Anasayfa » Makaleler » Zulüm Çin’de de olsa durdurun

Zulüm Çin’de de olsa durdurun

dogu-turkistan1 Zulüm Çin’de de olsa durdurun

ULUSLARARASI AF ÖRGÜTÜ DİREKTÖRÜ MR. T. KUMAR, MÜSLÜMAN
ÜLKELERİN DOĞU TÜRKİSTAN’DA OLANLARA SESSİZ KALMASINI ELEŞTİRDİ. 

YOK OLMAK ÜZERE
George Washington Üniversitesi’nce organize edilen “Birinci Uluslararası Uygur Kültür ve Toplumu Konferansı” ABD’nin başşehri Washington’da yapıldı. Dünya Uygur Kongresi Başkanı Rabia Kadir, “Ne yazık ki Uygur kültürü şu anda Çin’deki komünist partinin politikaları yüzünden yok olmak üzere” diye konuştu.

HAKLARINI SAVUNANLARA İŞKENCE
Doğu Türkistan’daki Müslümanların seslerini duyurmak için yaptıkları protestolarda bugüne kadar yüzlerce insanın öldürüldüğünü hatırlatan Düşünce kuruluşu Freedom House Başkanı David Kramer de, Çin’in, haklarını savunan bu insanları terörist olarak adlandırdığını söyledi.

UYGUR KÜLTÜRÜ YOK EDİLİYOR
Birinci Uluslararası Uygur Kültür ve Toplumu Konferansı, ABD’nin başşehri Washington’da başladı. George Washington Üniversitesi Orta Asya Programı tarafından organize edilen ve ilk olma özelliği taşıyan konferansa, aralarında Dünya Uygur Kongresi Başkanı Rabia Kadir, Freedom House Başkanı David Kramer, Uluslararası Af Örgütü’nün Savunma Direktörü T. Kumar’ın yanı sıra dünyanın farklı ülkelerinden gelen 40’a yakın akademisyen katıldı. Konferansın açılışında konuşan Dünya Uygur Komitesi Başkanı Rabia Kadir, bir Uygur olarak halkına yönelik ilk kez böyle bir konferansın düzenlemesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Uygur kültürünün dünya medeniyetlerine katkı sunan çok zengin bir kültür olduğuna dikkati çeken Kadir,  “Ne yazık ki bu zengin kültür şu anda Çin’deki komünist partinin politikaları yüzünden yok olmak üzere. Bir örnek vermem gerekirse Uygur akademisyen İlham Tohti’ye sadece Uygurlulara yapılan zulme yönelik endişelerini dile getirmesinden, sesini yükseltmesinden dolayı birkaç gün önce ömür boyu hapis cezası verildi. İlham Tohti, sadece bir örnek. Çin’de onun gibi aynı pozisyonda olan binlerce kişi bulunuyor. Biz, bunları Çin hükümetinin Uygurlara yönelik doğrudan saldırısı olarak görüyoruz. Bu konferansa katılan akademisyenlerin Uygur kültür ve tarihine yönelik çalışmalarını sürdürmelerini rica ediyorum ki böylece Uygurların kısılan seslerinin duyurulmasına yardımcı olurlar” diye konuştu.

Çin zulmüne ‘dur’ denmeli

Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde 21 Eylül Pazar günü meydana gelen patlamalarda ölü sayısının 50 olduğu bildirildi. Çin’in resmî haber ajansı Şinhua’nın yerel kaynaklara dayandırarak verdiği haberde, Luntay kasabasında meydana gelen patlama ve olaylarda, saldırgan olduğu öne sürülen 40 kişinin yanı sıra 6 sivil ve 4 güvenlik görevlisinin öldüğü belirtildi. Patlamalarda ayrıca 54 kişinin de yaralandığı açıklandı. Geçen Pazar akşam saatlerinde meydana gelen patlamaların detaylarını dört gün sonra geç saatlerde duyuran resmî basın, ilk haberinde “iki kişinin öldüğünü ve çok sayıda yaralının olduğunu” yazmıştı. Çin resmî basını geçen Pazar olayın ardından yaptığı haberlerde, bölgede sosyal hayatın normale döndüğünü açıklamış, ancak patlamaların detaylarına ilişkin detaylı bilgi vermemişti. Bölgede son olarak Temmuz ayında Kaşgar eyaletinin Şaçı kasabasında polis karakoluna yapılan saldırı sonucu 37 kişi ölmüş, emniyet güçlerinin saldırgan olduğu öne sürülen 59 kişiyi ateş açarak vurduğu açıklanmıştı. Sincan Uygur Özerk Bölgesi başta olmak üzere ülkenin bazı yerlerinde yaşanan olaylar, Pekin yönetimi tarafından doğrudan “radikal gruplarla” ilişkilendiriliyor, ancak olaylarla ilgili ayrıntılı bilgi verilmiyor. Ayrıca bölgede uluslar arası gözlemci kuruluş ve yabancı gazeteciler “güvenlik gerekçeleri” öne sürülerek bağımsız çalışmalarda bulunamıyor. Çin, son dönemde ülke genelinde “terörle mücadele” adı altında tedbirlerini arttırıyor. “Bölücü” olduğu iddia edilen kişilerle ilgili detaylar genelde kamuoyu ile paylaşılmıyor.

MÜSLÜMAN ÜLKELER NEDEN SESSİZ?
Düşünce kuruluşu Freedom House (Özgürlük Evi) Başkanı David Kramer de Çin’deki hükümetin ülkedeki etkin unsurlara yönelik ayrımcılığını izlemeyi sürdürdüklerini belirterek, ayrımcılığa maruz kalan en büyük topluluğun başında da Uygurların geldiğini vurguladı. Doğu Türkistan’daki Müslümanların seslerini duyurmak için yaptıkları protestolarda bugüne kadar yüzlerce insanın öldürüldüğünü hatırlatan Kramer, Çin’in, haklarını savunan bu insanları terörist olarak adlandırdığını söyledi. Kramer, kanlı olayların yaşandığı bölgelere girişin hükümet yetkilileri tarafından engellendiğine, internetin ülkede sadece hükümetin propaganda aracı olarak kullanılabildiğine dikkati çekti. Uluslararası Af Örgütü Savunma Direktörü T. Kumar da Doğu Türkistan’da yaşayan Uygurların şartlarının her geçen gün kötüleştiğine işaret etti. Kumar, “Uygur halkının haklarını korumak için ciddî adımlar atılması gerekiyor. Eğer bu halkın son yıllardaki durumunu analiz ederseniz, onların içinde bulunduğu hayat şartları iyileşme göstermiyor, her geçen gün daha da kötüleşiyor” diye konuştu. Kumar, Müslüman ülkelerin bu olup bitenlere sessiz kalmalarını da eleştirdi.  

http://www.yeniasya.com.tr/haber_detay2.asp?id=82793

x

Check Also

DOĞU TÜRKİSTAN’DA 2000 ÇİNLİ EĞİTMEN İŞE ALINACAK

Milyonlarca Uygur Türkünün ceza kamplarında tutulduğu ve muazzam zihinsel ve fiziksel işkenceye maruz kaldıkları dünyada çapında büyük tartışmalara konu olurken, Doğu Türkistan’ın Aksu valiliği tarafından “2020 İstihdam Planı açıklandı. Çin ...

Birleşik Krallık’taki 44 milletvekili, Uygur Türklerine otomatik mülteci statüsü verilmesi çağrısında bulundu

Milletvekilleri, İçişleri Bakanlığı’na gönderdiği mektupta Çin’in Uygur Türklerine karşı soykırım uyguladığına yönelik kanıtların olduğuna dikkat çekti. Birleşik Krallık’taki 44 milletvekili, İçişleri Bakanı Priti Patel’e Çin’in Uygur Türklerine “soykırım” uyguladığı yönünde ...

Doğu Türkistan depremle sarsıldı

Çin işgali altındaki Doğu Türkistan Bölgesi’nde 4,8 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Çin Deprem Ağları Merkezi, merkez üssü, Turfan kentine bağlı Toksun ilçesi olan depremin, yerin 20 kilometre derinliğinde kaydedildiğini açıkladı. Bölgedeki Urumçi, Korla ...

Doğu Türkistan Heyeti İçişleri bakanı ziyaret etti

7 Ağustos 2020 perşenbe günü, aralarında Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği başkanı Hidayet OĞUZHAN’in da bulunduğu uluslararası Doğu Türkistan teşkilatlar birliği üyelerinden teşkil edilen bir heyet Ankara’da İç işleri ...

Göç idaresi genel müdürlüğü ziyaret edildi

7 Ağustos 2020 perşenbe günü, aralarında Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği başkanı Hidayet OĞUZHAN’in da bulunduğu uluslararası Doğu Türkistan teşkilatlar birliği üyelerinden teşkil edilen bir heyet Ankaradaki Göç idaresi ...

Doğu Türkistan Urumçi Katliamı ile ilgili gerçekleşecek basın açıklaması ve resim sergisine davet

Doğu Türkistan Urumçi Katliamı ile ilgili gerçekleşecek basın açıklaması ve resim sergisine davetUrumçi Katliamını gerçekleştiren komünist Çin yönetimi, 2017 Nisan ayından buyan 5 milyon Müslüman Türkü esir kampında işkence altında ...

5 Temmuz 2009 Urumçi Katliamını Unutmadık

5 Temmuz Urumçi Katliamını tetikleyen Şauguan katliamı, 26 Haziran 2009 dönemin T.C. Cumhurbaşkanı Ürümçi’de ziyarette iken Çin’in Şauguan şehrinde 800 Uygur kız erkek işçilerin çalıştıkları fabrikanın işçi evleri, 4000 binden ...

İnsan değilsiniz: Çin,Uygur Türkleri kadınlara zorla kürtaj yaptırıp kısırlaştırıyor

Çin, Doğu Türkistan’daki nüfusu azaltmak için akıl almaz yöntemlere başvuruyor. Yüzbinlerce kadının rahimlerine spiral takmaya, kürtaja ve kısırlaştırmaya zorlandığı belirtiliyor. Çok çocuk yapanlara para cezası kesiliyor ve kamplara gönderilmekle tehdit ...

Doğu Türkistan zulmü BM’de

Türkiye’nin farklı şehirlerindeki barolara kayıtlı 100 avukat, Doğu Türkistan’da yaşanan baskı ve zulümleri BM İnsan Hakları Konseyi’ne taşımak için dilekçe verdi. Uluslararası kuruluşların ve bağımsız gözlemcilerin raporlarına da yer verilen ...