006

CENEVRE – FATİH EREL

Dünya Uygur Kongresi Başkanı Rabia Kadir, Birleşmiş Milletler’in (BM) bağımsız gözlemciler göndererek Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlallerini araştırmasını talep ettiklerini söyledi.

BM Cenevre Ofisi’nde gerçekleştirilen BM İnsan Hakları Konseyi Azınlıklar Forumu’nun yedinci oturumuna katılan Kadir, AA muhabirine konuştu.

Doğu Türkistan’daki sorunların çözümüne ilişkin olarak BM’den beklentileri hakkında Kadir, “BM’nin bağımsız gözlemciler göndererek Doğu Türkistan’daki vahşeti, katliamı, soykırımı ve insan hakları ihlallerini araştırmasını talep ediyoruz” dedi. Kadir, “Bizim BM’den talebimiz, Doğu Türkistan’daki mazlum insanların hak ve hukukuna sahip çıkmasıdır” ifadesini kullandı.

Çin hükümetine eleştiriler getiren Kadir, “Çin, bize en büyük haksızlığı ve yanlışı, dinimizi ve kimliğimizi imha ederek bizi yok etme ve asimile etme projesini hayata geçirerek uygulamıştır ki bu bizim sonunu endişeyle beklediğimiz bir projedir” şeklinde konuştu.

Kadir, “Çin, ana dilimizi, Uygurcamızı açık ve aşikar bir şekilde engellemekte, yasaklamaktadır. ‘Sen Çinli olmalısın’ diyerek bize bunu dayatıyor. Buna itiraz eden halkımızı, on binlercesini katlediyor, hapse atıyor” dedi.

Uygur halkının kendi kaderini kendisinin belirlemesi gerektiğine işaret eden Kadir, “Çünkü bugün Hong Kong’taki durumu görüyorsunuz. Bugün, Hong Kong halkı Çin’in baskılarını, dikte ettiği planlamayı kabul etmiyor ve ‘Biz, kendi irademizle kendi yöneticimizi seçeceğiz’ diyor, ‘Çin’den göçüp gelenlerin oy kullanmasını istemiyoruz’ diyor. Biz de Doğu Türkistan için aynı taleplerde bulunuyoruz” diye konuştu. Kadir, “Biz kendi irademizle kendi liderlerimizi seçmek istiyoruz” ifadesini kullandı.

Çin’in itirazı

BM İnsan Hakları Konseyi Azınlıklar Forumu’nun yedinci oturumu sırasında Çin delegasyonunun itirazda bulunarak Dünya Uygur Kongresi temsilcisinin konuşma yapmasını engellemeye çalışması hakkında Kadir, “Bu itirazı Rusya, İran, Venezuela gibi ülkeler destekledi. Bu çok kırıcı ve anti-demokratik bir tavırdı” dedi. Kadir, “Biz bugüne kadar Çin yönetiminin bütün oturumlarda bizi engelleme girişiminde bulunduğunu çok iyi biliyoruz” şeklinde konuştu.

Çin yönetimi tarafından her yıl birkaç defa benzer girişimin olduğunu ve başarısızla sonuçlandığını dile getiren Kadir, “Ama üzüldüğümüz nokta şu: Bazı İslam ülkeleri ki başta Pakistan, İran gibi ve buna ek olarak da Venezuela ile Rusya gibi ülkeler, bizim sesimizi burada dahi kısmak istedikleri, sesimizi soluğumuzu kesmek istedikleri bir olaya şahit oluyoruz. Bizim için üzüntü verici olaylar” değerlendirmesinde bulundu.

Kadir, “65 yıldır Doğu Türkistan işgal altında. Bu coğrafyanın ismini Sincan Uygur Özerk Bölgesi olarak değiştirdi. Çin, bize Uygur otonom bölgesi olarak bir hak verdiğini iddia ediyor, fakat otonom hukukunun hiçbirini uygulamıyor” dedi. Sincan kelimesinin Çince manasının yeni açılan yer, yeni işgal edilen topraklar anlamına geldiğini belirten Kadir, “Asıl mesele burada koptu. Çin yönetimi ‘Oranın ismi Doğu Türkistan değil, Sincan’dır’ dedi. 

Kadir, “Oturumu yöneten başkan, Çin yönetiminin engelleme girişimlerini dikkate almayarak sözümüzü tamamlamamız için fırsat verdi ve biz de Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlallerini, oradaki kanunsuzluğu ve anti-demokratik uygulamaları tek tek anlatma fırsatı bulduk” dedi.

“Azınlık millet değiliz”

BM İnsan Hakları Konseyi Azınlıklar Forumu’na katılmaları hakkında ise Kadir, “Aslında bizim bu toplantıya gelişimizin bir anlamı yok. Biz azınlık millet değiliz. Biz o bölgenin gerçek halkıyız, gerçek sahibiyiz” ifadelerini kullandı.

Kadir, “Çin, bizi engelleyerek hiçbir zaman başarılı olamaz. Çin, bizi engelleyerek kazanamaz. Çünkü gerçeklerin ifşa olmasından, aydınlığa kavuşmasından korkuyor. Çünkü Çin, Doğu Türkistan’da çok büyük insan ayıpları, çok büyük zulüm işliyor. Bunların dünyaya anlatılmasını engellemeye çalışıyor” dedi.

Kadir, “Bu oturumda BM’nin ikiye bölündüğünü görüyoruz. Hak ve adaletten yana olan ülkeler ve bir de diktatörden ve zalimden yana olan ülkeleri görüyoruz. Buna şahit oluyoruz” şeklinde konuştu. Türk milletine şükranlarını sunan Kadir, “Doğu Türkistan kelimesinin yasaklanmış olmasının ne büyük bir utanç olduğunu belirtmek istiyorum” ifadesini kullandı.

BM Cenevre Ofisi’nde düzenlenen dünkü oturum sırasında, Çin delegasyonun, Dünya Uygur Kongresitemsilcisinin konuşmasını engelleme girişiminde bulunması ve oturum sırasında söz alarak temsilcinin konuşmamasına yönelik talepte bulunması sonrasında, oturumun başkanlığını yapan Prof. Patrick Thornberry, bütün katılıcıların diğerlerinin görüşlerine saygı göstermek zorunda olduğunu ifade ederek, Dünya Uygur Kongresi temsilcisinin konuşmasını yapmasına izin vermişti.

x

Check Also

İngiltere parlamentosu Çin zulmüne resmen ‘soykırım’ olarak kabul etti

İngiltere parlamentosu Çin zulmüne resmen ‘soykırım’ olarak kabul etti İngiltere parlamentosu 22 Nisan, perşembe günü oy birliğiyle Doğu Türkistan’da soykırım yapıldığını kabul etti ve açıklama yapıldı. İngiltere Milletvekillerinin oylama konuşmalarında 2022 Pekin Kış Olimpiyatlarının boykot ...

Türk Mahkemesi, Çin’in Abdulkadir Yapçan’ın iade talebini reddetti

Türk mahkemesi, Çin'in Abdukadir Yapcan'ın iade talebini reddetti Türk Adaleti Tecelli etti, Çin düzmece iftiralarla iadesini talep ettiği Doğu Türkistan davasının Yılmaz lideri ve kanaat önderi Abdulkadir YAPÇAN’in 8 Nisan 2021 tarihindeki duruşması hayırla sonuçlandı. ...

Yalanın Gölgesinde Soykırım: Doğu Türkistan konulu basın toplantısı gerçekleşti

Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlalleri ve Çin yönetiminin propaganda faaliyetlerini cevap vermek amacıyla bir basın açıklaması gerçekleşti. basın toplantısında, Çin’in 2 Nisan’da gösterime giren “The War in The Shadows” filmiyle, Doğu Türkistan üzerinde propaganda ve ...

Sistematik soykırımın başlangıcı: Barın Katliamı

Çin’in Doğu Türkistan’ın Barın kasabasında gerçekleştirdiği katliamın üzerinden 31 yıl geçti.Eyüp Sultan Meydanı’nda düzenlenen basın açıklamasıyla 31 yıl önce yaşanan Barın Katliamı ile Doğu Türkistanlıların ortadan kaldırılması hedeflendi. Basın açıklamasını okuyan Uluslararası Doğu Türkistan Sivil ...

Barın Katliamın 31.yıl dönümünde Basın açıklaması

5 Nisan 1990 tarihinde Doğu Türkistan’ın kadim şehri Kaşgar’a bağlı Aktuğ yöresinin BARIN kasabasında İşgalci Çin Rejimi tarafından gerçekleştirilen Katliamı, Barın şehitlerini ve Barın Direnişini anmak ve Doğu Türkistan’da devam eden ve gün geçtikçe artan ...

İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu Dernek Başkanımızı evinde ziyaret

İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman SOYLU ve beraberinde Cumhurbaşkanı Başdanışmanları Sayın Ahmet Selim KÖROĞLU, sayın Ayhan OĞAN, Zeytinburnu Kaymakamımız ve Zeytinburnu İlçe Emniyet Müdürümüz Dernek Başkanımız Hidayet Oğuzhan’ı İstanbul’da evine teşrif ederek şereflendirdiler. bu nezaket ziyaretinden ...

STK’lardan Doğu Türkistan çağrısı: Şaka değil soykırım!

34 ülkeden 200’den fazla STK, Doğu Türkistan’da yaşanan Çin zulmüne dikkat çekti, toplama kamplarının kapatılması için çağrı yapıldı. Doğu Türkistan’da yaşanan zulümleri tüm dünyaya duyurmak amacıyla kurulan Doğu Türkistan Platformu, başta İstanbul olmak üzere tüm ...

Şaka değil Soykırım Doğu Türkistan basın açıklaması gerçekleşti

Bugün yanı 1 Nisan Cuma günü Beyazit meydanında İHH İnsani Yardım vakfının öncülüğünde Doğu Türkistan Platformu çatısı altında başta Uluslararası Doğu Türkistan STK’lar Birliği olmak üzere 200’ü aşkın STK’ların desteği ile 1 Nisan Şaka gününe ...

Şaka Değil soykırım Doğu Türkistan Basın bildirisi

Şaka Değil soykırım Doğu Türkistan Basın bildirisi