Çin, Urumçi’den Müslüman Uygurları kovuyor

uygurlar

Çin, Doğu Türkistan’ın başkenti Urumçi’de yaşayan Müslüman Uygurları göç ettirmek için her türlü baskıyı yapıyor, hatta evlerini yıkıyor

Çin işgal yönetiminin Doğu Türkistan’ın başkenti Urumçi’den yerleşik Müslüman Uygur Türklerini bahaneler ve gerekçeler uydurarak göçmeye zorladıkları, kabul etmeyenleri ise İsrail yöntemini kullanarak evlerini buldozerlerle yıkarak kovdukları bildiriliyor.

Adının açıklanmasını istemeyen bir Urumçi sakini özellikle 5 Temmuz 2009’daki Urumçi katliamından sonra Çin işgal yönetiminin şehri Uygurlardan temizleme politikasını sistemli ve sürekli hale getirdiği, bunu çeşitli bahaneler ve gerekçeler öne sürerek ve zamana yayarak gerçekleştiğini ifade ediyor.

Urumçili Uygur, Çin’in bu konudaki ilk icraatının Urumçi’ye diğer illerden gelen ve tamamını Müslüman Uygurların oluşturduğu, geçmişte at yarışlarının yapıldığı büyük bir alan iken, daha sonra Uygurlar tarafından gecekondu şeklinde oluşturdukları ve Uygur gettosu olarak tanımlanan At Beygisi (at yarışı) bölgesini yıkmak olduğunu belirtiyor. Önceleri devlete ait bu arsalar üzerine yapılan evlerin yasal olmadığı ve yeni tesislerin yapılacağı öne sürülerek burayı boşaltmaları talep edilmiş. Buna uymayan ve direnenlerin ise hapsedildiği ve evlerinin iş makinaları ile tahrip edildiğini belirtiyor. Bu bölgede oturanların Doğu Türkistan’ın Altışehir diye tabir edilen güney bölgeleri halkından oluştuğunu bildiren Urumçi sakini, 2009’daki Urumçi olaylarında protesto eylemlerine katılanların büyük çoğunluğunun bu bölgede oturan Uygurlar olduğu ve Çin’in muhtemel protesto eylemlerinde bunların tekrar rol almasından korktukları için bunu yaptıklarını düşündüğünü söylüyor.

Çin’in bölgeyi Müslüman Uygurlardan temizlerken, aynı zamanda 5 Temmuz 2009’un intikamını evlerini başlarına yıkarak, onları evsiz barksız ve işsiz duruma düşürerek ortada bırakmak suretiyle aldıklarını ifade ediyor. Burada yerleşik Uygurlarda dini ve milli değerler ve duyguların çok güçlü olarak yaşandığını söyleyen Urumçi sakini, bu insanların genellikle fakir, gündelikçi, küçük esnaf ve seyyar satıcılardan oluştuğunu ve memleketlerinde kendilerine iş ve aş imkan verilmediği için Urumçi’ye göçmek zorunda kaldıklarını belirtiyor.

Geçen Ramazan ayında iftar düzenledikleri ve cemaatle teravih kıldıkları ve diğer ibadet organizasyonları düzenlendiği için bir çok Uygur ve Çinli Müslüman (Tungan)’ın buradan tutuklanarak götürüldüğünü anlatan Urumçi sakini, bu bölgenin Urumçi’de yaşayan Uygurlar için çok önemli olduğunu de ifade ediyor.

İşgalci Çin’in bu bölgedeki Uygur evlerini yıkarken, küçük ev eşyaları satan, tamircilik ve benzeri meslekler yapanların de bu uygulamadan nasibini aldıklarını, Çin’in dükkanlarda bulunan eşyaların alınmasına dahi müsaade etmediklerin molozlarla birlikte yüzbinlerce yen tutarındaki emtianın de molozlarla birlikte çöpe atıldığına bizzat şahit olduğunu bildiriyor. Kücük seyyar esnafın yaş mevya ve sebze sattıkları el arabalarının de kırılarak götürüldüğünü, buna itiraz edenlerin 6 ay -1 yıl arasında değişen hapisle cezalandırıldıklarını söylüyor.

Urumçi’de ticaretle uğraşan Uygur tüccar, sanayici ve işadamlarının da çeşitli bahaneler ile Urumçi’den gitmelerini isteyen Çin’in bu konudaki uygulamalarını şöyle anlatıyor:

“Dükkan ve işyerine önce hemen her gün çeşitli birimlerden polisler geliyor ve çeşitli sorular sorarak kendilerini terör ve şiddet olayları ile ilintili göstermeye çalışarak tehdit ediyorlar. Daha sonra devreye maliye ve vergi birimleri giriyor. Hesaplarını ve defterleri kontrol ediyorlar. Vergi kaçırdıklarını ve yasa dışı ticari faaliyetlerde bulunduklarını iddia ederek, bunun cezasının onların ödeyemeyecekleri kadar büyük rakamlar olduğunu söylüyorlar .Daha sonraki günlerde ise, dükkan ve işyerlerini kapatarak Urumçi’den gitmeyi kabul etmeleri halinde bu cezaların iptal edileceğini söylüyorlar. Bunlar da ömür boyu ödemeyecekleri bu mali cezalardan kurtulmak için dükkan ve işyerlerini kapatarak Urumçi’den gitmek zorunda kalıyorlar.

Ancak bu durumdan etnik Çinli göçmenlerin de zarar gördüklerini iddia ederek yönetime itiraz ettikleri bildiriliyor. Şöyle ki, Doğu Türkistan üzerinden Pakistan ve Türkistan Cumhuriyetlerine yapılan ticaret tamamen Uygurların elinde olup, dil, mal seçiminde ve alışkanlıklar bağlamında Uygurlar bunu çok iyi biliyorlar. Aldıkları malı da bu kriterlere göre seçiyorlar. Çinli tüccarlar ise bunu bilmedikleri ve kültürel olarak onlara yabancı oldukları için mal seçiminde yanlışlara düşüyorlar ve neticede zarar ediyorlar. Bu sebeple Orta Asya ticaretinde Çinli göçmen tüccarlar malları satılmadığı ve geri döndüğü için pek başarılı olamıyorlar. Bu durumdan da yönetim nezdinde şikayette bulundukları ifade ediliyor.

Bu uygulamalar gösteriyor ki; Doğu Türkistan’daki Çin işgal idaresinden sadece Müslüman Uygurlar değil, aynı zamanda bu bölgeye yerleşmeleri ve demografik yapıyı Çinlilerden yana değiştirmek için zorla göç ettirilen Çinli göçmenler de aynı şekilde etkileniyor.”

Urumçi sakini Çin yönetiminin bu uygulamalardan neleri amaçladığı yolundaki sorumuzu şöyle cevaplandırdı:

“Bence Çin’in ilk amacı başkent Urumçi’yi bu tür demografik dönüştürmeler ile tamamen bir Çin kenti haline getirmektir. Çin son zamanlarda büyük propagandalarla maskeleyip ‘Batı Bölgesini Açma’ projesini yürütüyor. Bu projenin gerçek amacı ise, Doğu Türkistan’ı merkez üssü yaparak bu topraklar üzerinden, Türkistan Cumhuriyetleri ve İslam coğrafyasına taşmak, yerleşmek ve hakim olmak gibi tarihi emellerini gerçekleştirmek için engel olarak gördüğü Müslüman Uygurları uzaklaştırmak ve Uygurların yaşamadığı ve mevcut olmadığı bir üs- şehir oluşturmaktır. Bir diğer amaç ise bu projeyi gerçekleştirmek için Urumçi’yi dış dünyaya açmaya çalışmaktır. Son zamanlarda yabancı yatırımcılar bölgeye üşüşmüş durumdadır. Yabancıların ve bunlara paralel olarak bu şehre gelen medyadan Uygurları izole etmek, ve onların yok saymalarını temin etmektir. 9 Temmuz 2009 olaylarında olduğu gibi Uygurların protesto ve karşı koymalarını ve Doğu Türkistan sorununun uluslararası sorun haline gelmesini önlemektir.”

http://www.dunyabulteni.net/haber/308690/cin-urumciden-musluman-uygurlari-kovuyor

x

Check Also

İngiltere parlamentosu Çin zulmüne resmen ‘soykırım’ olarak kabul etti

İngiltere parlamentosu Çin zulmüne resmen ‘soykırım’ olarak kabul etti İngiltere parlamentosu 22 Nisan, perşembe günü oy birliğiyle Doğu Türkistan’da soykırım yapıldığını kabul etti ve açıklama yapıldı. İngiltere Milletvekillerinin oylama konuşmalarında 2022 Pekin Kış Olimpiyatlarının boykot ...

Türk Mahkemesi, Çin’in Abdulkadir Yapçan’ın iade talebini reddetti

Türk mahkemesi, Çin'in Abdukadir Yapcan'ın iade talebini reddetti Türk Adaleti Tecelli etti, Çin düzmece iftiralarla iadesini talep ettiği Doğu Türkistan davasının Yılmaz lideri ve kanaat önderi Abdulkadir YAPÇAN’in 8 Nisan 2021 tarihindeki duruşması hayırla sonuçlandı. ...

Yalanın Gölgesinde Soykırım: Doğu Türkistan konulu basın toplantısı gerçekleşti

Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlalleri ve Çin yönetiminin propaganda faaliyetlerini cevap vermek amacıyla bir basın açıklaması gerçekleşti. basın toplantısında, Çin’in 2 Nisan’da gösterime giren “The War in The Shadows” filmiyle, Doğu Türkistan üzerinde propaganda ve ...

Sistematik soykırımın başlangıcı: Barın Katliamı

Çin’in Doğu Türkistan’ın Barın kasabasında gerçekleştirdiği katliamın üzerinden 31 yıl geçti.Eyüp Sultan Meydanı’nda düzenlenen basın açıklamasıyla 31 yıl önce yaşanan Barın Katliamı ile Doğu Türkistanlıların ortadan kaldırılması hedeflendi. Basın açıklamasını okuyan Uluslararası Doğu Türkistan Sivil ...

Barın Katliamın 31.yıl dönümünde Basın açıklaması

5 Nisan 1990 tarihinde Doğu Türkistan’ın kadim şehri Kaşgar’a bağlı Aktuğ yöresinin BARIN kasabasında İşgalci Çin Rejimi tarafından gerçekleştirilen Katliamı, Barın şehitlerini ve Barın Direnişini anmak ve Doğu Türkistan’da devam eden ve gün geçtikçe artan ...

İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu Dernek Başkanımızı evinde ziyaret

İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman SOYLU ve beraberinde Cumhurbaşkanı Başdanışmanları Sayın Ahmet Selim KÖROĞLU, sayın Ayhan OĞAN, Zeytinburnu Kaymakamımız ve Zeytinburnu İlçe Emniyet Müdürümüz Dernek Başkanımız Hidayet Oğuzhan’ı İstanbul’da evine teşrif ederek şereflendirdiler. bu nezaket ziyaretinden ...

STK’lardan Doğu Türkistan çağrısı: Şaka değil soykırım!

34 ülkeden 200’den fazla STK, Doğu Türkistan’da yaşanan Çin zulmüne dikkat çekti, toplama kamplarının kapatılması için çağrı yapıldı. Doğu Türkistan’da yaşanan zulümleri tüm dünyaya duyurmak amacıyla kurulan Doğu Türkistan Platformu, başta İstanbul olmak üzere tüm ...

Şaka değil Soykırım Doğu Türkistan basın açıklaması gerçekleşti

Bugün yanı 1 Nisan Cuma günü Beyazit meydanında İHH İnsani Yardım vakfının öncülüğünde Doğu Türkistan Platformu çatısı altında başta Uluslararası Doğu Türkistan STK’lar Birliği olmak üzere 200’ü aşkın STK’ların desteği ile 1 Nisan Şaka gününe ...

Şaka Değil soykırım Doğu Türkistan Basın bildirisi

Şaka Değil soykırım Doğu Türkistan Basın bildirisi