BU ZULÜM TANIDIK

BU ZULÜM TANIDIK

Ahmet Ay [email protected]

1750 sonrası Çin işgaline uğrayan ve 1955’de resmî olarak Çin’in özerk bölgesi olan Doğu Türkistan, maalesef hâlen Çin’in zulmü ve işgali altında.

Afrika’da, Ortadoğu’da karşılaştığımız sahnelerin aynısı Doğu Türkistan topraklarında da görülüyor. Keza dünyanın Afrika’ya sessizliği gibi buraya da sessizliği, sağırlığı hakim.

“Tarihî Türkistan topraklarında, Kaşgar’da, Urumçi’de, Turpan’da insanlık suçları işleniyor. Temel insani hakları ellerinden alınan, zorla göç ettirilen, soykırımlara maruz kalan Doğu Türkistan halkı, özgürlüğüne kavuşmak istiyor.”

Konuyu çok iyi tahlil eden Meltem Arıkan bu asil halkın Çin iddialarıyla uzaktan yakından alakası olmayan insani ve İslami vasıflarını şöyle anlatıyor:

“Uygur Türkleri efendiliğiyle, dürüstlüğüyle, sabrıyla, yatıştırıcı olmasıyla, devlete itaatiyle, mütevaziliğiyle, sadakat ve vefasıyla ün kazanmış asil bir halktır.” Bu halka Çin’in yaftası ‘radikal İslamcı’ olduğu için mi 60 yıllık bu zulme batı sessiz kalıyor?

Batı zulmü batı zulmü diyoruz hep, haksız da değiliz. Çünkü batının özellikle 3. dünya ülkelerine ve son yüzyılda da her yere ‘barış ve demokrasi götürmek için’ yapmadığı zulüm kalmadı.

Katliamlar, yeraltı ve yerüstü zenginliklerin talanı, ahlaksızlık ihracı batının bu ülkelere götürdüğü ‘haklar’dı.

Bunun aynısı Doğu’da da görülür.

Sovyetler’in 1990’a kadar yaptığını Çin hala yapmakta. Son yıllarda Doğu Türkistan/Sincan’a yapmadığı zulüm kalmadı Çin’in. Modernleştirme yalanıyla katliamlar yapan Çin dünyadan ciddi hiçbir tepki görmüyor. Öyle ki Suriye’nin durumunu çok yakından izleyen bizler de çok önceleri başlayan Doğu Türkistan sorununa duyarsız kalmıştık.

“Urumçi olaylarının 2 versiyonu var. Uygurların anlattıkları versiyonda, Uygurlar, hükümetin son derece sert bastırma girişiminin şokuyla ayaklanmaya dönüşen barışçıl bir gösteriden söz ediyorlar. Pekin’in anlattığı şekliyle ise olay, radikal İslamcı bir ayaklanma çıkartan dış güçler tarafından manipüle edilen Uygur unsurlarının provokasyonudur.” (Le Monde, 9 Temmuz 2008)

Ne kadar tanıdık bahane değil mi?

“Radikal İslamcı ayaklanma!”

Dünya islama ve Müslüman bahane ya, derhal yafta hazır:

Radikal İslamcı ayaklanma… Fransa’da Mali’ye bu sebeple bomba yağdırdı!

‘Radikal komünist’ Çin zulmü katliama da varsa katledilen ‘İslamcı’ oldukları için batı bunu duymaz görmez.

Şimdi rakamlara bakalım da ‘insanlık nerede’ diye haykıran bu mazlum halka ağlamayın:

“Elbette bu ilk değil. Kardeşlerimiz ilk defa bayram kutlamaktan, ibadetlerini yerine getirmekten engellenmiyorlar, yaklaşık 60 yıldır yaşadıkları birbirinden ağır baskılardan son bir örnek bu sadece.

35 milyon mazlumun şehit edildiği Doğu Türkistan’da,

1949-1952 yılları arasında 2 milyon 800 bin;

1952-1957 arasında 3 milyon 509 bin;

1958-1960 yılları arasında 6 milyon 700 bin;

1961-1965 yılları arasında 13 milyon 300 bin kişi ya Çin ordusu tarafından şehit edildi ya da kızıl rejimin doğurduğu kıtlık sonucunda öldü.” (Meltem Arıkan)

Bunun yüzde onu Yahudilere yapılmamıştı, buna rağmen uygar dünya! Yahudilerin kölesi olup Nazilerin bu günahını unutturmaya çalışıyor. Elbette Yahudilere de, hiç kimseye de zulüm doğru değil. Ama bu zulüm ve katliam görülmeyecek kadar basit mi?

” Şu gerçeği de hatırlatmak gerekir: Çin, Doğu Türkistan’ı sahipsiz gördüğü müddetçe ezmekten kolay kolay vazgeçmeyecektir. Türkiye’nin bu konudaki gayretlerinin ise tek başına etkili olması çok zor. Türkiye Doğu Türkistan’a her zaman sahip çıkmaya devam edecektir, ama Uygurlu kardeşlerimizin kurtulabilmesi için Türk İslam Dünyasını ortak bir sesinin olması yani bir olması şarttır.”

Şimdi, ‘radikal komünist’ Çin’in bu zulmüne bir an önce son vermesi, kardeşlerimizin özgürlüğüne kavuşması için diplomatik yolları faal bir şekilde kullanmamız gerekir. Sivil toplum örgütleri de İslam dünyasındaki diğer kardeşlerimiz için gösterdikleri hassasiyetin aynısını Uygur Türkleri için de göstermelidirler. Gerekirse periyodik basın açıklamalarıyla bu zulmü gündemde tutmalıdır.

Twitter: @ahmetay_

x

Check Also

STK’lardan Doğu Türkistan çağrısı: Şaka değil soykırım!

34 ülkeden 200’den fazla STK, Doğu Türkistan’da yaşanan Çin zulmüne dikkat çekti, toplama kamplarının kapatılması için çağrı yapıldı. Doğu Türkistan’da yaşanan zulümleri tüm dünyaya duyurmak amacıyla kurulan Doğu Türkistan Platformu, başta İstanbul olmak üzere tüm ...

Şaka değil Soykırım Doğu Türkistan basın açıklaması gerçekleşti

Bugün yanı 1 Nisan Cuma günü Beyazit meydanında İHH İnsani Yardım vakfının öncülüğünde Doğu Türkistan Platformu çatısı altında başta Uluslararası Doğu Türkistan STK’lar Birliği olmak üzere 200’ü aşkın STK’ların desteği ile 1 Nisan Şaka gününe ...

Şaka Değil soykırım Doğu Türkistan Basın bildirisi

Şaka Değil soykırım Doğu Türkistan Basın bildirisi

Sözde 75 Aşırlık Belirtisi

Aşağıda sözde “Dinî Aşırılık İçeren Faaliyetler Hakkında Temel Bilgiler (75 Aşırılık Belirtisi)” verilmektedir. Dinî aşırılık bir din değildir, mücadele etmek istediğimiz şeydir. Sincan’daki dinî aşırılık genellikle etnik bölünmeler ve şiddet içeren terörizmle iç içe geçmektedir. ...

Şaka değil soykırım Doğu Türkistan Çağrı Mektubu

4 yıl önce 1 Nisan’da insanlar kitleler halinde toplama kamplarına alınmaya başlandı. Bu insanlık ayıbı son bulsun. Sesimiz bir olsun KAMPLAR KAPATILSIN! Çağrı Mektubu Şaka değil soykırım Doğu Türkistan 1 Nisan 2017 tarihinden itibaren Çin ...

Doğu Türkistan’da devam eden soykırım hakkında açıklama

Çin, soykırım suçlarını artık gizleyemez

Doğu Türkistanlılar Çin dışişleri bakanının Ankara ziyaretini protesto etti.

25 Mart perşembe günü Çin dışişleri bakanı Vang Yi’in Ankara ziyaretini tepki gösteren binlerce Doğu Türkistanlılar İstanbul Beyazıt meydanında protesto etti. Uluslararası Doğu Türkistan Teşkilatlar birligi öncülüğünde düzenlenen protesto ve Basın toplantısında protestocular, Zalim Çin ...

Doğu Türkistan’da devam eden soykırım basın açıklaması gerçekleşti

Doğu Türkistan’da, işgalci Çin yönetimi tarafından açık ve net bir şekilde soykırım yapılmaktadır. Çin, soykırım suçlarını artık gizleyemez.

Basın açıklamasına davet

Doğu Türkistan Basın Açıklamasına Davet