Çin konsolosluğu önünde yapılmış olan basın açıklaması (tam metni)

IMG_3333

Urumçi katliamın 5. yıl dönemi dolaysıyla İstanbul’daki Çin konsolosluğu  önünde yapılmış olan Basın açıklamasının tam metni 

Bildiğiniz üzere İşgalci Çin yönetimi bundan 5 yıl önce 5 Temmuz 2009’da Doğu Türkistan’da büyük bir katliam yapmıştı. Şauguan fabrikasında vahşice katledilen Uygur işçilerin katillerinin cezalandırılmasını talep ederek hükümet konağı önüne toplanan çoğu üniversite öğrencisi Uygur Müslümanlarına karşı Çinli işgal güçleri ve göçmen Han Çinlileri hedef gözetmeksizin saldırmıştı.

 BİNLERCE KİŞİ KATLEDİLDİ, İDAMLAR DEVAM EDİYOR

 Urumçi Katliamı olarak tarihe geçen bu kanlı olayda binlerce Doğu Türkistanlı Müslüman şehit edildi.Gözaltına alınan veya kayıp olarak bilinen on binlerce kişiden 5 yıl geçmesine rağmen hâlâ haber alınamadı. Tutuklanan gençlerimiz kendilerine savunma hakkı dahi tanınmadan Çin mahkemeleri tarafından sözde yargılanarak gruplar hâlinde seri bir şekilde idam edildiler.

Urumçi katliamı üzerinden 5 sene geçti, bu zaman zarfı içinde Çin’in Uygurlara yönelik politikalarında değişen bir şey olmadı. Dünyanın çeşitli ülkelerindeki iç kargaşalar ve savaşları fırsat olarak değerlendiren Çin, Doğu Türkistan‘da Uygurlara yönelik başlattığı silahlı baskın ve operasyonlarına, dini ibadetler ve kültürel sembollerin yasaklanması gibi icraatlarına giderek artan bir şekilde devam etmektedir.

 2009 Urumçi katliamı sonrası artan baskı ve zulümlerin dayanılmaz bir şekilde yükselmesi neticesinde şu an Doğu Türkistan’da ciddi bir gerginlik hâkimdir. En son Çin Cumhurbaşkanı Xijiping’in Doğu Türkistan ziyareti esnasında halkımıza vermeye çalıştığı gözdağı amaçlı tehdit mesajları halkımızı daha da rahatsız etmiştir. Çin bugün de Uygur Müslümanlarına yönelik dinî yaşam, kılık kıyafet, din eğitimi gibi meselelerde çok radikal bir tavır ortaya koymaktadır. Çin’in yeni başkanı, icraatlarıyla halkımızın namusuna, kadınlarımızın giyim kuşamına, İslami yaşam ve kültürümüze el uzatmaktadır.

ÇİN İŞGALİNİN EN KÖTÜ GÜNLERİ

Değerli Basın Mensubu arkadaşlar!

Bugün Doğu Türkistan’daki hak ve hukuk ihlalleri endişe verici boyutlara ulaşmıştır. Doğu Türkistan, Çin işgali altındaki 65 yıllık sürecin en kötü günlerini geçirmektedir. Bu sene Doğu Türkistan idamlar senesi oldu. Geçen birkaç ay içerisinde 315 Uygur’u seri bir şekilde idama mahkûm ettiler ve bu insanlık dışı vahşet uygulamaları sessiz sedasız gerçekleştirildi.

İçinde bulunduğumuz bu sene içerisinde binlerce Uygur özgür dünyada nefes almak için bin çeşit tehlikeli ve zor şartlarda Çin sınırlarını aşarak göçe yönelmiştir. Uygur mülteciler çeşitli ülkelerde çaresiz ve sahipsiz bir şekilde trajik sonuçlara maruz kalarak sürünmektedirler. Çin’in baskısı nedeniyle bu kardeşlerimizi kurtarmakta çok güçlük çekmekteyiz.

BU RAMAZAN TÜRKİSTAN YİNE AĞLIYOR

Bütün İslam dünyası bu Mübarek Ramazan ayının getirdiği manevi huzur ve sevinç atmosferinde soluk alırken Doğu Türkistan halkı bu kutsal ayı, vahşet, işkence ve zulüm dolu manzaralar içeren karanlık ve sıkıntılı günlerde idrak etmektedir.

 Bu sene Ramazan daha önceki yıllara göre daha sert ve daha vahim uygulamalar ile geçmektedir. İşgal yönetimi Doğu Türkistan genelinde teravih ve toplu iftarların yanı sıra oruç yasağını da özellikle uygulamaktadır.  Memurlar, emekliler, partililer ve öğrencilere katı yasaklar getirilmiştir.  Halkımız kamusal hayatta komik bahanelerle oruç tutmamaya zorlanmaktadır ve bunun takibi de amansız bir şekilde yapılmaktadır.

 Doğu Türkistan’daki 35 milyonu aşkın insanlarımızın dini inanç ve ibadet ihtiyaçlarını tamamen düşmanca gerekçelerle yok sayan işgal yönetimi, “yasal olmayan dinî faaliyetlere darbe” sloganıyla evlerde yapılan Kur’an eğitimine yönelik şiddetli operasyonlar da düzenlemektedirler. Bu çerçevede yakaladıkları çocuklara el koyarak ebeveynden uzaklaştırma, hocaların evlerini yıkma ve ağır hapis cezalarına çapma gibi yollarla halkımızı caydırmaya çalışmaktadır. Hac ve Umre ibadetleri de ‘İllegal Dini Faaliyet’ çerçevesinde yasaklanmıştır.

 DOĞU TÜRKİSTAN DİRENİYOR

 Bütün bu zulümlere rağmen halkımız akıbetlerinin ne olacağının bilincinde ve her türlü cezaya katlanarak çeşitli yollarla dini vecibelerini yerine getirmeye çalışmaktadır.

 İşgalci Çin’in Doğu Türkistan’da yürütmekte olduğu bütün insanlık dışı icraatlarına rağmen Doğu Türkistan davasını savunan teşkilatlarımızı terörizm ile özdeşleştirme çabalarını ise ibretle izlemekteyiz. Doğu Türkistan halkının bu çağda karşı karşıya oldukları asimilasyon ve yok olma tehlikesine karşı meşru yollarla özgürlük mücadelesi vermekte olan teşkilatlarımıza karşı yapılan karalama kampanyalarını ve ithamları şiddetle ret ediyoruz.

 Çin, şiddet ve terörü uygulayan bizzat kendisi olmasına rağmen biz Türkistanlıları terörist ilan edip davamızdan alıkoymak istiyor. Biz sinsi Çin’in yapmak istediği bu çirkin oyunun farkındayız.

 Değerli Basın Mensubu kardeşim,

 Biz Doğu Türkistan Maarif Derneği olarak Çin’in Doğu Türkistan’da sürdürmekte olduğu baskılar, tutuklamalar ve katliamlar sürdüren devlet terörünü şiddetle kınıyor ve lanetliyoruz. Ramazan ayının bu bereketli günlerinde de Anadolu halkını da Türkistanlı kardeşleri için duaya ve harekete çağırıyoruz.

 Hidayet OĞUZHAN

Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği Başkanı

x

Check Also

23 NİSAN Çocuk bayramı ve Doğu Türkistanlı Çocuklar

Basın Bildirisi Bugün TBMM kurulmuş, Bağımsız ve Egemen Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu için en önemli adım atılmış gündür. Bugün çocukların kendi ana vatanında mutlu ve hür yaşamaları için bağışlanmıştır. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ...

İngiltere parlamentosu Çin zulmüne resmen ‘soykırım’ olarak kabul etti

İngiltere parlamentosu Çin zulmüne resmen ‘soykırım’ olarak kabul etti İngiltere parlamentosu 22 Nisan, perşembe günü oy birliğiyle Doğu Türkistan’da soykırım yapıldığını kabul etti ve açıklama yapıldı. İngiltere Milletvekillerinin oylama konuşmalarında 2022 Pekin Kış Olimpiyatlarının boykot ...

Türk Mahkemesi, Çin’in Abdulkadir Yapçan’ın iade talebini reddetti

Türk mahkemesi, Çin'in Abdukadir Yapcan'ın iade talebini reddetti Türk Adaleti Tecelli etti, Çin düzmece iftiralarla iadesini talep ettiği Doğu Türkistan davasının Yılmaz lideri ve kanaat önderi Abdulkadir YAPÇAN’in 8 Nisan 2021 tarihindeki duruşması hayırla sonuçlandı. ...

Yalanın Gölgesinde Soykırım: Doğu Türkistan konulu basın toplantısı gerçekleşti

Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlalleri ve Çin yönetiminin propaganda faaliyetlerini cevap vermek amacıyla bir basın açıklaması gerçekleşti. basın toplantısında, Çin’in 2 Nisan’da gösterime giren “The War in The Shadows” filmiyle, Doğu Türkistan üzerinde propaganda ve ...

Sistematik soykırımın başlangıcı: Barın Katliamı

Çin’in Doğu Türkistan’ın Barın kasabasında gerçekleştirdiği katliamın üzerinden 31 yıl geçti.Eyüp Sultan Meydanı’nda düzenlenen basın açıklamasıyla 31 yıl önce yaşanan Barın Katliamı ile Doğu Türkistanlıların ortadan kaldırılması hedeflendi. Basın açıklamasını okuyan Uluslararası Doğu Türkistan Sivil ...

Barın Katliamın 31.yıl dönümünde Basın açıklaması

5 Nisan 1990 tarihinde Doğu Türkistan’ın kadim şehri Kaşgar’a bağlı Aktuğ yöresinin BARIN kasabasında İşgalci Çin Rejimi tarafından gerçekleştirilen Katliamı, Barın şehitlerini ve Barın Direnişini anmak ve Doğu Türkistan’da devam eden ve gün geçtikçe artan ...

STK’lardan Doğu Türkistan çağrısı: Şaka değil soykırım!

34 ülkeden 200’den fazla STK, Doğu Türkistan’da yaşanan Çin zulmüne dikkat çekti, toplama kamplarının kapatılması için çağrı yapıldı. Doğu Türkistan’da yaşanan zulümleri tüm dünyaya duyurmak amacıyla kurulan Doğu Türkistan Platformu, başta İstanbul olmak üzere tüm ...

Şaka değil Soykırım Doğu Türkistan basın açıklaması gerçekleşti

Bugün yanı 1 Nisan Cuma günü Beyazit meydanında İHH İnsani Yardım vakfının öncülüğünde Doğu Türkistan Platformu çatısı altında başta Uluslararası Doğu Türkistan STK’lar Birliği olmak üzere 200’ü aşkın STK’ların desteği ile 1 Nisan Şaka gününe ...

Şaka Değil soykırım Doğu Türkistan Basın bildirisi

Şaka Değil soykırım Doğu Türkistan Basın bildirisi