Doğu Türkistan’dan Antalya’ya anlamlı mesajlar

Doğu Türkistan’dan Antalya’ya anlamlı mesajlar

Gazetecilik ve belgeselcilik okurların ve izleyicilerin ilgisini çektiği oranda başarılıdır. Doğu Türkistan ile ilgili yazdığım yazı büyük ilgi uyandırdı. Bu yazımıza Doğu Türkistan kökenli ve İstanbul’da oturan Munise A.. adlı hanımefendiden anlamlı bir mesaj geldi. İsterseniz Doğu Türkistan ile ilgili yazımıwww.gebzegazetesi.com adresinden okuyabilirsiniz.

  Antalya ve Anamur’dan da iki ayrı mesaj geldi. Antalya’dan Aksu belgeseli ile ilgili Osman Alihan beyden gelen mesaj ile Anamur’dan bizlere yazan bir değerli meslektaşımızın mesajını da bu köşemde paylaşıyorum. Antalya ve Anamur ile ilgili yazılarımı www.gebze gazetesi.com adresinden okuyabilirsiniz. Önce Doğu Türkistan ile ilgili mesajı geldiği gibi Doğu Türkistan şivesiyle sizlerle paylaşıyorum.

İsmayil efendi :

  Size de çok çok teşekkür ederim . Ben Dogu türkistanin Gulca şehrinden geliyorum. Bence sizin burdaki Uygurlarla konuşmaniz siz ne kadar çok bilgileri elde edeceğinizi biliyorsunuz . size tevsiyem sizin bu İPEK YOL projeniz bittikten sonra , geçen gazetelerde almaniyeye giden türkler hakkında filim ve gazete haberleri çikmişti , onun gibi UYGURLAR hakkınde bir şeysaniz burdaki TÜRK kardeşlerimizin bizi daha iyi tanimasi ve kardeşlik ilişkesinı daha iyi daha sağlam olucağını sağliyacak diye düşünüyorum .

 kendımı tanıştırsam : adım munise a . işimdeki soy adim uysal oldu. çinin farkli bolgelirinde universite okudum . çinçeyi ana dilim gibi konuşyorum ama çinlilerden …..  ve işimde bir tane çin TÜRÜK ortak şirketinde çalişiyorum. buda iki tana çocuğum içindir . ben çalişmassam bir tane maş istanbulda geçinmek çok zor  ondan başka çocuklarım benden daha bilgili sağlikli güçlu olmasi için anne baba olarak daha çok çalişmamiz gerekiyor diye duşünüyorum. kendimi misal alsam benim babam tamirjilik annem temizlik yaparak 4 tane çocuğunun 3 tanesini universite de okuttu . bir taneside okucakti amma u anne babama çok acidi için kendi çalişip para kazanmak istediği için okulu terik  etti. işimdeki şartlarda ben annam babama göra daha rahet bir ortamdayim . çocuklarim bende daha iyi olmasini her zaman düşünüyorum . ben TÜRKİYEYE geldiğimde burakı halıkın rahat konforlu hayada ulaşmiş hiç kimse bunun farkinde değil , bir milletin özgür yaşamasinin ne kadar değerli olduğunu unutmuş ,saçma sapan işlerin peşinde kavgalar . en besit 4+4 çiktiğinda u kadar tartiştilarki , başka musulman kardeşlerin mesala AFRIKA, ÇİÇİNYE ,UYGUR saysam çok onlarin çocuklari okula değil bir ön yemeksiz yaşadiğini unuttu hiç kimse çikip bu konuyo ortaya atmadi . çocuklara süt verildi unun üzerindeki tartişmalar …….. ben bunlardan çok üzülyorum . oğlum 63 aylik hiç düşünmeden endişelemeden okula verdim çünkü ben bu millete öğretmene güveniyorum .

  bu sene memliketime gittim eski komşumdan biri ´ TÜRKİYE bizim için 2009 daki olayda çok sahip çıktı gerçekten bize öyle sonuna kadar sahıp çikar mı? bizi kurtarır mı ? ´ diye sordu …….. ben ´ canim benin sen çok güzel hayal kurmuşsun amma TÜRKYE kendi tiror olayi nedeniyle hiç bir türük kardeşlerine sahip çikma durumu yok . senin le ben en iyisi ALLAHA dua edelim ´ dedim. bu sözu söylerken işimdi yazarkan boğazim sert burnum açiyor güzlerim yaşaryor ….. gerçekten siz gitmişsiniz görmuşsunuz  öyle değil mi * bize kim sahıp çikicak ?

 dediğim gibi burda yaşiyan her UYGUR in her türlu hikayesi her turlu düşüncesi var .  eğer iyi dinliyen bir varsa biz size neler neler anlaticağiz …………

   çok konüştum kusura bakmayim . ben burdakı hep insan gibi yaşayan insalik için bir şeyler yapan  adam gibi adamlari çokkkk severim . çünkü babam bana şunu öğretmişti ´ önce adam olmayi ondan sonra bilimli olmayi öğrenin´ . her zaman bu soruyu soruyorum adam ola bildim mi siz ?

Saygılar

Munise A.

ANTALYA AKSU’DAN TEŞEKKÜR

Muhterem İsmail Bey,

 Antalya ve Aksu hakkındaki yazılarınızı büyük bir dikkat ve heyecanla okudum. Antalya Aksu ikametgâhlı biri olarak çalışmalarınıza büyük bir beğeni ve takdirlerimi ifade ediyor daha nice hayırlı çalışmalara muvaffakiyetinizi Hz.Allah’dan niyaz ediyorum.

Gerek devri alem belgesel programlarınız, gerekse yazılarınız yitik hazine mesabesinde olan tarih ve medeniyetimizi gün ışığına çıkarıyor. Bir milletin topyekun uyanıp kendine gelmesine vesile oluyor.Ecdadımızın paha biçilmez nadide eserleri yeniden tarih şuuruyla keşfediliyor.

Bir millet, kendi tarihini araştırıp yazmadığı, yaşayan nesillerine öğretmediği, gelecek nesilerine aktarmadığı takdirde herhangi bir varlık davası veya var olabilme mücadelesinden bahsetmesi mümkün değildir.

Esas olan da, maziden ebede doğru akıp giden zaman nehrindeki hâdiseler selinde boğulmamak için tarihin ‘ibret sandalına’ binmektir. Hayat gemisini rotasından sapmadan, salimen menziline ulaştırmak için tarihin aktardığı/taşıdığı koordinatlardan faydalanmak hayatidir. Frekansımızı tarihe ayarlı kıldığımız takdirde, geleceği inşa etme ve selâmete erişme adına yolumuzu şaşırmak söz konusu olmayacaktır. Yeter ki, onun bize bahşettiği ‘tecrübeler definesine’ ilgi gösterelim, ‘ibretler sarayını’ temaşa edelim ve istikbalimize yön veren ‘trafik levhalarını’ dikkate alalım.

 Tarih şuuru, tarihi bilmekle kazanılır. Nasıl ki bir kişi hayatını bildikçe kendisini tanırsa, bir millet de de tarihini bildikçe kendini tanır. Çünkü dili, dini, gelenekelri nesi varsa geçmişten gelmektedir. Tarih şuuru, bir millete varlığını sürdürmesi için hangi değerlerini muhafaza etmesi gerektiğini öğretir. Okullarımızda tarihimizi doğru okutmakla tarih şuuru kazandırılabilir. Tarih bir milletin hafızasıdır. Hafızada doğru bilgiler varsa, o insan sağlıklı zihin yapısına sahip olur.

Sizlerin de “Selçukludan Osmanlıya Antalya” belgeselinde ifade ettiğiniz gibi Antalya denince hep Roma Bizans antik  medeniyeti ve turizm akla geliyor.Çünkü bu millete ve dünyaya Antalya’nın Selçuklu ve Osmanlı  eserleri hep yitik hazine olarak saklı tutulmuş,dünyaya tanıtılmamış.

Antalya Aksu denince sadece Perge antik şehri birazda kurşunlu şelalesi gerek devletimizin resmi sitelerinde gerekse özel kuruluşların web sayfalarında tanıtılmış.Halbuki biraz araştırma yapıncaselçuklu devletinden yadigar murtana(yurtpınar)da AĞALAR cami  Karaözde tarihi cami keşfedilmeyi beklemekde.Kezâ topallı köyü ve yeşil karaman köylerinde Osmanlıdan kalma tarihi camiler keşfedilip restora edilmeyi,ecdadımızın ruhunu şâd edip yeniden necip ecdadın torunlarına  abide şaheserler olarak kıyamete kadar hizmet verme mücadelesi içindeler.

Yine her köyde ecdadımızın hayat ve ayak  izlerini bulmak,yeni nesle tanıtmak mümkündür:Hanlar,hamamlar,su sarnıçları,mesire yerleri,kuyular,,,

2007 yılında çekmiş olduğunuz ve defalarca televizyon kanallarında yayınlanmış olan “Selçukludan Osmanlıya Antalya” belgeselinden sonra murtana(yurtpınar)daki ağalar cami  Selçuklu eseri yeşil karamandaki Osmanlı yadigarı cami restora edilmiş olup diğer eserlerde yetkililer tarafından restora proğramına alınmıştır.Vesile olduğunuz için teşekkür ve dua ederiz.

Aksu belediyesiyle yapacağınız AKSU BELGESELİ Antalya da bir ilk olacaktır.Nice hayırlı hizmet ve faaliyetlere vesile ve vasıta olacaktır.Heyecanla ve sabırsızlıkla bekliyor,OKUMARAHBERİ.COM sitesi olarak çalışmalarınıza her türlü destek vermeye hazırız.

 Unutmayalım ki, tarihe duyduğumuz alâka ve hayatımızdaki yeri, nasıl bir gelecek düşlediğimiz ve kendimizi nerede görmek istediğimizle doğrudan ilişkilidir. Gelecekte gelişmeye inancını kaybeden bir toplum, geçmişindeki ilerlemeyle ilgilenmekten de vazgeçer. Son söz olarak biz de Yılmaz Öztuna’nın dediği gibi diyoruz: “Cihan çapında söz sahibi olmak isteyen bir millet, tarihî kimliğine sahip çıkmalı, tarihî misyonunu ihmal etmemelidir.”

Selam ve dua ile

OSMAN ALİHAN

ANAMUR’DAN ANLAMLI MESAJ

http://www.gebzegazetesi.com/Koseyazisi-1839-Antalya´dan-Eskihisar´a.html

Sayın İsmail Bey,

Adım Oktay Demir

Anamur´da Akdeniz Postası Gazetesi´nde çalışmaktayım.

Ayrıca Anadolu Ajansı muhabirliğini yürütmekteyim. Gebze Gazetesi´nin internet sitesinde 7 Kasım 2012 tarihli ve “Antalya´dan Eskihisar´a” başlıklı köşe yazınızı tesadüfen görerek okudum.

İlçemize gösterdiğiniz ilgi için size teşekkür ederim. Ancak, yazınızda bahsettiğiniz kalenin adı “Mağmure” değil, “Mamure”dir.

Karamanoğulları döneminde onarıldığı için “Mamur” etmek kelimesinden adı Mamure olmuştur. Yazınızdaki bir başka yanlış bilgi de muzun Kıbrıs´tan getirilerek 1946 yılında ilk defa Kaledran Köyü´nde yetiştirildiği bilgisidir. Anamur´da muz üretiminin başlangıcı bahsettiğiniz gibi 1946´da değil, kesin tarihi bilinmemekle beraber Cumhuriyet dönemine dayanmaktadır. Mübadeleden önce ilçemizde yaşayan Rum tüccarların gemiyle gittikleri Mısır´dan

getirdikleri muzları bahçe süsü amacıyla diktikleri ancak meyve verince, yetiştiriciliğin yaygınlaştığı bilinmektedir. Bu bilgilere ilçemiz ile ilgili birçok basılı yayın ve internet sitesinden rahatça ulaşılabilir. Bu düzeltmeyi sadece ilçemizin doğru şekilde tanınması amacıyla yazdım. Başka bir sebebi yoktur.

Çalışmalarınızda başarılar dilerim

Cevapla

x

Check Also

Çin: BM bünyesinde Uygur Müslümanları için etkinlik düzenlemek, Pekin’e hakaret

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hua Chunying, Birleşmiş Milletler (BM) bünyesinde Uygur Özerk Bölgesiyle ilgili bir etkinlik düzenlenmesinin Pekin’e hakaret anlamına geldiğini söyledi. Konu ile ilgili açıklama yapan Hua Chunying, Almanya, ABD ve İngiltere’nin girişimiyle BM ...

Çin’den BM ülkelerine skandal çağrı: Pekin karşıtı organizasyonlara katılmayın

Çin’in Doğu Türkistan’da Uygur Türklerini maruz bıraktığı zulüm tüm çağrılara rağmen devam ediyor. Çin’in bazı BM ülkelerine Pekin’in Uygurlara uyguladığı zulmün ele alınacağı bir organizasyona katılmamaları yönünde ikna çağrısında bulunduğu belirtildi. Çin’in Doğu Türkistan’da Uygur Türklerine ...

Çin güvenilir bir ticari partner midir?

Merve Şebnem Oruç / Gazeteci, Yazar 08.05.2021 Covid-19’a karşı geliştirdiği aşıyı ticari bir silah olarak kullanmayı denediği bilinen ve Doğu Türkistan nedeniyle karşılaştığı en ufak eleştiriye dahi çok sert ekonomik tehditlerle cevap veren Çin’in sadece ...

İngiltere’den Doğu Türkistan adımı! Çin zulmüne resmen ‘soykırım’ dedi

Çin’in Doğu Türkistan Uygur Müslüman Türklerine yönelik insanlık dışı uygulamalarını İngiliz parlamentosu ‘soykırım’ olarak tanıyan önemli bir karar aldı. Doğu Türkistan’da Müslüman Uygur Türklerine yönelik Çin zulmü devam ediyor. Binlerce Uygur Türkü’nü toplama kamplarında zorla çalıştıran, çocukları ...

İngiltere parlamentosu Çin zulmüne resmen ‘soykırım’ olarak kabul etti

İngiltere parlamentosu Çin zulmüne resmen ‘soykırım’ olarak kabul etti İngiltere parlamentosu 22 Nisan, perşembe günü oy birliğiyle Doğu Türkistan’da soykırım yapıldığını kabul etti ve açıklama yapıldı. İngiltere Milletvekillerinin oylama konuşmalarında 2022 Pekin Kış Olimpiyatlarının boykot ...

Türk Mahkemesi, Çin’in Abdulkadir Yapçan’ın iade talebini reddetti

Türk mahkemesi, Çin'in Abdukadir Yapcan'ın iade talebini reddetti Türk Adaleti Tecelli etti, Çin düzmece iftiralarla iadesini talep ettiği Doğu Türkistan davasının Yılmaz lideri ve kanaat önderi Abdulkadir YAPÇAN’in 8 Nisan 2021 tarihindeki duruşması hayırla sonuçlandı. ...

Yalanın Gölgesinde Soykırım: Doğu Türkistan konulu basın toplantısı gerçekleşti

Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlalleri ve Çin yönetiminin propaganda faaliyetlerini cevap vermek amacıyla bir basın açıklaması gerçekleşti. basın toplantısında, Çin’in 2 Nisan’da gösterime giren “The War in The Shadows” filmiyle, Doğu Türkistan üzerinde propaganda ve ...

Sistematik soykırımın başlangıcı: Barın Katliamı

Çin’in Doğu Türkistan’ın Barın kasabasında gerçekleştirdiği katliamın üzerinden 31 yıl geçti.Eyüp Sultan Meydanı’nda düzenlenen basın açıklamasıyla 31 yıl önce yaşanan Barın Katliamı ile Doğu Türkistanlıların ortadan kaldırılması hedeflendi. Basın açıklamasını okuyan Uluslararası Doğu Türkistan Sivil ...

Barın Katliamın 31.yıl dönümünde Basın açıklaması

5 Nisan 1990 tarihinde Doğu Türkistan’ın kadim şehri Kaşgar’a bağlı Aktuğ yöresinin BARIN kasabasında İşgalci Çin Rejimi tarafından gerçekleştirilen Katliamı, Barın şehitlerini ve Barın Direnişini anmak ve Doğu Türkistan’da devam eden ve gün geçtikçe artan ...