Uygurlar “Kültür İhtilali”nin Kara Boranlarında Neler Kaybetti?

 

Uygurlar “Kültür İhtilali”nin Kara Boranlarında Neler Kaybetti?

Kültür ihtilalinde Külah Giydirilenler

“Kültür ihtilali” nin içeriği bugüne kadar Çin’in yakın tarihindeki unutulmaz kara leke sıfatı ile insanların idrakinden kaybolmuş değildir.
Dünyadaki birçok ülkelerin fen-teknoloji ve iktisadi yönden uçarcasına gelişme dönemine girdiği 1960-1970 yıllarında Çin gibi nüfusu en çok olan devlette yürütülen bu siyasi boran milyonlarca kişinin gururunu insanlık kadir-kıymetini ve insanca yaşama özgürlüğünü çiğnemişti. Mao Zedung’un “Tarihte emsali görülmemiş ihtilal” diye tarif ettiği “Kültür ihtilali” gerçekte 20. asrın 30. yıllarında Stalin hükümranlığındaki Sovyetler Birliğinde yürütülen “Büyük temizlik”in Çin’deki şekli değişmiş varyantı idi. O halde, Uygur halkı “Kültür İhtilali” denilen bu afetli yılların kara boranlarında ne kadar ağır bedeller ödedi?
1966 yılı yazında “Külür İhtilali” öncelikle Pekinde başlanıp çok geçmeden onun şiddetli kara boranları Doğu Türkistan’a ulaştığında Uygur halkının başına yine büyük bir bela ve afetin gelmekte olduğunu birçok kişi henüz hissetmemişti. Mao Zedung’un şahsi iradesi ile ortaya çıkan bu siyasi boranın Doğu Türkistan’da değişik bir tarzda yayılması ve yerli halkın milli kaderini berbat etme yönelişine bakarak artacağını insanlar halen tasavvur etmemişlerdi. Dolayısıyla “Kültür İhtilali”nin kara kasırga Doğu Türkistan’ı kapladığında Uygur halkı çifte bedel ödemeye mecbur oldu. Onlar bu esnada bir taraftan “Kültür İhtilalı” adı ile bütün Çin’de yürütülen siyasi hareketlerin kurbanı olurlarken, diğer taraftan’da Çin milliyetçiliğinin darbe odağına dönüşerek milli kimlik ve kültür geleneğinden uzaklaştırıldı. “Kültür İhtilali döneminde Doğu Türkistan’daki milletler bir-birleri ile karşı-karşıya getirildiler. Milli kültür inkar edilerek, geniş çaplı bir Çinlileştirme politikası yürütüldü. Uygur halkının İslam inancı şiddetli şekilde yasaklanmaya uğrayarak, dinsizleştirme ve kızıllaştırma hareketi icra edildi. Daha da acıklı olanı şu ki, böylesine haddi aşan eylemler milletin kendi içerisinden çıkan siyasi yandaşların elleriyle yürütüldü.
istiklalgazetesi.com.tr
5 Temmuz’dan bir gün sonra Tohti Ali Haşim’e bir “Kültür İhtilalı” denilen bu afetin Doğu Türkistan’da nasıl bir tarihi şeraitte başladığı ve yayıldığı konusunda o devrin şahitlerinden biri olup, Avustralya’da yaşamakta olan Hüsen Efendi kendi görüşlerini ifade etti.
On yıllarca devam eden “Kültür İhtilalı” Uygurların hayatında 20. asrın ikinci yarısındaki en müthiş bir tarihi sayfayı oluşturdu. Bütün millet sadece kendisine olan inancı ve geleceğine olan ümidinden olmakla kalmayıp, milletin maneviyatını ayakta tutan milli anane ve milli ruhtan da uzaklaştırıldı. Bilhassa bir bütün olan milleti sürükleyip götürmekte olan her alandaki komutanlar, bilgili aydınlar, din alimleri ve saygın kişiler öncelikli olarak darbe vurmanın odağına dönüştürüldü. Bunun sonucunda dünyanın uçarcasına gelişmekte olduğu 1960 ve 1970 yıllarında Uygur halkı Çin’deki milli kimliği en açık azınlık millet olma sıfatı ile tahmini imkansız derecede ağır bedeller ödedi. Hüsen Efendi bu noktayı başından geçirdiği acı bir sergüzeşti ile beyan etti. RFA-Kutlan

x

Check Also

İngiltere parlamentosu Çin zulmüne resmen ‘soykırım’ olarak kabul etti

İngiltere parlamentosu Çin zulmüne resmen ‘soykırım’ olarak kabul etti İngiltere parlamentosu 22 Nisan, perşembe günü oy birliğiyle Doğu Türkistan’da soykırım yapıldığını kabul etti ve açıklama yapıldı. İngiltere Milletvekillerinin oylama konuşmalarında 2022 Pekin Kış Olimpiyatlarının boykot ...

Türk Mahkemesi, Çin’in Abdulkadir Yapçan’ın iade talebini reddetti

Türk mahkemesi, Çin'in Abdukadir Yapcan'ın iade talebini reddetti Türk Adaleti Tecelli etti, Çin düzmece iftiralarla iadesini talep ettiği Doğu Türkistan davasının Yılmaz lideri ve kanaat önderi Abdulkadir YAPÇAN’in 8 Nisan 2021 tarihindeki duruşması hayırla sonuçlandı. ...

Yalanın Gölgesinde Soykırım: Doğu Türkistan konulu basın toplantısı gerçekleşti

Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlalleri ve Çin yönetiminin propaganda faaliyetlerini cevap vermek amacıyla bir basın açıklaması gerçekleşti. basın toplantısında, Çin’in 2 Nisan’da gösterime giren “The War in The Shadows” filmiyle, Doğu Türkistan üzerinde propaganda ve ...

Sistematik soykırımın başlangıcı: Barın Katliamı

Çin’in Doğu Türkistan’ın Barın kasabasında gerçekleştirdiği katliamın üzerinden 31 yıl geçti.Eyüp Sultan Meydanı’nda düzenlenen basın açıklamasıyla 31 yıl önce yaşanan Barın Katliamı ile Doğu Türkistanlıların ortadan kaldırılması hedeflendi. Basın açıklamasını okuyan Uluslararası Doğu Türkistan Sivil ...

Barın Katliamın 31.yıl dönümünde Basın açıklaması

5 Nisan 1990 tarihinde Doğu Türkistan’ın kadim şehri Kaşgar’a bağlı Aktuğ yöresinin BARIN kasabasında İşgalci Çin Rejimi tarafından gerçekleştirilen Katliamı, Barın şehitlerini ve Barın Direnişini anmak ve Doğu Türkistan’da devam eden ve gün geçtikçe artan ...

İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu Dernek Başkanımızı evinde ziyaret

İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman SOYLU ve beraberinde Cumhurbaşkanı Başdanışmanları Sayın Ahmet Selim KÖROĞLU, sayın Ayhan OĞAN, Zeytinburnu Kaymakamımız ve Zeytinburnu İlçe Emniyet Müdürümüz Dernek Başkanımız Hidayet Oğuzhan’ı İstanbul’da evine teşrif ederek şereflendirdiler. bu nezaket ziyaretinden ...

STK’lardan Doğu Türkistan çağrısı: Şaka değil soykırım!

34 ülkeden 200’den fazla STK, Doğu Türkistan’da yaşanan Çin zulmüne dikkat çekti, toplama kamplarının kapatılması için çağrı yapıldı. Doğu Türkistan’da yaşanan zulümleri tüm dünyaya duyurmak amacıyla kurulan Doğu Türkistan Platformu, başta İstanbul olmak üzere tüm ...

Şaka değil Soykırım Doğu Türkistan basın açıklaması gerçekleşti

Bugün yanı 1 Nisan Cuma günü Beyazit meydanında İHH İnsani Yardım vakfının öncülüğünde Doğu Türkistan Platformu çatısı altında başta Uluslararası Doğu Türkistan STK’lar Birliği olmak üzere 200’ü aşkın STK’ların desteği ile 1 Nisan Şaka gününe ...

Şaka Değil soykırım Doğu Türkistan Basın bildirisi

Şaka Değil soykırım Doğu Türkistan Basın bildirisi