İlham Tohti Olayı ve Çin’in Doğu Türkistan’daki Son Katliamı

avsar-dogu-turkistanin-anneleri-8-mart-diye-bir-kavram-bilmiyor-IHA-20140308AW028782-1-t

Doğu Türkistan’da kanlı olaylar bir türlü sona ermiyor. Çin, bahaneler meydana getirerek kışkırtmalarda bulunuyor ve ardından acımasızca katliamlar yapmaya devam ediyor. 

Dr.Abdulhamit Avşar

Doğu Türkistan’da kanlı olaylar bir türlü sona ermiyor. Çin, bahaneler meydana getirerek kışkırtmalarda bulunuyor ve ardından acımasızca katliamlar yapmaya devam ediyor. Daha Ramazan Bayramı’nda Yarkent’te meydana gelen olaylarda yüzlerce insan katledilmiş, iki köy tamamen haritadan silinmişti.

doğu-türkistan

Sarı alan Bayangolin bölgesi, pembe bölge ise olayların yaşandığı Bügür ilçesidir

21 Eylül’de de bu kez başkent Urumçi’nin güneyinde yer alan Bayangolin bölgesinin Bügür ilçesinden katliam haberleri geldi. Tarafımızdan sosyal medya aracılığıyla hemen ertesi günü duyurulan bu olayda ilk gelen haberler, 2 kişinin öldüğü ancak çok sayıda yaralının olduğuydu. Çin medyası buna bir patlamanın neden olduğunu ileri sürüyordu.

Ancak bugün Çin’in foyası meydana çıktı. Önce Batı basınında ölü sayısının ilk açıklanandan daha fazla olduğu haberleri yer aldı ardından Çin resmi ajansı Xinhua, 40 “isyancı”nın öldürüldüğünü, 100 civarında yaralı olduğun, bu sırada 6 sivil ve dört güvenlik görevlisinin hayatını kaybettiğini, düzeltme şerhli bir haberle duyurmak zorunda kaldı. Temenni etmek istemiyoruz ama tecrübeyle sabittir ki, öldürülenlerin sayısı her zaman Çin’in duyurduğunda çok daha fazla olmuştur. Tabii bu olayın ardından haksız yere tutuklananlar, sürek avına maruz kalacak Uygurların sayısını tahmin bile edemiyoruz.

Çin, bu yolla insanlığın gözü önünde tam bir soykırım politikası uyguluyor ve dünya buna sessiz kalıyor. Oysa Uygurlar, terörist bir devletle karşı karşıya ve çaresizce ölümün ne zaman kendilerine geleceği endişesi içindedirler. Bu durum, bugün çevremizde yaşanan olaylardan daha az vahim değildir, aksine çok daha elim ve dehşet vericidir.

Çin, bütün bunları yaparken, uydurma “terör”, “şiddet” gibi bahanelerin ardına sığınıyor. Neymiş efendim, bıçaklı birkaç kişi güvenlik güçlerine saldırmış, sopalı insanlar karakol basmış gibi akla ziyan gerekçeler sıralıyor tankla, tüfekle, insansız hava araçlarıyla, ağır silahlarla katlettiği Uygurlara karşı.

Peki, eline hiç sopa almamış, hayatında yanında bıçak bile taşımamış, İlham Tohti’ye verilen müebbet ceza neyin nesi?

İlham Tohti’nin adı ilk kez, onun yurtdışına çıkışına engel olunması üzerine duyulmuştu. Ekonomi profesörü olan ve Pekin’de görev yapan Tohti, yalnızca derslerinde Uygurlara karşı uygulanan çifte standarda, Çinli memurların Doğu Türkistan’daki keyfi ve zalimce politikalara dikkat çekiyor ve bunların ortadan kaldırılması için Çin devletini göreve çağırıyordu. Onun ne sözlerinde ne de internet sitesindeki yazılarında bağımsızlık, Çin’den ayrılma gibi herhangi bir ifade yer almıyordu yalnızca Çin anayasasında Uygur Özerk Bölgesi için tanınan hakların verilmesi ve Çinliler lehine yürütülen ayrımcılığın ortadan kalkması isteniyordu.

Ancak Çin, bir bilim adamının, dünyanın özgür bir ülkesinde sıradan sayılabilecek bu isteklerini “bölücülük” olarak nitelendirdi ve İlham Tohti’yi ömür boyu hapse mahkum etti.

Böylesine masum bir talebin -hem de aydın ve tanınmış bi kişi tarafından dile getirilen- bu kadar ağır bir ceza gördüğü sistemde, sıradan insanlar ne yapsın? Bu kadar köşeye sıkıştırılan insanlar nasıl davranabilir? Bir insanı ağır silahlarla ve acımasızca katledileceğini bile bile sopayla kendisini savunmaya iten ruh hali başka nasıl oluşur?

Dünya bunu bir an önce görmeli, Çin’in, tarihin en eski ve medeniyet kuran halklarından olan milyonlarca Uygur Türkünü adım adım tarihten yok etmesine karşı sesini yükseltmelidir. “Şiddet”, “terör”, “bölücülük” gibi iddialarına karşı da İlham Tohti olayı örnek gösterilmelidir. Çünkü bu olay, Çin’in niyetinin ne olduğunu tüm çıplaklığıyla ortaya koymaktadır.

Çünkü Çin, gözünü ve kulağını tüm feryatlara kapamış, dünyanın bugün içinde bulunduğu konjonktürden yararlanarak harıl harıl Doğu Türkistan’ı Türk’ten tamamen arındırmaya, Çin yurdu haline getirmeye çalışmaktadır. Bunun için de, her fırsatta gerginlik çıkartmakta ve bunu bahane ederek, Uygurları, genç-ihtiyar, kadın-çocuk demeden katletmektedir.

 

Uyanın ey vicdanlı insanlar! Yarın çok geç olabilir!..

x

Check Also

İngiltere parlamentosu Çin zulmüne resmen ‘soykırım’ olarak kabul etti

İngiltere parlamentosu Çin zulmüne resmen ‘soykırım’ olarak kabul etti İngiltere parlamentosu 22 Nisan, perşembe günü oy birliğiyle Doğu Türkistan’da soykırım yapıldığını kabul etti ve açıklama yapıldı. İngiltere Milletvekillerinin oylama konuşmalarında 2022 Pekin Kış Olimpiyatlarının boykot ...

Türk Mahkemesi, Çin’in Abdulkadir Yapçan’ın iade talebini reddetti

Türk mahkemesi, Çin'in Abdukadir Yapcan'ın iade talebini reddetti Türk Adaleti Tecelli etti, Çin düzmece iftiralarla iadesini talep ettiği Doğu Türkistan davasının Yılmaz lideri ve kanaat önderi Abdulkadir YAPÇAN’in 8 Nisan 2021 tarihindeki duruşması hayırla sonuçlandı. ...

Yalanın Gölgesinde Soykırım: Doğu Türkistan konulu basın toplantısı gerçekleşti

Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlalleri ve Çin yönetiminin propaganda faaliyetlerini cevap vermek amacıyla bir basın açıklaması gerçekleşti. basın toplantısında, Çin’in 2 Nisan’da gösterime giren “The War in The Shadows” filmiyle, Doğu Türkistan üzerinde propaganda ve ...

Sistematik soykırımın başlangıcı: Barın Katliamı

Çin’in Doğu Türkistan’ın Barın kasabasında gerçekleştirdiği katliamın üzerinden 31 yıl geçti.Eyüp Sultan Meydanı’nda düzenlenen basın açıklamasıyla 31 yıl önce yaşanan Barın Katliamı ile Doğu Türkistanlıların ortadan kaldırılması hedeflendi. Basın açıklamasını okuyan Uluslararası Doğu Türkistan Sivil ...

Barın Katliamın 31.yıl dönümünde Basın açıklaması

5 Nisan 1990 tarihinde Doğu Türkistan’ın kadim şehri Kaşgar’a bağlı Aktuğ yöresinin BARIN kasabasında İşgalci Çin Rejimi tarafından gerçekleştirilen Katliamı, Barın şehitlerini ve Barın Direnişini anmak ve Doğu Türkistan’da devam eden ve gün geçtikçe artan ...

İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu Dernek Başkanımızı evinde ziyaret

İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman SOYLU ve beraberinde Cumhurbaşkanı Başdanışmanları Sayın Ahmet Selim KÖROĞLU, sayın Ayhan OĞAN, Zeytinburnu Kaymakamımız ve Zeytinburnu İlçe Emniyet Müdürümüz Dernek Başkanımız Hidayet Oğuzhan’ı İstanbul’da evine teşrif ederek şereflendirdiler. bu nezaket ziyaretinden ...

STK’lardan Doğu Türkistan çağrısı: Şaka değil soykırım!

34 ülkeden 200’den fazla STK, Doğu Türkistan’da yaşanan Çin zulmüne dikkat çekti, toplama kamplarının kapatılması için çağrı yapıldı. Doğu Türkistan’da yaşanan zulümleri tüm dünyaya duyurmak amacıyla kurulan Doğu Türkistan Platformu, başta İstanbul olmak üzere tüm ...

Şaka değil Soykırım Doğu Türkistan basın açıklaması gerçekleşti

Bugün yanı 1 Nisan Cuma günü Beyazit meydanında İHH İnsani Yardım vakfının öncülüğünde Doğu Türkistan Platformu çatısı altında başta Uluslararası Doğu Türkistan STK’lar Birliği olmak üzere 200’ü aşkın STK’ların desteği ile 1 Nisan Şaka gününe ...

Şaka Değil soykırım Doğu Türkistan Basın bildirisi

Şaka Değil soykırım Doğu Türkistan Basın bildirisi