Anasayfa » Haberler » ‘Absürd Bir Tutsaklık Hikayesi’

‘Absürd Bir Tutsaklık Hikayesi’

Suçsuz yere Guantanamo’da tutsak edilen Uygurları anlatan “Uygurlar: Absürd Bir Tutsaklık Hikayesi”, Amsterdam Uluslararası Belgesel Film Festivali’ nde büyük ödül için yarışıyor

“Adaletsizliğe duyulan öfke, etkileyici bir belgesel film yapmak için çoğu zaman yeterli olmuyor. Bunun için aynı derecede güçlü bir hikayeye de ihtiyaç var. Guantanamo’da tutulan Uygurların başına gelenleri ilk duyduğumda, aradığım hikayeyi bulduğumu anlamıştım.” Bu sözler Şili’de doğup büyüyen ancak daha sonra Pinochet rejiminden kaçarak Kanada’ya yerleşen yönetmen Patricio Henriquez’e ait. Henriquez, Amsterdam’da Al Jazeera Türk’e konuştu.

PatricioHenriquez 'Absürd Bir Tutsaklık Hikayesi'

Henriquez’nin son belgeseli, Afganistan’da yakalanıp Guantanamo’ya getirilen vetutsak kalan Uygurların hikayesini anlatıyor

Daha önce de Guantanamo’da yaşananlarla ilgili iki film yapan Henriquez’nin son belgeseli “Uyghurs: Prisoners of Absurd” (Uygurlar: Absürd Bir Tutsaklık Hikayesi), Afganistan’da yakalanıp Guantanamo’ya getirilen ve burada suçsuz yere yıllarca tutsak kalan Uygurların hikayesini anlatıyor.

Halil Mamut, Abu Bekir ve Ahmet Abdulahat, Çin’in egemenliği altındaki Doğu Türkistan’da yaşanan 1997 halk ayaklanmasından sonra ülkedeki baskı rejiminden kaçarak Afganistan’a gelirler. Afganistan, Çin ile mülteci iade anlaşması olmayan az sayıdaki ülkeden biridir. Ancak 11 Eylül sonrasında, Amerika’nın Afganistan’ı işgali ile kaderleri hiç beklemedikleri bir şekilde değişir.

 “Hepsi de 2001 yılında Afganistan’da, Amerikalılara ‘El Kaide ile bağlantılı yabancı savaşçılar’ diye satılmıştı. Daha sonra yapılan bütün araştırma ve soruşturmalar sonunda herhangi bir terörist organizasyonla bağları olmadığı ortaya çıkmış, masumiyetleri anlaşılmıştı. Ancak Amerika Birleşik Devletleri bu insanları gönderecek yer bulamadığı için yıllardır tutsak hayatı yaşıyorlardı. Tamamen saçma bir boşlukta tutsak kalmışlardı ve ben de onların yaşadıklarını anlatmak istedim” diyor yönetmen Henriquez belgeseli yapma kararını nasıl aldığını anlatırken.

Bu kararın alınmasıyla da Henriquez için zorlu bir süreç başlamış çünkü başlangıçta röportaj tekliflerine olumlu yanıt alamamış: “Bize güvenmediler çünkü hiç tanımıyorlardı. Bence haklıydılar elbette, ama benim için oldukça sıkıntılı bir dönemdi onların güvenini kazanmak.” Avukatlar ve Guantanamo’daki hukuki süreci takip eden insan hakları örgütleri ile bağlantıya geçerek onlardan yardım istemiş yönetmen ve onların sayesinde, en doğru isme, Ruşan Abbas’a ulaşmış.

Filmdeki anahtar karakterlerden biri olan Ruşan Abbas, Uygur kökenli Amerikan vatandaşı bir işkadını. Ordu tarafından Guanatanamo’da tercümanlık yapması için işe alınmış ancak orada yaşanan haksızlıkları gördükten sonra taraf değiştirerek Uygur tutsakların özgür kalması için insan hakları örgütleri ile çalışmaya başlamış.

“Ruşan olmasaydı, bu film olmazdı” diyor Henriquez: “Benim şansım Ruşan’ın da bu projeye inanması oldu. Bu fimin sadece Guantanamo’dakilerin değil, kendi ülkelerinde Çin’in baskısı altında eziyet gören Uyguların da sesini duyurması için bir fırsat olacağını düşündü ve haklıydı.”

Filmde, Uygurların Guantanamo’da nasıl masum yere terörist muamelesi gördüklerinin yanı sıra serbest bırakılma süreçlerinde uluslararası diplomaside yaşanan Çin baskısı da anlatılıyor.  ABD, Uygurları kendi sınırları içinde istemediği için onları gönderecek ülke arayışı başlar. Ancak hiç bir ülke, Çin’le problem yaşamak istemediği için bu insanları da kabul etmek istemez. “Çünkü bu ülkeler Uygurlar kendi sınırları içine girdiği andan itibaren Çin’in büyük bir baskı uygulayarak onları geri almaya çalışacaklarını biliyorlardı” diye anlatıyor bu durumu Patricio Henriquez. Sonunda Arnavutluk ve Bermuda, Uygurları kabul eder ve yıllar sonra özgürlüklerine kavuşan bu insanlar hiç bilmedikleri bu ülkelerde yeni yaşamlarına başlar.

Uzun süren hukuk mücadelesi bu üç Uygur için mutlu sona erse de bugün Guantanamo’da bekleyen hala 148 tutuklu olduğunu hatırlatıyor Patricio Henriquez: “Bu insanların çoğunun masumiyeti kanıtlanmış ama hala hikayelerinin sonu yok. Amerikan siyasetinin malzemesi haline gelmiş durumdalar. Politik başarı kazanmak isteyen siyasetçiler, oy oranlarını arttırmak için onları kullanıyor ve ‘Guantanamo’daki teröristler’ olarak tanımlamaya devam ediyorlar ”.

Kaynak: Al Jazeera

x

Check Also

DOĞU TÜRKİSTAN’DA 2000 ÇİNLİ EĞİTMEN İŞE ALINACAK

Milyonlarca Uygur Türkünün ceza kamplarında tutulduğu ve muazzam zihinsel ve fiziksel işkenceye maruz kaldıkları dünyada çapında büyük tartışmalara konu olurken, Doğu Türkistan’ın Aksu valiliği tarafından “2020 İstihdam Planı açıklandı. Çin ...

Birleşik Krallık’taki 44 milletvekili, Uygur Türklerine otomatik mülteci statüsü verilmesi çağrısında bulundu

Milletvekilleri, İçişleri Bakanlığı’na gönderdiği mektupta Çin’in Uygur Türklerine karşı soykırım uyguladığına yönelik kanıtların olduğuna dikkat çekti. Birleşik Krallık’taki 44 milletvekili, İçişleri Bakanı Priti Patel’e Çin’in Uygur Türklerine “soykırım” uyguladığı yönünde ...

Doğu Türkistan depremle sarsıldı

Çin işgali altındaki Doğu Türkistan Bölgesi’nde 4,8 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Çin Deprem Ağları Merkezi, merkez üssü, Turfan kentine bağlı Toksun ilçesi olan depremin, yerin 20 kilometre derinliğinde kaydedildiğini açıkladı. Bölgedeki Urumçi, Korla ...

Doğu Türkistan Heyeti İçişleri bakanı ziyaret etti

7 Ağustos 2020 perşenbe günü, aralarında Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği başkanı Hidayet OĞUZHAN’in da bulunduğu uluslararası Doğu Türkistan teşkilatlar birliği üyelerinden teşkil edilen bir heyet Ankara’da İç işleri ...

Göç idaresi genel müdürlüğü ziyaret edildi

7 Ağustos 2020 perşenbe günü, aralarında Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği başkanı Hidayet OĞUZHAN’in da bulunduğu uluslararası Doğu Türkistan teşkilatlar birliği üyelerinden teşkil edilen bir heyet Ankaradaki Göç idaresi ...

Doğu Türkistan Urumçi Katliamı ile ilgili gerçekleşecek basın açıklaması ve resim sergisine davet

Doğu Türkistan Urumçi Katliamı ile ilgili gerçekleşecek basın açıklaması ve resim sergisine davetUrumçi Katliamını gerçekleştiren komünist Çin yönetimi, 2017 Nisan ayından buyan 5 milyon Müslüman Türkü esir kampında işkence altında ...

5 Temmuz 2009 Urumçi Katliamını Unutmadık

5 Temmuz Urumçi Katliamını tetikleyen Şauguan katliamı, 26 Haziran 2009 dönemin T.C. Cumhurbaşkanı Ürümçi’de ziyarette iken Çin’in Şauguan şehrinde 800 Uygur kız erkek işçilerin çalıştıkları fabrikanın işçi evleri, 4000 binden ...

İnsan değilsiniz: Çin,Uygur Türkleri kadınlara zorla kürtaj yaptırıp kısırlaştırıyor

Çin, Doğu Türkistan’daki nüfusu azaltmak için akıl almaz yöntemlere başvuruyor. Yüzbinlerce kadının rahimlerine spiral takmaya, kürtaja ve kısırlaştırmaya zorlandığı belirtiliyor. Çok çocuk yapanlara para cezası kesiliyor ve kamplara gönderilmekle tehdit ...

Doğu Türkistan zulmü BM’de

Türkiye’nin farklı şehirlerindeki barolara kayıtlı 100 avukat, Doğu Türkistan’da yaşanan baskı ve zulümleri BM İnsan Hakları Konseyi’ne taşımak için dilekçe verdi. Uluslararası kuruluşların ve bağımsız gözlemcilerin raporlarına da yer verilen ...