Çin füzeleri ve Müslüman Uygur Türkleri

 Dünya, o bölgenin adını Türkistan’dan ziyade Sincan veya Şincan olarak biliyor.

turkistan

Dünyanın pek çok yerinde, yüz milyonlarca Müslüman zulüm ve baskı altında… Filistin’den Myanmar’a, Kafkaslar’danBalkanlardan Orta Afrika’ya kadar…

Bunlar zaman zaman dile getiriliyor, hükümetler bişeyler yapmaya, baskıyı azaltmaya çalışıyorlar… Ama en fazla zulüm gören dindaşlarımız Çin’de… Doğu Türkistan’da… Sağlıklı bilgi alınamıyor… Oradaki Müslüman nüfusun 50 milyon civarında olduğu değerlendiriliyor. Bu kadar kalabalık olmalarına ve zulmün de en ağırını görmelerine rağmen, en az gündeme getirilen Müslümanlar Çin’deki dindaşlarımız… Haklı olarak, “Neden böyle, bu Müslümanlar aynı zamanda Türk oldukları için mi ilgilenilmiyor?” soruları soruluyor. Ne yazık ki bu eleştirilerde büyük doğruluk payı var.

Dünya, o bölgenin adını Türkistan’dan ziyade Sincan veya Şincan olarak biliyor.

Peki, Çin, soydaşlarımıza zulmettiği için onlardan füze ve teknoloji almamalı mıyız? Çin’i, Çin mallarını boykot mu etmeliyiz?

x   x   x

MESELE ÇOK BOYUTLU

1. Bir kere, aklımızdan çıkarmayalım ki, Çin, baskıcı bir rejimle yönetiliyor. Dolayısıyla, baskı sadece orada yaşan Müslüman-Türklere değil, bütün Çin halkına karşı yapılıyor.

2. Oradaki zulüm yüzyıllardır sürdüğü halde, Çin mallarını hiçbir zaman boykot etmedik. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye piyasası da Çin mallarıyla dolu… Çin mallarına tepki göstermiyorsak, füze alımına da bir itirazımızın olmaması lâzım!

3. Füzeleri Çin’den almayıp da Batı’ya bağımlı ve mahkûm mu olalım? Üstelik Batı sadece satıyor, tekniğini vermiyor. Hâlbuki Çin teknolojisini de verecek. O teknolojiyle kendimiz de üretim yapabileceğiz. Herhalde, bu yaklaşım Batı’nınkinden daha dostane bir yaklaşımdır!

4. Bence, bu alışverişin en önemli ve faydalı tarafı, Çin devletiyle biraz daha yakınlaşmak, “birbirimizi biraz daha iyi tanımak” fırsatını yakalamak… Bu yakınlaşmanın, oradaki Müslüman Uygurlara da faydası olacağı görüşündeyim.

x   x   x

Bu yakınlaşmanın Uygurlara nasıl bir faydası olabilir?

Çin’den uzak ve hatta ona hasım bir Türkiye, Çin için, bilhassa oradaki 50 milyon soydaşımızdan dolayı büyük bir “tehdit” gibi gözükebilir. Oysa Çin’le yakınlaşan, “dostane” ilişkiler kuran bir Türkiye “tehdit” olmaktan çıkacak, bu da orada yaşayan soydaşlarımıza duyulan “şüphe”yi azaltacaktır.

Öte yandan, iyi ilişkiler, her alanda “iyi ilişkiler”e kapı açar…

Dindaş ve soydaşlarımız hakkındaki şikâyet ve taleplerimizin daha ciddiyetle ve samimiyetle ele alınmasını sağlar… Sorunların çözülmesine yardımcı olur.

En önemlisi, taraflar arasında güven ortamı yaratır. Niyetimizin sadece “insan hakları” olduğu, Uygurların da Türkiye’nin de Çin Devleti’ne karşı bir “tehdit” olmayacağı inancını benimsetir ve yerleştirir.

Dolayısıyla, Çin’den füze alımı her iki ülkenin ve Doğu Türkistan’daki kardeşlerimizin menfaatinedir.

x   x   x

SANCI

Sızlatır bazı saatler dayanılmaz bir acı,

Kökü toprakta kalıp kendi kesilmiş ağacı…

Kaynak: http://blog.milliyet.com.tr

Yahya Kemal BEYATLI

x

Check Also

İngiltere parlamentosu Çin zulmüne resmen ‘soykırım’ olarak kabul etti

İngiltere parlamentosu Çin zulmüne resmen ‘soykırım’ olarak kabul etti İngiltere parlamentosu 22 Nisan, perşembe günü oy birliğiyle Doğu Türkistan’da soykırım yapıldığını kabul etti ve açıklama yapıldı. İngiltere Milletvekillerinin oylama konuşmalarında 2022 Pekin Kış Olimpiyatlarının boykot ...

Türk Mahkemesi, Çin’in Abdulkadir Yapçan’ın iade talebini reddetti

Türk mahkemesi, Çin'in Abdukadir Yapcan'ın iade talebini reddetti Türk Adaleti Tecelli etti, Çin düzmece iftiralarla iadesini talep ettiği Doğu Türkistan davasının Yılmaz lideri ve kanaat önderi Abdulkadir YAPÇAN’in 8 Nisan 2021 tarihindeki duruşması hayırla sonuçlandı. ...

Yalanın Gölgesinde Soykırım: Doğu Türkistan konulu basın toplantısı gerçekleşti

Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlalleri ve Çin yönetiminin propaganda faaliyetlerini cevap vermek amacıyla bir basın açıklaması gerçekleşti. basın toplantısında, Çin’in 2 Nisan’da gösterime giren “The War in The Shadows” filmiyle, Doğu Türkistan üzerinde propaganda ve ...

Sistematik soykırımın başlangıcı: Barın Katliamı

Çin’in Doğu Türkistan’ın Barın kasabasında gerçekleştirdiği katliamın üzerinden 31 yıl geçti.Eyüp Sultan Meydanı’nda düzenlenen basın açıklamasıyla 31 yıl önce yaşanan Barın Katliamı ile Doğu Türkistanlıların ortadan kaldırılması hedeflendi. Basın açıklamasını okuyan Uluslararası Doğu Türkistan Sivil ...

Barın Katliamın 31.yıl dönümünde Basın açıklaması

5 Nisan 1990 tarihinde Doğu Türkistan’ın kadim şehri Kaşgar’a bağlı Aktuğ yöresinin BARIN kasabasında İşgalci Çin Rejimi tarafından gerçekleştirilen Katliamı, Barın şehitlerini ve Barın Direnişini anmak ve Doğu Türkistan’da devam eden ve gün geçtikçe artan ...

İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu Dernek Başkanımızı evinde ziyaret

İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman SOYLU ve beraberinde Cumhurbaşkanı Başdanışmanları Sayın Ahmet Selim KÖROĞLU, sayın Ayhan OĞAN, Zeytinburnu Kaymakamımız ve Zeytinburnu İlçe Emniyet Müdürümüz Dernek Başkanımız Hidayet Oğuzhan’ı İstanbul’da evine teşrif ederek şereflendirdiler. bu nezaket ziyaretinden ...

STK’lardan Doğu Türkistan çağrısı: Şaka değil soykırım!

34 ülkeden 200’den fazla STK, Doğu Türkistan’da yaşanan Çin zulmüne dikkat çekti, toplama kamplarının kapatılması için çağrı yapıldı. Doğu Türkistan’da yaşanan zulümleri tüm dünyaya duyurmak amacıyla kurulan Doğu Türkistan Platformu, başta İstanbul olmak üzere tüm ...

Şaka değil Soykırım Doğu Türkistan basın açıklaması gerçekleşti

Bugün yanı 1 Nisan Cuma günü Beyazit meydanında İHH İnsani Yardım vakfının öncülüğünde Doğu Türkistan Platformu çatısı altında başta Uluslararası Doğu Türkistan STK’lar Birliği olmak üzere 200’ü aşkın STK’ların desteği ile 1 Nisan Şaka gününe ...

Şaka Değil soykırım Doğu Türkistan Basın bildirisi

Şaka Değil soykırım Doğu Türkistan Basın bildirisi