Türkiye-Çin ilişkileri ve Uygur sorunu

 doğu-türkistan

Çin, Uygur sorunun çözümü için de dünyâda partner bulmak zorunda. Türkiye bu açıdan en uygun seçenek olarak gözüküyor…

Türkiye’de siyâset son bir ay içinde iyiden iyiye kendi içine kapandı. Mâhut devlet krizi derinleşiyor. Artık iyiden iyiye bir konsorsiyum olarak düşünmeye başladığım bir yapı ile yürütme erki arasındaki gerilim tırmanıyor. Bu sürecin Türkiye’ye kaybettirdiklerini konuşur olduk. Doğrusu ben, bir kısım ağırca bedeller olsa da sonuçta Türkiye’nin bu krizden; üstelik yenilenme ihtiyacını da gidererek çıkacağını, düşünenlerdenim. Zâten aksini düşünmek çok tuhaf olur. Çünkü mevcut ve hayli zayıf siyâsal seçenekler arasında Türkiye’nin en büyük sorunu olan Kürt sorunu açıkta kalır. Bu da Türkiye’yi lâlettâyin, kaotik bir ‘Ortadoğu ülkesi’ haline dönüştürür. Kimse kusura bakmasın; ama burası ne Irak, ne Suriye ne de Mısır’dır. Türkiye, siyâsetin içine düştüğü bu kaostan, kendi tarihinin birikimiyle çıkacaktır; çıkmak zorundadır.

Bu değerlendirme Türkiye’nin yenilenme ihtiyacını unutturmamalıdır. Son on yılda Türkiye’nin dinamizmi, elyevm sâhip olduğumuz yapılarla sürdürülebilir mâhiyette olmaktan uzaklaşıyor. Ülkenin kurucu yasa ihtiyacı artık ertelenebilecek bir gündem maddesi olmaktan çıktı. Türkiye, önümüzdeki on yıla yasalarını, kurum ve kuruluşlarını yenileyerek girmeke zorunda. Mevcut krizin aşılmasının ardından; daha şeffaf ve hesap verilebilir bir kaynak tahsisat ve harcamalar rejimi kurmak; orta sınıf krizleri dindirecek, Kürt ve (kapıda bekleyen) Alevi sorununu çözümünü sağlayacak açılımları gecikmeksizin yapmaya başlatmak zorundayız. Seçilmiş olmak kaydıyla muhtemel hükümetleri kuracak olan siyâsal partiler de bu dönüşümleri başaracak kadrolar devşirmek ve kendisini yenilemek zorunda. Türkiye önümüzdeki on yılı başka türlü kaldıramaz.

Öte yandan önümüzdeki on yıllarda Türkiye sâdece Ortadoğu üzerinden tanımlanan bir güç olmaktan çıkmak zorunda. Afroasyatik yüzyılda etkinliğini Pasifik dünyâsında arttırmak zorunda. Bu da Türkiye’nin Japonya, Çin ve Kore gibi Pasifik güçleriyle kuracağı yeni ilişkilerde düğümleniyor. Bu güçler arasında özellikle Türkiye-Çin ilişkileri çok dikkat çekici gözüküyor. Dile getirilsin ya da getirilmesin, Türkiye’nin Çin ile arasında önemli bir sorun var: Uygur sorunu.

Bu sorunun dramatik taraflarını tahmin etmekle birlikte; doğrusu, bu sorunun iki ülkenin yakınlaşmasını sağlayacak bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Bazen bağları sorunlar kuruyor. Uygur coğrafyası ve Uygurlar Türkiye’nin sadece Çin ile ilişkilerini kuran değil; Pasifik açılımını besleyecek olan temel iticilerdendir.

Çin, önümüzdeki on yıllara, tıpkı Türkiye gibi yenilenerek girmek zorunda. Şu aralar çok önemli kararlar alıyor. Çin’in iç tüketime dayalı bir ekonomiyi hayâta geçirmesi, mevcut siyâsal yapılarını önemli ölçüde yenilemek zorunda bırakacaktır. Çin, tıpkı Türkiye gibi yeni; daha şeffaf ve açık yapılar kurmak zorunda. Bu kestirmeden Çin’in demokratikleşmesi demektir. Bu deneyiminde Çin’in, kendisine Türkiye gibi bir partner bulması; demokratik tecrübe îtibârıyla kendisinden daha zengin bir birikime sâhip olan Türkiye ile birlikte davranması ve tecrübe aktarımına kapılarını açması en akılcı yollardan birisidir.

Çin, Uygur sorunun çözümü için de dünyâda partner bulmak zorunda. Türkiye bu açıdan en uygun seçenek olarak gözüküyor. Uygur sorununda fundamentalizmin etkisinin bertaraf edilmesi de yine buna bağlı. Türkiye Uygur Türkleri arasında sâhip olduğu prestijle, zâten marjinalleşen ayrılıkçı aşırılıkçı siyâsetleri giderecek tek güçtür. Türkiye’nin Uygur sorununun Turancı bir mâceracılıkla alâkası olmadığını Çin’e doğru anlatması gerekiyor. Çin de bunu anlamak zorunda. Uygur sorununu gidermek o kadar zor da değildir. 1984 Anayasası’nın vaad ettiklerinin içinin doldurulması Çin’in ‘Uygur açılımı’ ya da ‘çözüm sürecini’ başarması için yeterlidir.

Geçen gün dostum Dr.Ali Gemuhluoğlu, kaya gazı îtibârıyla Uygur bölgesinin dünyânın en zengin kaynaklarından birisine sâhip olduğu bilgisini benimle paylaştı. Bu da Uygur Türklerinin yakın gelecekte dünyânın sayılı aktörlerinden birisi haline gelebileceğine işaret ediyor. Uygur bölgesinin kazanacağı değerin, uluslararası ihtiraslara kurban edilmeden esenliğe kavuşturulması da yine Çin-Türkiye ilişkileri üzerinden olacaktır. Türkiye-Çin ilişkileri Afro-Asyatik temeldeki yeni dünyânın çok boyutlu ve karşılıklı imkânlarını ihtiva ediyor. Un ve şeker hazır. Lâzım olan onu karacak siyâsal işbirliği…

Süleyman Seyfi OGÜN

http://yenisafak.com.tr/yazarlar/SuleymanSeyfiOgun/turkiye-cin-iliskileri-ve-uygur-sorunu/50017

x

Check Also

Çin: BM bünyesinde Uygur Müslümanları için etkinlik düzenlemek, Pekin’e hakaret

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hua Chunying, Birleşmiş Milletler (BM) bünyesinde Uygur Özerk Bölgesiyle ilgili bir etkinlik düzenlenmesinin Pekin’e hakaret anlamına geldiğini söyledi. Konu ile ilgili açıklama yapan Hua Chunying, Almanya, ABD ve İngiltere’nin girişimiyle BM ...

Çin’den BM ülkelerine skandal çağrı: Pekin karşıtı organizasyonlara katılmayın

Çin’in Doğu Türkistan’da Uygur Türklerini maruz bıraktığı zulüm tüm çağrılara rağmen devam ediyor. Çin’in bazı BM ülkelerine Pekin’in Uygurlara uyguladığı zulmün ele alınacağı bir organizasyona katılmamaları yönünde ikna çağrısında bulunduğu belirtildi. Çin’in Doğu Türkistan’da Uygur Türklerine ...

Çin güvenilir bir ticari partner midir?

Merve Şebnem Oruç / Gazeteci, Yazar 08.05.2021 Covid-19’a karşı geliştirdiği aşıyı ticari bir silah olarak kullanmayı denediği bilinen ve Doğu Türkistan nedeniyle karşılaştığı en ufak eleştiriye dahi çok sert ekonomik tehditlerle cevap veren Çin’in sadece ...

İngiltere’den Doğu Türkistan adımı! Çin zulmüne resmen ‘soykırım’ dedi

Çin’in Doğu Türkistan Uygur Müslüman Türklerine yönelik insanlık dışı uygulamalarını İngiliz parlamentosu ‘soykırım’ olarak tanıyan önemli bir karar aldı. Doğu Türkistan’da Müslüman Uygur Türklerine yönelik Çin zulmü devam ediyor. Binlerce Uygur Türkü’nü toplama kamplarında zorla çalıştıran, çocukları ...

İngiltere parlamentosu Çin zulmüne resmen ‘soykırım’ olarak kabul etti

İngiltere parlamentosu Çin zulmüne resmen ‘soykırım’ olarak kabul etti İngiltere parlamentosu 22 Nisan, perşembe günü oy birliğiyle Doğu Türkistan’da soykırım yapıldığını kabul etti ve açıklama yapıldı. İngiltere Milletvekillerinin oylama konuşmalarında 2022 Pekin Kış Olimpiyatlarının boykot ...

Türk Mahkemesi, Çin’in Abdulkadir Yapçan’ın iade talebini reddetti

Türk mahkemesi, Çin'in Abdukadir Yapcan'ın iade talebini reddetti Türk Adaleti Tecelli etti, Çin düzmece iftiralarla iadesini talep ettiği Doğu Türkistan davasının Yılmaz lideri ve kanaat önderi Abdulkadir YAPÇAN’in 8 Nisan 2021 tarihindeki duruşması hayırla sonuçlandı. ...

Yalanın Gölgesinde Soykırım: Doğu Türkistan konulu basın toplantısı gerçekleşti

Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlalleri ve Çin yönetiminin propaganda faaliyetlerini cevap vermek amacıyla bir basın açıklaması gerçekleşti. basın toplantısında, Çin’in 2 Nisan’da gösterime giren “The War in The Shadows” filmiyle, Doğu Türkistan üzerinde propaganda ve ...

Sistematik soykırımın başlangıcı: Barın Katliamı

Çin’in Doğu Türkistan’ın Barın kasabasında gerçekleştirdiği katliamın üzerinden 31 yıl geçti.Eyüp Sultan Meydanı’nda düzenlenen basın açıklamasıyla 31 yıl önce yaşanan Barın Katliamı ile Doğu Türkistanlıların ortadan kaldırılması hedeflendi. Basın açıklamasını okuyan Uluslararası Doğu Türkistan Sivil ...

Barın Katliamın 31.yıl dönümünde Basın açıklaması

5 Nisan 1990 tarihinde Doğu Türkistan’ın kadim şehri Kaşgar’a bağlı Aktuğ yöresinin BARIN kasabasında İşgalci Çin Rejimi tarafından gerçekleştirilen Katliamı, Barın şehitlerini ve Barın Direnişini anmak ve Doğu Türkistan’da devam eden ve gün geçtikçe artan ...