Esaret altındaki Türkler-Doğu Türkistan

dogu-turkistan22

Esaret altındaki Türkler-Doğu Türkistan Türkistan’ın önemli bir parçasıdır.

Murat Emre Değirmenci

Millet olarak milli bilincin yok olmaya başladığı yıllardayız. Küreselleşmenin getirdiği olumsuzluklar giderek yaygınlaşarak öz benliklerimizi ve ananelerimizi yok etmektedir. Bunun karşısında güçlü kalmanın ve etkilenmemenin tek yolu Tarihimizi iyi bilmek ve geçmişten günümüze gelen öz değerlerimize sahip çıkmaktır. Aksi takdirde batının yani oryantalistlerin esiri olacağız. Günümüze bakarsak,  bu tezi kanıtlar nitelikte birçok örneği görebiliriz, evet esiriz batının şak şakçısı sözde aydınlar, öz değerlerine düşman, taklitçi ve şekilci mankurtlar. Anlayacağımız biz mankurtlaşıyoruz bu ilim çağında..

       Doğu Türkistan, Türkistan’ın önemli bir parçasıdır. Batıda hazar denizi, doğu da Altay ve altın dağları, güney de horasan ve karakurum dağları, kuzey de ural ile Sibirya ya kadar uzanmaktadır. Nüfusun çoğunluğu Uygur, Kazak ve Özbek Türklerinden oluşmakta ve dini inanç olarak İslam ı sünnete uygun ve tüm işkencelere rağmen en güzel yaşayan kardeşlerimizdir. Önemli şehirleri arasında Kaşgar,gulca,hotan,aksu,altayve turfandır.Şehir isimlerine baktığımız zaman kendimizi Anadolu şehirlerini görür gibi oluyorum ve işin en acı tarafı bu güzel topraklar, Komunist çin tarafından işgal altında tutulmaktadır.

      Doğu Türkistan Atayurdumuz, İslamla şereflendirildiğimiz kutsal topraklarımız. Mete hanın,Bilge han,Kapgan kağan ,Kürşadların ve Satuk Buğra Hanın dört nala at koşturduğu, fetihler yaptığı atayurdumuz. Yusuf Has Hacip’le, Kaşgarlı Mahmut ve nice alimin yetiştiği ilim yayan yurdumuz. Doğu Türkistan yakın tarihine baktığımız zaman 12 kasım 1933 de ilan edilen  Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti  6 şubat 1934 kızıl çin tarafından yıkılmıştır.12 kasım 1944 de tekrar kurulan Doğu Türkistan Cumhuriyeti beş yıl sonra 1949 da çin halk kurtuluş ordusu tarafından işgale uğradı ve günümüze kadar katliamların ardı arkası kesilmedi. Ve bu mücadelede öyle bir isim var ki bağımsızlıkla özdeşleşen,ölümsüz kahraman “OSMAN BATUR”.

    Osman Batur,  Türkiye de pek fazla bilinmiyor. Malesef halkımız, gençlerimiz che,stalin, lenin,enver hoca ve daha kötüsü katil Komünist çinin kasabı mao yu bilirler ve amel ederler, açıkçası mankurtlaşma budur. Osman Batur gibi vatanı için rus ve çin ordularına karşı amansız mücadele veren bir Türk yiğidinin tanınmamasının temel sebebi ,batılılaşma ve kendi öz değerlerimize yabancılaşmadır. Osman Batur, çin ordusu karşısında aldığı başarılardan sonra Doğu Türkistan’ın bağımsızlığı kazanması büyük bir başarıydı. Çünkü eldeki kısıtlamalara ve az teçhizata rağmen bu inancın zaferiydi. Komünist çin yönetimi bunu kendine yediremediği için kendisi gibi katil olan Sovyetleri arkasına alarak tekrar Osman batur ve yiğitlerine karşı saldırıya geçti ve Doğu Türkistanı çinli den temizleyen “Osman Batur” yakalanarak 1951 yılında kulakları ve kolları kesilerek idam edildi. Allah bize düşmanın onurlusunu ve şereflisini nasip etsin..

     Günümüzde çin karşısında amansız mücadele veren ve Uygurların dik duruşlu önderi “Rabia Kader”  ve bütün Türklerin de tabiriyle Rabia Ana,çin zulmüne ve işkencelerine karşı verdiği mücadeleyle benim şahsımca kendisine layık gördüğüm isim ise dişi Kürşad. Rabia Kader le aynı dili,dini ve kavmi paylaşmamıza rağmen Türkiye ye girişi yasaktır bunun sebebi ise diplomatik ilişkilermiş.

     Yıllardır yaşanan katliamlar çığ gibi büyüyor. Türk kadınları zorla evlerinden alınarak çin hükümetince  genelevlere satılıyor.Camiler ibadete kapanıyor, toplu kıyımlar yapılıyor,Ezan yasak, ramazan da sabahları işe giden Uygur kardeşlerimize zorla su içirterek oruçlu olup olmadığına bakılıyor. Kimyasal ve nükleer silahların deneme sahası haline getirilen “Doğu Türkistan” katliamların ve zulmün dur durak bilmediği kan ağlayan topraklar oldu. Ve bizim derdimiz Ortadoğu olmuş .Tabi ki zulmün zalimin her ne olursa olsun karşısındayız lakin Uygur kardeşlerimizin suçu ne? Ulusal kanalarımızdan birinde ramazan programına rastladım. Programa katılan bir muhterem abimizin söyledikleri çok dikkatimi çekti ve şöyle konuştu “ ben önemli yardım kuruluşlarında fahri gönüllüyüm, bir gün ofise hali vakti yerinde bir kardeşimiz geldi bana yardım yapacağını söyledi, bende tabi ki dedim ve tam yardım ücretini verirken gayet hatırı sayılır bir ücret dedi ki ben bu ücreti DoğuTürkistan a bağışlayacağım ben şaşırmıştım çünkü ilk defa bir gönüllü DoğuTürkistana bağış yapmıştı”. İ.H.H yardımları malum kuzey ırak kürt bölgesi dahil her bölgeye giderken bir Doğu Türkistana uğramıyor.

    Benim bu yazıyı yazmakta ki temel amacım duyarlığımızı hatırlatmak ve Doğu Türkistan’ın sesini duyurmak. Orada zulüm görenler bizim hem din kardeşimiz hem de kan kardeşimiz. Kurtuluş savaşın da bize altınlarını satıp yollayarak destek veren kardeşlerimizi hatırlayalım ve mankurtlaşmayalım. Rabia Ananın çağrısına kulak verelim. DoğuTürkistan da zulüm bitene kadar  kardeşlerimizin dertlerini yazacağım bu daha başlangıç ve şunu da söylemeden geçmeyeceğim, Doğu Türkistan bedenen esir olabilir ama onlar fikirlerinde  ve hayallerinde hala özgür.Bağımsızlık savaşında kardeşlerimizi can ı gönülden destekleyerekten..

Muhabbet ile esenlikler dilerim saygılarımla..

x

Check Also

İngiltere parlamentosu Çin zulmüne resmen ‘soykırım’ olarak kabul etti

İngiltere parlamentosu Çin zulmüne resmen ‘soykırım’ olarak kabul etti İngiltere parlamentosu 22 Nisan, perşembe günü oy birliğiyle Doğu Türkistan’da soykırım yapıldığını kabul etti ve açıklama yapıldı. İngiltere Milletvekillerinin oylama konuşmalarında 2022 Pekin Kış Olimpiyatlarının boykot ...

Türk Mahkemesi, Çin’in Abdulkadir Yapçan’ın iade talebini reddetti

Türk mahkemesi, Çin'in Abdukadir Yapcan'ın iade talebini reddetti Türk Adaleti Tecelli etti, Çin düzmece iftiralarla iadesini talep ettiği Doğu Türkistan davasının Yılmaz lideri ve kanaat önderi Abdulkadir YAPÇAN’in 8 Nisan 2021 tarihindeki duruşması hayırla sonuçlandı. ...

Yalanın Gölgesinde Soykırım: Doğu Türkistan konulu basın toplantısı gerçekleşti

Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlalleri ve Çin yönetiminin propaganda faaliyetlerini cevap vermek amacıyla bir basın açıklaması gerçekleşti. basın toplantısında, Çin’in 2 Nisan’da gösterime giren “The War in The Shadows” filmiyle, Doğu Türkistan üzerinde propaganda ve ...

Sistematik soykırımın başlangıcı: Barın Katliamı

Çin’in Doğu Türkistan’ın Barın kasabasında gerçekleştirdiği katliamın üzerinden 31 yıl geçti.Eyüp Sultan Meydanı’nda düzenlenen basın açıklamasıyla 31 yıl önce yaşanan Barın Katliamı ile Doğu Türkistanlıların ortadan kaldırılması hedeflendi. Basın açıklamasını okuyan Uluslararası Doğu Türkistan Sivil ...

Barın Katliamın 31.yıl dönümünde Basın açıklaması

5 Nisan 1990 tarihinde Doğu Türkistan’ın kadim şehri Kaşgar’a bağlı Aktuğ yöresinin BARIN kasabasında İşgalci Çin Rejimi tarafından gerçekleştirilen Katliamı, Barın şehitlerini ve Barın Direnişini anmak ve Doğu Türkistan’da devam eden ve gün geçtikçe artan ...

İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu Dernek Başkanımızı evinde ziyaret

İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman SOYLU ve beraberinde Cumhurbaşkanı Başdanışmanları Sayın Ahmet Selim KÖROĞLU, sayın Ayhan OĞAN, Zeytinburnu Kaymakamımız ve Zeytinburnu İlçe Emniyet Müdürümüz Dernek Başkanımız Hidayet Oğuzhan’ı İstanbul’da evine teşrif ederek şereflendirdiler. bu nezaket ziyaretinden ...

STK’lardan Doğu Türkistan çağrısı: Şaka değil soykırım!

34 ülkeden 200’den fazla STK, Doğu Türkistan’da yaşanan Çin zulmüne dikkat çekti, toplama kamplarının kapatılması için çağrı yapıldı. Doğu Türkistan’da yaşanan zulümleri tüm dünyaya duyurmak amacıyla kurulan Doğu Türkistan Platformu, başta İstanbul olmak üzere tüm ...

Şaka değil Soykırım Doğu Türkistan basın açıklaması gerçekleşti

Bugün yanı 1 Nisan Cuma günü Beyazit meydanında İHH İnsani Yardım vakfının öncülüğünde Doğu Türkistan Platformu çatısı altında başta Uluslararası Doğu Türkistan STK’lar Birliği olmak üzere 200’ü aşkın STK’ların desteği ile 1 Nisan Şaka gününe ...

Şaka Değil soykırım Doğu Türkistan Basın bildirisi

Şaka Değil soykırım Doğu Türkistan Basın bildirisi