Büyüyen Çin’in Küçülmeyen Meselesi: Doğu Türkistan

Çin’in uzun yıllardır sürdürdüğü katı politikalara rağmen bir türlü sükûneti tesis edemediği Uygur bölgesidir. 

HÜSEYİN RAŞİT YILMAZ

Yakın bir gelecekte dünyanın en büyük ekonomisi olması öngörülen, büyük demografik potansiyelini kendine mahsus yöntemlerle üretime kanalize eden Çin’in muazzam iktisadi gelişiminin tezahürü olan küresel politik etki artışını her geçen gün daha yakından müşahede ediyoruz. Çin’in Orta Doğu’ya uzanan etki sahasını Asya-Pasifik’teki ağırlığını arttırarak karşılamaya çalışan Amerika Birleşik Devletleri’nin mevcut veriler göz önüne alındığında Çin’in yükselişini uzun vadede dengeleyemeyeceğini söylemek mümkün. Hızlı bir şekilde büyüyen Çin’in kronik hale gelmiş bazı iç meselelerinde ekonomi ve dış politikada gösterdiği başarıyı yakalayamadığını görmekteyiz. Bu meselelerden biri de Çin’in uzun yıllardır sürdürdüğü katı politikalara rağmen bir türlü sükûneti tesis edemediği Uygur bölgesidir. Türkiye’de ve dünyada bilinen adıyla Doğu Türkistan meselesi, Çin’in Kuzey Batısında yer alan resmi adı Sincan Uygur Özerk Bölgesi olan eyaletin kadim halkı olan Uygur Türklerinin neredeyse birkaç yılda bir tekrarlayan ayaklanmalarıyla ve sert asimilasyon uygulamalarıyla gündeme gelmekte.

Son olarak memurlar, öğrenciler ve öğretmenlere orucun yasaklanmasıyla1 gündeme gelen Doğu Türkistan’da demografik yapının Çinlilerin lehine değiştirilmesi için de yoğun bir çalışmanın yapıldığı bilinmektedir. 1945’te Doğu Türkistan’da Uygur Türkleri nüfusun %82,7’sini, Han kökenliler(Çinliler) %6,2’sini oluştururken 2008’de Uygurlar nüfusun %46,1’ini, Çinliler %39,2’sini oluşturur hale gelmişlerdir.2

Türkistan’ın doğusunda Çin hâkimiyetinin köklerini 18. Yüzyılın ortalarına götürmek mümkündür. 1863’teki ayaklanma ile Yakup Han tarafından kurulan ve Osmanlı Devleti’ne bağlılığını bildiren Doğu Türkistan Devleti’nin varlığına 1876’da Çinliler tarafından son verildi. İkinci Dünya Savaşı öncesi bir süre Sovyet egemenliğinde de kalan bölgede günümüze uzanan kesintisiz Çin egemenliği Uygurların 1944’de kurduğu bağımsız Şarki Türkistan Devleti’nin 1949’da yıkılmasıyla başlamıştır. Bölgede Rusya ve Çin’in hâkimiyet mücadelesi devam ederken Uygur Türklerinin peş peşe gerçekleştirdiği ayaklanmalar da devam etmiştir. Hoca Niyaz’ın önderliğinde 1933’te, Osman Batur ve Canımhan Hacı’nın liderliğinde 1950’de ve takiben 1953, 1955, 1962, 1969, 1970, 1985, 1989, 1990’da Urumçi, Baren, Kaşgar, Hoten gibi şehirlerin merkezinde olduğu kitlesel ayaklanmalar vuku bulmuştur. Son ayaklanma 2009 yılında gerçekleşmiş ve hacim itibariyle 1989’daki Tiananmen olaylarıyla kıyaslanacak kadar büyük olmuştur. Büyük çoğunluğu Uygur yüzlerce gösterici öldürülmüş, binlercesi tutuklanmıştır.

Son yıllarda Uygur nüfusu, Çin coğrafyasının derinliğine yayarak eritmek amaçlı, “işgücü fazlasının dağıtımı” adı altında Doğu Türkistan dışına zorunlu çalışma kapsamında mecburi ikamete tabi tutulmaktadır. Yüz binlerle ifade edilen bu mecburi iş göçü Çinlilerle Uygurlar arasındaki gerginliği diğer bölgelere de taşımıştır. 2009 olayları3da Çin’in iç bölgelerinde bir oyuncak fabrikasında çıkan kavgada iki Uygur’un öldürülmesi ile başlamıştı. 2009 olaylarının Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Doğu Türkistan ziyaretinin hemen arkasından çıkması ve Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Çin’in olaylar karşısındaki tavrını “soykırım”4 olarak tanımlaması Çin-Türkiye ilişkilerinde gerginliğe yol açmıştı. Erdoğan’ın bu yıl Nisan ayında gerçekleştirdiği Çin ziyaretinde, Doğu Türkistan’ı da ziyaret etmesi ve verdiği mesajlar5 Çin’deki Türkler meselesine Yunanistan’daki Türkler meselesi gibi yaklaşılmaya başlandığını göstermesi bakımından dikkat çekicidir. Son yıllarda Yunanistan’la gelişen ilişkiler ve Türk devlet yetkililerinin Yunanistan’da Türk nüfusun yoğunlukla yaşadığı Batı Trakya’yı sıklıkla ziyaret etmesi, verilen mesajlarda Yunanistan-Türkiye ilişkisinin gelişmesinin Batı Trakya’daki Türklerin hakları konusunda olumlu yansımalarının olacağının vurgulanmasına benzer bir şekilde Doğu Türkistan ziyaretinde de Türkiye-Çin ilişkilerinin gelişiminin Doğu Türkistan’a müspet etkilerinin olacağından bahsedilmiştir. Bununla birlikte Türkiye’deki siyasal iktidar, Çin’in hassasiyetlerini de -iç politikada tepkilerle karşılaşmayı göze alarak- gözetmektedir. Uygurların son dönemdeki en önemli siyasi önderi pozisyonundaki Rabiya Kadir’in Türkiye’ye girişine izin verilmemiş6, Uluslararası Uygur İnsan Hakları ve Demokrasi Vakfı tarafından 13 Temmuz’da Ankara’da yapılacağı duyurulan 5. Uygur Kadınları İnsan Hakları ve Demokrasi Semineri son anda Türkiye’nin isteği ile iptal edilmiştir.7

Çin ile Türkiye ilişkileri ekonomik sahada gelişmekte, bu gelişim sürecinde Urumçi’de “Türk Sanayi Bölgesi”8 nin kurulması planlanmaktadır. Uygur Özerk Bölgesi’nde kurulma çalışmaları süren Türk Sanayi Bölgesine mukabil Türkiye’de de bir “Çin Sanayi Bölgesi’nin kurulması arzusu Çin Başbakanı tarafından Türkiye’ye iletilmiştir. İlişkiler iktisadi alanda gelişirken Çin bölgedeki baskısının dozunu ve güvenlik kapasitesini9arttırmaya devam etmektedir.

Çin’in 2003’den itibaren ağırlaşan Uygurca ile ilgili yasakları, geçen yıl başlayan çarşı-pazarda tesettür kıyafetleri satılması yasağı, bu Ramazan’da etkisi artan oruç yasağı, devletin fakirlere yaptığı yardımları dini kısıtlama sözleşmelerine dayandırması bölgede zaten var olan gerginliği arttırıcı bir etki yapmaktadır. Görünen o ki; Çin’in rekor oranlarla büyüyen ekonomisi ve artan siyasi etkisi etnik temelli meselelerini çözmek için gereken kabiliyetleri kendisine kazandırmaktan uzaktır.

Bu yazı ilk olarak TEPAV (http://www.tepav.org.tr/tr/haberler/s/3059) tarafından yayınlanmıştır.

______________________________

1 “China steps up campaign against Ramadan in Xinjiang”,  http://www.guardian.co.uk/world/2012/aug/03/china-restriction-ramadan-xinjiang-uighurs?INTCMP=SRCH

2 “Migration and Inequality in Xinjiang: A Survey of Han and Uyghur Migrants in Urumqi”, http://www.sscnet.ucla.edu/geog/downloads/597/403.pdf, s. 123

“Uighurs and China’s Xinjiang Region,Han Migration and Ethnic Tension”,http://www.cfr.org/china/uighurs-chinas-xinjiang-region/p16870#p4

“Başbakan: Çin’de olanlar adeta soykırım”,  http://www.hurriyet.com.tr/dunya/12046635.asp

“Urumçi’de sevgi seli”,  http://www.sabah.com.tr/Gundem/2012/04/09/uygur-halki-basbakan-erdogani-bagrina-basti

“Türkiye’ye niye gidemiyorsun diye sorduklarında, boğazım düğümleniyor, ağlıyorum”, http://www.hurriyet.com.tr/planet/20578295.asp

7 “Türkiye’de Uygur Kadınlarına toplantı yasağı”,  http://www.uygurunsesi.com/?mxz=haber&hid=1259

8 “Türk Sanayi Bölgesi”, http://www.tusiad.org/__rsc/shared/file/Sincan-Uygur-Ozerk-Bolgesi-Heyeti-Sunum.pdf

9 “China: 8,000 New Police Officers Will Be Sent to Patrol Uighur Region”,http://www.nytimes.com/2012/01/31/world/asia/china-8000-new- police-officers-will-be-sent-to-patrol-uighur-region.html

Cevapla

x

Check Also

Çin: BM bünyesinde Uygur Müslümanları için etkinlik düzenlemek, Pekin’e hakaret

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hua Chunying, Birleşmiş Milletler (BM) bünyesinde Uygur Özerk Bölgesiyle ilgili bir etkinlik düzenlenmesinin Pekin’e hakaret anlamına geldiğini söyledi. Konu ile ilgili açıklama yapan Hua Chunying, Almanya, ABD ve İngiltere’nin girişimiyle BM ...

Çin’den BM ülkelerine skandal çağrı: Pekin karşıtı organizasyonlara katılmayın

Çin’in Doğu Türkistan’da Uygur Türklerini maruz bıraktığı zulüm tüm çağrılara rağmen devam ediyor. Çin’in bazı BM ülkelerine Pekin’in Uygurlara uyguladığı zulmün ele alınacağı bir organizasyona katılmamaları yönünde ikna çağrısında bulunduğu belirtildi. Çin’in Doğu Türkistan’da Uygur Türklerine ...

Çin güvenilir bir ticari partner midir?

Merve Şebnem Oruç / Gazeteci, Yazar 08.05.2021 Covid-19’a karşı geliştirdiği aşıyı ticari bir silah olarak kullanmayı denediği bilinen ve Doğu Türkistan nedeniyle karşılaştığı en ufak eleştiriye dahi çok sert ekonomik tehditlerle cevap veren Çin’in sadece ...

İngiltere’den Doğu Türkistan adımı! Çin zulmüne resmen ‘soykırım’ dedi

Çin’in Doğu Türkistan Uygur Müslüman Türklerine yönelik insanlık dışı uygulamalarını İngiliz parlamentosu ‘soykırım’ olarak tanıyan önemli bir karar aldı. Doğu Türkistan’da Müslüman Uygur Türklerine yönelik Çin zulmü devam ediyor. Binlerce Uygur Türkü’nü toplama kamplarında zorla çalıştıran, çocukları ...

İngiltere parlamentosu Çin zulmüne resmen ‘soykırım’ olarak kabul etti

İngiltere parlamentosu Çin zulmüne resmen ‘soykırım’ olarak kabul etti İngiltere parlamentosu 22 Nisan, perşembe günü oy birliğiyle Doğu Türkistan’da soykırım yapıldığını kabul etti ve açıklama yapıldı. İngiltere Milletvekillerinin oylama konuşmalarında 2022 Pekin Kış Olimpiyatlarının boykot ...

Türk Mahkemesi, Çin’in Abdulkadir Yapçan’ın iade talebini reddetti

Türk mahkemesi, Çin'in Abdukadir Yapcan'ın iade talebini reddetti Türk Adaleti Tecelli etti, Çin düzmece iftiralarla iadesini talep ettiği Doğu Türkistan davasının Yılmaz lideri ve kanaat önderi Abdulkadir YAPÇAN’in 8 Nisan 2021 tarihindeki duruşması hayırla sonuçlandı. ...

Yalanın Gölgesinde Soykırım: Doğu Türkistan konulu basın toplantısı gerçekleşti

Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlalleri ve Çin yönetiminin propaganda faaliyetlerini cevap vermek amacıyla bir basın açıklaması gerçekleşti. basın toplantısında, Çin’in 2 Nisan’da gösterime giren “The War in The Shadows” filmiyle, Doğu Türkistan üzerinde propaganda ve ...

Sistematik soykırımın başlangıcı: Barın Katliamı

Çin’in Doğu Türkistan’ın Barın kasabasında gerçekleştirdiği katliamın üzerinden 31 yıl geçti.Eyüp Sultan Meydanı’nda düzenlenen basın açıklamasıyla 31 yıl önce yaşanan Barın Katliamı ile Doğu Türkistanlıların ortadan kaldırılması hedeflendi. Basın açıklamasını okuyan Uluslararası Doğu Türkistan Sivil ...

Barın Katliamın 31.yıl dönümünde Basın açıklaması

5 Nisan 1990 tarihinde Doğu Türkistan’ın kadim şehri Kaşgar’a bağlı Aktuğ yöresinin BARIN kasabasında İşgalci Çin Rejimi tarafından gerçekleştirilen Katliamı, Barın şehitlerini ve Barın Direnişini anmak ve Doğu Türkistan’da devam eden ve gün geçtikçe artan ...