Doğu Türkistan’da neler oluyor?

MAP

Doğu Türkistan’da neler oluyor?

saityilmaz

Uluslararası ilişkilerde güç ilişkilerinin en önemli kurallarından birisi; küresel büyük güçlerin, kendi aralarında yaptıkları pazarlıklarda bölgesel güçleri dikkate almamasıdır. Nitekim Suriye’deki bataklığa ABD’nin bölgesel çıkarlarının bir parçası olarak saplanan Türkiye, bugün ABD ve Rusya Federasyonu arasındaki görüşmelerin ve pazarlıkların dışında tutulmaktadır. ABD, Rusya Federasyonu, Çin, Avrupa Birliği ve Japonya’nın dâhil olduğu bu büyük güçler grubu, 11 Eylül 2001 sonrası aralarındaki güvenlik ilişkilerinin kuramsal çerçevesi olarak “terörle mücadelede işbirliği” kavramını uydurdular. El Kaide, stratejisini Ortadoğu coğrafyasından ABD’yi çıkarmak olarak değiştirdiği için hedef haline geldi ve uluslararası kamuoyuna küresel tehdit olarak lanse edildi. Bu çerçevede ABD, Afganistan ve Irak’ı vurdu ve Ortadoğu’da büyük dönüşüm için iç savaşları tetikleyip, arka plandan idare etmeye başladı. Rusya Federasyonu ve Çin gibi ülkelerin ABD müdahalelerine muhalefeti hep cılız ve göstermelik kaldı. Onlar da kendi içlerinde ve yakın bölgelerinde istedikleri uyguladıkları her türlü devlet terörünü “terörle mücadelede işbirliği” çerçevesinde meşru hale getirmekte, birbirlerinin acımasız yöntemlerine sessiz kalmaktadırlar. Peki, terörle mücadele işbirliğinin gerçek hedefi kimlerdir; bir yanda Ortadoğu’da ABD’nin insafına kalmış İslam dünyası, diğer yanda Avrasya coğrafyasında bağımsızlığı kazanmaya çalışan ancak Rusya Federasyonu ve Çin tarafından en acımasız yöntemlerle bastırılan işgal edilmiş Türk dünyası toprakları içindeki direniş hareketleri.
ABD dâhil tüm bu büyük güçlerin gelecekteki rekabet sahası olan Avrasya’daki ortak düşmanları bu coğrafyadaki en stratejik yer altı ve yerüstü zenginliklerinin üzerine yayılmış Türklerdir. Bu yüzden Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) kurularak, Çin’in içindeki ve etrafındaki tehditlere karşı terörle mücadele diye bu ülkeler üzerinde güvenlik alanında işbirliği diye baskı mekanizması oluşturuldu. Böylece ŞİÖ çerçevesinde diğer üyelere baskı yaparak, Doğu Türkistan’dan kaçanları geri almak ve idam etmek mümkün olacaktı. Bu örgüt içinde Çin’in çok öne çıkması Rusya Federasyonu’nu rahatsız edince o da kendisinin lokomotifinde olduğu BRIC’i oluşturdu. Özetle ŞİÖ ve BRIC, Avrasya’daki Türkler konusunun Batı tarafından işlenmesinin ve onların Orta Asya’da canlanmasının önüne geçmek için kuruldu. Batı ile işbirliği Rusya Federasyonu ve Çin’e kendi içi ve etrafındaki çıkarlarına ABD’nin müdahil olmaması, yaptıkları gaddarlıklara göz yumulmaması anlamına geliyor. Örneğin Karabağ’da füze rampaları bulunan ve Ermenistan ile savunma anlaşması olan Rusya Federasyonu, on yıllardır Minsk Grubu ile Karabağ sorununun çözümünün önündeki tek engel olma tekelini sürdürüyor, Çeçenistan’da yaptığı vahşet görmezden geliniyor. Çin ise 1949 yılından beri Doğu Türkistan’da devam eden katliamlarında oldukça yol aldı. Ne Türk halkı ne de uluslararası kamuoyu burada devam eden çatışmalar ve yapılan vahim insan hakları ihlalleri hakkında en ufak bir haber yer almıyor.

Bizim Doğu Türkistan dediğimiz yer, Çin tarafından propaganda amaçlı olarak Sincar-Uygur Otonom Bölgesi denen ve Çin’in kuzey batısında yer alan geniş bir bölgedir. Batı Türkistan’ı Kazakistan, Türkmenistan, Kırgızistan ve Özbekistan toprakları oluşturuyor. 1928 yılında Türk adını silmek için Ruslar, Türkistan yerine “Orta Asya” kavramını uydurdular. Tarihsel olarak Türklere ait bu topraklarda modern Doğu Türkistan devleti 1933’de kuruldu ancak 1937’de tamamen ortadan kaldırıldı. İkinci Dünya Savaşı döneminde, Rusya’dan silah yardımı alan Uygur Türkleri, 1944 yılında Çin’e savaş ilan edip, Cumhuriyet rejimi kurdular. Ancak, Çin komünist olunca Rusya Federasyonu’nun Çin politikası değişti. 1949’da Çin-Rus Anlaşması üzerine Doğu Türkistan Devlet Başkanı ve 37 kişilik heyet görüşmeler yapmak üzere Moskova’ya çağrıldı. Heyetin tamamında yer alan kişilerin boyun ve belleri kırılarak öldürüldükten sonra bindirildikleri uçak havada patlatılıp, uçak kazası süsü verildi. Aynı yıl Doğu Türkistan’ı işgal eden Çin, o zamandan beri 15 milyon bebek-çocuk ile 2.5 milyon yetişkin Türkü yok etti. 1964’den itibaren sistematik bir şekilde Doğu Türkistan Ordusunu lağvedip, kültürel devrimle asimilasyon uyguladı.
Hemen hemen yarısı Çin içine zorla göç ettirilen Uygurlar, Osman Batur gibi komutanlarla savaşa devam ettiler. 1952 yılında Osman Batur’u yakalayan Çin ordusu parçalara ayırarak öldürdü. Çin, 1953’de BM’ye daimi üye olabilmek için, Batının baskısı üzerine Doğu Türkistan için otonom kavramını kabul etti. 1950’lerden beri pek çok Uygur başka ülkelere göç etti. Bugün Doğu Türkistan’da 38 milyon Türk varken, Çin içinde göç ettirilen miktar ise 35 milyondur. Dünya üzerindeki mevcutları 80 milyona yakın olan Doğu Türkistan Türkünün ülkelere göre dağılımı yaklaşık olarak şu şekildedir; Türkiye’de 1 milyona yakın (resmi 200 bin), Almanya’da 200 binin üzerinde, Amerika’da 50 bin, Kanada’da 30 bin, S. Arabistan ‘da 8-10 bin. Sadece Doğu Türkistan’da değil Türkiye’de bile Doğu Türkistan bayrağı kullanmak hala yasaktır. Çin’de her Türkistanlı adam başına bir raportör konacak şekilde sıkı kontrol edilmektedir. Çinliler Doğu Türkistan üzerinde pek çok oyun oynamaya devam ediyor. Sincan-Uygur Özerk Bölgesi kavramını kabullendirmek için, Çin ile sıkı bağları olan Rabia Kader’in başında olduğu Dünya Uygur Kurultayı Çin tarafından örtülü şekilde kurduruldu. 2004 yılında kurulan Washington’daki sürgündeki Doğu Türkistan hükümeti ise Washington’da ve BM tarafından tanınıyor. Doğu Türkistan Sürgün Hükümeti başında Enver Yusuf Turani var.
Ülkemizde de bazı Doğu Türkistan vakıf ve dernekleri olmakla birlikte, bunlardan Türk yöneticiler hep uzak durdu. Türk hükümetleri Tansu Çiller’in kısa dönemi hariç Doğu Türkistan’a hiç yardım etmedi. Türkiye’de sosyal demokrat geçinenler Türk dünyasına hep uzak durdular. Liberaller ekonomi uğruna Türk kardeşlerimizi görmezden geldiler. Türkçülüğe tepki özellikle ANAP dönemi ile başladı. 1980’de Çin büyümeye başlayınca PKK’yı desteklemeye başlamasın diye Özal döneminde Çin ile gizli mutabakat yapıldı. İslamcılar zaten Arap dünyasına odaklı oldular. Milliyetçilerin içinde ise gittikçe azalan miktarda Türk dünyasına sahip çıkılıyor. Yurt dışına giden büyükelçilere Çin ile ilişkileri bozacak bir şey yapmamaları için sıkı sıkı talimat verilmektedir. Türk yöneticilerinin basiretsizliği yanında, ekonomi ile ilgili öne çıkan daha çok kişisel çıkarlar ve mezhep politikaları bu insanların on yıllardır Çin ve Rusya’nın acımasız politikaları karşısında çektikleri acıları devam etmesine neden oluyor. Kısa bir ufuk turu yapalım;

– Irak kuzeyinde birkaç şirket para kazanacak diye sadece Kürt devletinin kurulmasına göz yumulmadı, Irak Türkmenleri de Barzani’nin insafına bırakıldı. Savunmasız ve sahipsiz Irak Türkmenleri Kürtleştirme politikaları içinde her geçen gün daha çok asimile olmaktadırlar.

– Suriye’nin kaça bölüneceği belli değil ama Suriye (Burçak) Türklerinden bahseden kimse yok. Başbakan’ın acaba Suriye Türkleri ile ilgili bir planı olduğunu düşünen biri var mı?

– Karadeniz’in etrafındaki Kırım Türkleri ve Çeçen kardeşlerimiz on yıllardır acımasız Rus saldırıları altında yok edilmektedir. Rusya ile yapılan anlaşma ile İstanbul’un göbeğinde güpegündüz katledilen Çeçen liderlerin durumuna hep kayıtsız kaldık.

– Abhazları, Gürcistan politikamız nedeni ile Rusların kucağına attık. Rusya korkusu nedeni ile Dağıstan’da olan bitenlere de sırtımızı döndük. Hâlbuki Rusya haritası bir gün Dağıstan’dan yırtılacak.

– Rusların en büyük korkuları olan Tatarlar ise gittikçe daha fazla Türklük bilincine ulaştılar. Sinema günleri ve Tatar günleri gibi kültürel etkinlikler düzenleyerek yurt dışındaki Tatarları da Tataristan’da bir araya getiriyorlar.

Doğu Türkistan’da direnişçiler tarafından Çin esaretinden kurtulmak için yeni bir ordu kuruldu. Doğu Türkistan İslam Ordusu, Çin Ordusu ile son iki yıldır çetin bir savaş içindedir. Çatışmalar bugünlerde Doğu Türkistan’ın Kaşgar ve Hotam şehirlerinde yoğunlaştı. Daha çok gerilla savaşı şeklindeki çatışmalarda son üç ayda 1000’in üzerinde Çin askeri öldürüldü. Bugün Doğu Türkistanlı savaşçılardan bir grup El Nusra içinde var ana hedeflerinde Esat yok. PYD ile savaşan Türkistanlılar iki hafta içinde 185 PKK’lıyı öldürdü. Malezya’dan Türkiye’ye gelmek isteyen 150 Türkistanlı aile kabul edilmedi. Hâlbuki güney sınırımızda 600 bin Suriyeli besliyoruz. Bunların çoğu tehcir yolu ile Suriye’ye giden Ermenilerin çocukları ve Ermeni Kilisesi tarafından kaydediyorlar. Türkiye, eski Doğu Türkistan hükümeti üyelerini de kabul etmiyor. Son bir aydır PYD ile çoğu gizli en az on defa görüşen Başbakan Erdoğan, yardım bekleyen Doğu Türkistanlıları ise yok sayıyor. Avrasya coğrafyasında direnen Türk kardeşlerimizin tek ihtiyacı biraz yardım. Bu destek olsa çok kısa sürede yüzyılların boyunduruğundan kurtulabilirler. Bunun için Türkiye’nin Türk dünyasını gözeten bir vizyon kadar, kamuoyunun bilinçlenmesine ve bu yardımın kurumsal hale getirilmesine ihtiyaç var. Unutmayın, Türkiye’nin sorumluluğu sadece Doğu Türkistanlılara değil, 260 milyonluk tüm Türk dünyasınadır. Bin yıllardır, acılara dayanarak kimliklerini koruyan bu kardeşlerimizi yok saymayalım.

Doç.Dr.Sait YILMAZ
@DocDrSaitYilmaz
ulusalkanal.com.tr

x

Check Also

Çin: BM bünyesinde Uygur Müslümanları için etkinlik düzenlemek, Pekin’e hakaret

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hua Chunying, Birleşmiş Milletler (BM) bünyesinde Uygur Özerk Bölgesiyle ilgili bir etkinlik düzenlenmesinin Pekin’e hakaret anlamına geldiğini söyledi. Konu ile ilgili açıklama yapan Hua Chunying, Almanya, ABD ve İngiltere’nin girişimiyle BM ...

Çin’den BM ülkelerine skandal çağrı: Pekin karşıtı organizasyonlara katılmayın

Çin’in Doğu Türkistan’da Uygur Türklerini maruz bıraktığı zulüm tüm çağrılara rağmen devam ediyor. Çin’in bazı BM ülkelerine Pekin’in Uygurlara uyguladığı zulmün ele alınacağı bir organizasyona katılmamaları yönünde ikna çağrısında bulunduğu belirtildi. Çin’in Doğu Türkistan’da Uygur Türklerine ...

Çin güvenilir bir ticari partner midir?

Merve Şebnem Oruç / Gazeteci, Yazar 08.05.2021 Covid-19’a karşı geliştirdiği aşıyı ticari bir silah olarak kullanmayı denediği bilinen ve Doğu Türkistan nedeniyle karşılaştığı en ufak eleştiriye dahi çok sert ekonomik tehditlerle cevap veren Çin’in sadece ...

İngiltere’den Doğu Türkistan adımı! Çin zulmüne resmen ‘soykırım’ dedi

Çin’in Doğu Türkistan Uygur Müslüman Türklerine yönelik insanlık dışı uygulamalarını İngiliz parlamentosu ‘soykırım’ olarak tanıyan önemli bir karar aldı. Doğu Türkistan’da Müslüman Uygur Türklerine yönelik Çin zulmü devam ediyor. Binlerce Uygur Türkü’nü toplama kamplarında zorla çalıştıran, çocukları ...

23 NİSAN Çocuk bayramı ve Doğu Türkistanlı Çocuklar

Basın Bildirisi Bugün TBMM kurulmuş, Bağımsız ve Egemen Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu için en önemli adım atılmış gündür. Bugün çocukların kendi ana vatanında mutlu ve hür yaşamaları için bağışlanmıştır. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ...

İngiltere parlamentosu Çin zulmüne resmen ‘soykırım’ olarak kabul etti

İngiltere parlamentosu Çin zulmüne resmen ‘soykırım’ olarak kabul etti İngiltere parlamentosu 22 Nisan, perşembe günü oy birliğiyle Doğu Türkistan’da soykırım yapıldığını kabul etti ve açıklama yapıldı. İngiltere Milletvekillerinin oylama konuşmalarında 2022 Pekin Kış Olimpiyatlarının boykot ...

Türk Mahkemesi, Çin’in Abdulkadir Yapçan’ın iade talebini reddetti

Türk mahkemesi, Çin'in Abdukadir Yapcan'ın iade talebini reddetti Türk Adaleti Tecelli etti, Çin düzmece iftiralarla iadesini talep ettiği Doğu Türkistan davasının Yılmaz lideri ve kanaat önderi Abdulkadir YAPÇAN’in 8 Nisan 2021 tarihindeki duruşması hayırla sonuçlandı. ...

Yalanın Gölgesinde Soykırım: Doğu Türkistan konulu basın toplantısı gerçekleşti

Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlalleri ve Çin yönetiminin propaganda faaliyetlerini cevap vermek amacıyla bir basın açıklaması gerçekleşti. basın toplantısında, Çin’in 2 Nisan’da gösterime giren “The War in The Shadows” filmiyle, Doğu Türkistan üzerinde propaganda ve ...

Sistematik soykırımın başlangıcı: Barın Katliamı

Çin’in Doğu Türkistan’ın Barın kasabasında gerçekleştirdiği katliamın üzerinden 31 yıl geçti.Eyüp Sultan Meydanı’nda düzenlenen basın açıklamasıyla 31 yıl önce yaşanan Barın Katliamı ile Doğu Türkistanlıların ortadan kaldırılması hedeflendi. Basın açıklamasını okuyan Uluslararası Doğu Türkistan Sivil ...