Çin, Kürtlerin Bağımsızlığına Nasıl Bakıyor?

Dr-erkin-ekrem

Çin tarafı daima Uygur sorununu Türkiye’deki Kürt sorunu ile özdeşleştirerek (Türkiye-Çin İlişkilerinin 40 Yılı, 1971-2011, s. 51) Uygur sorunu üzerinde Ankara’nın desteğini aramıştır.

Dr.Erkin Ekrem

25 Ağustos 2014 tarihinde Şırnak’ın Silopi ilçesine bağlı Görümlü beldesi yakınlarında bulunan bir termik santrale PKK’lı grup tarafından roketatar ve uzun namlulu silahlarla saldırı düzenlenmiş, saldırıda bir güvenlik görevlisi yaralanırken, Çin’in Makina Mühendisliği Şirketi’ne (CMEC) ait yaklaşık 400 Çinli işçinin çalıştığı termik santralden 3 Çinli işçi, PKK’lılar tarafından kaçırılmıştı.

TSK tarafından 24 Ağustos gecesi saat 21.00 sularında Çinli işçilerin kaçırılması olayıyla ilgili yapılan açıklamada, “Bölücü Terör Örgütü mensubu teröristler tarafından, Şırnak / Silopi Görümlü Beldesinde bulunan özel bir Termik Santrale roketatar ve uzun namlulu silahlarla yapılan silahlı saldırı olayı esnasında, anılan santralde çalışan Çin uyruklu üç şahıs kaçırılmıştır” denilmiştir. Çin basınında da Türkiye kaynaklı söz konusu haber Çin okurlarına ulaştırılmıştır. Çin’in Ankara Büyükelçiliği de olayla ilgili endişelerini Türk makamlarına bildirmiştir. Ancak PKK’lıların neden Çinli işçileri kaçırdığı henüz anlaşılamamıştır.

Diğer yandan, Irak-Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) Musul’u ilhak ederek Bağdat’a doğru hareket etmesi ve Kuzey Irak’ta Kürt Yönetim kuvvetleri ile çarpışması ve ABD başta olmak üzere Batılı ülkelerin desteği ile IŞİD’a hava saldırısı düzenlemesi ile Irak sorunu tekrar büyük güçlerin ilgi alanına girmiştir. Çin de ABD’nin IŞİD’a düzenlediği askerî operasyonu desteklemektedir. Çin Dışişleri Bakanlığı’nın 8 Ağustos’ta yaptığı açıklamaya göre, Irak’ın egemenliğinin sağlanması ve Irak’ın güvenliğine ve istikrarına hizmet edilmesi halinde bu operasyon hakkında Çin tarafının tutumu olumlu olacaktır.

Çin, daha önce Libya ve Suriye sorunu üzerindeki olumsuz tutumundan farklı olarak, şimdiye kadar ABD’nin IŞİD’a karşı düzenlediği hava saldırısına karşı çıkmamıştır. Bunun nedeni ise Çin’in Irak’taki, özellikle Kürt bölgesindeki, ticaret ve enerji çıkarlarının zarar görme ihtimali ve Doğu Türkistan’ı da devletinin sınırı içeresine dâhil eden IŞİD’in Çin’in batı bölgelerinin güvenliğini tehdit edebileceği kaygısıdır.

IŞİD ile Kürt kuvvetleri arasında yaşanan silahlı çatışma ile birlikte Kürt kuvvetlerinin bölgedeki etkisi de artmıştır. Batılı ülkelerin Kürt kuvvetlerine silah ve bazı alanlardaki destekleri Kürt kuvvetlerinin gücünü ve kapasitesini pekiştirmesine neden olmaktadır. Irak Kürdistan Bölgesi Başkanı Mesud Barzani de birkaç ay içinde bağımsızlık için referanduma gidileceğini bildirmiştir. Bütün bu gelişmeler bazı medya organlarının “Kürtlerin bağımsız devlet kurma kapısı aralandı” şeklinde tespit yapmalarına neden olmuştur. Ancak Iraklı Kürtlerin gerçek anlamda bağımsız devlet olma hayalinin şu an için mümkün görünmediğine dair bir takım tespitler yapılmaktadır.

Washington Yönetimi Kürtlerin bu talebine karşıdır ve bunun sebeplerini de açıkça belirtmektedir. Almanya da bağımsız Kürt devletine karşı olduğunu ve bağımsız bir Kürt devletinin bölgeyi daha da istikrarsızlaştıracağını düşünmektedir. Türkiye olumsuz tavrını göstermekte ve bazı endişelerden dolayı bu duruma sıcak bakmadığını belirtmektedir.

Peki, Çin, bağımsız bir Kürt devletine nasıl bakacaktır? IŞİD’in büyük çapta Irak Kürt bölgesine saldırmasının uluslararası toplumun desteğini ve sempatisini kazanmasına yol açtığını belirten Çin Sosyal Bilimler Akademisi Batı Asya-Afrika Araştırmaları Enstitüsü uzmanı Tang Zhichao, 3 Çinli mühendisin Türkiye’nin Kürt bölgesinden kaçırıldığı haberinin duyulmasının Çinlilerin şüphelenmesine neden olduğunu dile getirdi.

“PKK neden Çinlileri hedef aldı?” sorusunun son zamanlarda zihinleri meşgul ettiğini de söyleyen Zhichao, ‘bu sorunun cevabı ne olursa olsun, Kürt sorunu Çin’in Ortadoğu bölgesinde kaçınılmaz bir şekilde yüzleşmesi gereken yeni bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır’ dedi. 

Araştırmacılara göre, bağımsız bir Kürt devleti bölgede nispeten istikrarlı ve Batı yanlısı bir müttefik yaratabilir. Büyük güçlerin ilgisini çeken diğer bir neden ise Kürtlerin bölgesinde 100 milyar varile varan petrol rezervidir. Bu durum Çin’in Kürt bölgelerinde nihai söz hakkı olup olmadığı bir meseleyi ortaya çıkarmaktadır. Çin’in diğer bir problemi ise Pekin’in herhangi bir ayrılıkçı faaliyete karşı tutumudur.

Nitekim Çin’de Doğu Türkistan, Tibet ve İç Moğolistan gibi ayrılıkçı hareketler bulunmaktadır. Ancak Çin Kürt bölgesindeki ticaret ve özellikle enerji işbirliği çıkarlarını göz ardı edemediği ve bölgenin Balkanlaşmasından sorumlu olmadığı için bağımsız bir Kürt devletini kapalı olarak destekleyebilir.

Tang Zhichao’ya göre, mevcut Irak’ın kaotik gerçekleri ve bölgenin siyasî düzenin çalkantılı olmasından dolayı Kürtlerin bağımsız bir devlet kurması artık bir düş olarak kalmayabilir. Bu durum Çin’e yeni diplomasi sorunu yaratmaktadır:

1. Irak Kürtlerinin bağımsız bir devlet kurması, Çin’in başka ülkelerin içişlerine karışmama ilkesinden taviz vermesine sebep olur mu? Bu durum bazı ülkelerle olan ilişkilerine zarar verebilir mi?

2. Çin, Irak Kürt bölgesindeki çıkarlarının gidererek artması ile birlikte, Irak merkezi hükümeti ile ilişkilerinde nasıl bir denge oluşturacaktır?

3. BM Güvenlik Konseyi daimi üyesi ve dünyanın başlıca gelişmekte olan ülkesi olan Çin’in sadece uluslararası insanî ve azınlık haklarının korunmasından sorumlu olmakla kalmayıp, aynı zamanda Ortadoğu’da yaşanan önemli güvenlik sorunlarına karşı da duyarlı davranması gerekiyor. Bu açıdan bakıldığında Çin’in tutumu ne olmalıdır?

4. Bazı Ortadoğu ülkeleri Çin’in Kuzey Batı sınır bölgeleri hakkında sorumsuz açıklamaları yapmaktadır. Birçok Çinli internet kullanıcısı da bu açıklamalara Çin Hükümeti’nin Kürt meselesi ile karşılık vermesini istemektedir. Bu gelişmeler Çin’in diplomasi ilkeleri ve kamuoyu üzerinde ne şekilde bir baskı oluşturacaktır?

Umumiyetle Kürt sorunu çok çetrefilli olmasına rağmen; Çin, ulusal çıkarlarını ve güvenliğini ilgilendirdiği, bölgesel güvenlik ve istikrar açısında önemli olduğu ve uluslararası hukuk normları ve ahlaki ilkeler ile ilgili olduğu için söz konusu sorundan kaçamamaktadır.

Aslında Pekin’in “içişlerine karışmama” ilkesi kendi bölgesel ve küresel çıkarları karşısında anlamını yitirmiştir. Yine bu çıkarları nedeni ile Kürt bölgesi ile Irak merkezî Hükümeti arasındaki hassas dengelere de gereken önemi vermeyebilir. Geçmişte, Sudan’da yaşanan kaotik duruma ses çıkarmadığı ve neticede Sudan’ın ikiye bölünmesi konusunda pasif kaldığı görülmüştür.

BM Güvelik Konseyi Daimi Üyesi olan Çin, Libya ve Suriye sorunlarında da Rusya’yı desteklemiş, veto hakkını kullanmamış ve uluslararası sorumluluğundan kaçınmıştır. Çinli uzman Tang Zhichao’nun ortaya koyduğu 4. madde aslında Türkiye’den söz etmektedir, Çin tarafı daima Uygur sorununu Türkiye’deki Kürt sorunu ile özdeşleştirerek (Türkiye-Çin İlişkilerinin 40 Yılı, 1971-2011, s. 51) Uygur sorunu üzerinde Ankara’nın desteğini aramıştır.

Dolayısıyla uzman Tang Zhichao’nın ortaya koyduğu Çin’in yüz yüze kalacağı kaygı verici 4 madde aslında pek büyük bir sorun teşkil etmemektedir. Yani konjonktürel ortamın müsait olduğu ve özellikle de kendi ulusal çıkarlarına uyduğunu düşündüğü bir fırsatta, Pekin, Kuzey Irak’ta bir Kürt devletinin kurulmasına pek karşı çıkmayacaktır.

kaynak:http://www.kanalahaber.com/yazar/doc-dr-erkin-ekrem/cin-kurtlerin-bagimsizligina-nasil-bakiyor-26875/

x

Check Also

İngiltere parlamentosu Çin zulmüne resmen ‘soykırım’ olarak kabul etti

İngiltere parlamentosu Çin zulmüne resmen ‘soykırım’ olarak kabul etti İngiltere parlamentosu 22 Nisan, perşembe günü oy birliğiyle Doğu Türkistan’da soykırım yapıldığını kabul etti ve açıklama yapıldı. İngiltere Milletvekillerinin oylama konuşmalarında 2022 Pekin Kış Olimpiyatlarının boykot ...

Türk Mahkemesi, Çin’in Abdulkadir Yapçan’ın iade talebini reddetti

Türk mahkemesi, Çin'in Abdukadir Yapcan'ın iade talebini reddetti Türk Adaleti Tecelli etti, Çin düzmece iftiralarla iadesini talep ettiği Doğu Türkistan davasının Yılmaz lideri ve kanaat önderi Abdulkadir YAPÇAN’in 8 Nisan 2021 tarihindeki duruşması hayırla sonuçlandı. ...

Yalanın Gölgesinde Soykırım: Doğu Türkistan konulu basın toplantısı gerçekleşti

Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlalleri ve Çin yönetiminin propaganda faaliyetlerini cevap vermek amacıyla bir basın açıklaması gerçekleşti. basın toplantısında, Çin’in 2 Nisan’da gösterime giren “The War in The Shadows” filmiyle, Doğu Türkistan üzerinde propaganda ve ...

Sistematik soykırımın başlangıcı: Barın Katliamı

Çin’in Doğu Türkistan’ın Barın kasabasında gerçekleştirdiği katliamın üzerinden 31 yıl geçti.Eyüp Sultan Meydanı’nda düzenlenen basın açıklamasıyla 31 yıl önce yaşanan Barın Katliamı ile Doğu Türkistanlıların ortadan kaldırılması hedeflendi. Basın açıklamasını okuyan Uluslararası Doğu Türkistan Sivil ...

Barın Katliamın 31.yıl dönümünde Basın açıklaması

5 Nisan 1990 tarihinde Doğu Türkistan’ın kadim şehri Kaşgar’a bağlı Aktuğ yöresinin BARIN kasabasında İşgalci Çin Rejimi tarafından gerçekleştirilen Katliamı, Barın şehitlerini ve Barın Direnişini anmak ve Doğu Türkistan’da devam eden ve gün geçtikçe artan ...

İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu Dernek Başkanımızı evinde ziyaret

İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman SOYLU ve beraberinde Cumhurbaşkanı Başdanışmanları Sayın Ahmet Selim KÖROĞLU, sayın Ayhan OĞAN, Zeytinburnu Kaymakamımız ve Zeytinburnu İlçe Emniyet Müdürümüz Dernek Başkanımız Hidayet Oğuzhan’ı İstanbul’da evine teşrif ederek şereflendirdiler. bu nezaket ziyaretinden ...

STK’lardan Doğu Türkistan çağrısı: Şaka değil soykırım!

34 ülkeden 200’den fazla STK, Doğu Türkistan’da yaşanan Çin zulmüne dikkat çekti, toplama kamplarının kapatılması için çağrı yapıldı. Doğu Türkistan’da yaşanan zulümleri tüm dünyaya duyurmak amacıyla kurulan Doğu Türkistan Platformu, başta İstanbul olmak üzere tüm ...

Şaka değil Soykırım Doğu Türkistan basın açıklaması gerçekleşti

Bugün yanı 1 Nisan Cuma günü Beyazit meydanında İHH İnsani Yardım vakfının öncülüğünde Doğu Türkistan Platformu çatısı altında başta Uluslararası Doğu Türkistan STK’lar Birliği olmak üzere 200’ü aşkın STK’ların desteği ile 1 Nisan Şaka gününe ...

Şaka Değil soykırım Doğu Türkistan Basın bildirisi

Şaka Değil soykırım Doğu Türkistan Basın bildirisi