Uygur Türkleri
Anasayfa » Makaleler » Tüm yönleriyle Doğu Türkistan gerçekleri

Tüm yönleriyle Doğu Türkistan gerçekleri

‘‘Kimse, görmek istemeyenler kadar kör değildir.’’ demiş İbn-i Sina. Gerçekten de görmek istemeyene gösteremiyoruz Doğu Türkistan gerçeğini. 7 ay Doğu Türkistandaki toplama kamplarında kaldıktan sonra serbest bırakılan canlı tanık Ömür Bekali ve diğer tanıkların başlarından geçenler hikaye gibi geliyor birilerine.

Bir gurup var, bu gurubun da bir medyası. Biz Doğu Türkistan dedikçe konuyu bambaşka yerlere çekiyor hatta bizi ajanlıkla suçluyorlar. Sözü edilen bu gurubun, kimlerin ağzıyla konuştuğunu, kimlere yakın durduğunu eminim ki tahmin ettiniz.

Biz ‘‘ata topraklarımız işgal altında, soydaşlarımızın hürriyetleri ellerinden alındı, türlü işkencelerle soyları kırılıyor, Doğu Türkistan’da Türk bırakmak istemiyorlar’’ diyoruz, onlar kalkıp Doğu Türkistan Türklerini PKK’lı teröristlerle bir tutma cüretini gösteriyorlar. Doğu Türkistan Türkleri ile terörü bilinçli bir biçimde yan yana kullanıyorlar. Amaçları açık ve net. Çin’i aklayıp Doğu Türkistan Türklerini karalamak… ‘‘E onlar da isyan etmesin, teslim olsun, durumu kabullensin o zaman’’ diyen mi ararsın; ‘‘olayı abartıyorsunuz, uyduruyorsunuz, Çin-Türkiye ilişkilerini bozmaya çalışıyorsunuz. Kime hizmet ediyorsunuz, ajan mısınız siz?’’ diyen mi ararsın; devlet kurmak için Türkiye’den toprak isteyen bir kısım ayrılıkçı teröristler ile Doğu Türkistanlıları bir tutup olayı, sanki Doğu Türkistan Türkleri de Çin’in topraklarında kendilerine bir devlet kurmak istiyorlarmış gibi anlayıp, algı yanılmasına düşen, ‘‘Doğu Türkistan’ın Kürdistan’dan farkı yok.’’ diyen mi ararsın; ‘‘ABD’nin oyununa gelmeyin, Türk oyuna gelmez’’ diyen mi…

ÇİN’E AFERİN Mİ DİYECEKTİK?

Türk oyuna gelmez diyorlar, peki oyunu bozmak için Çin’e AFERİN mi diyecektik?! ABD karşıtı olmak istiyorsan yine ol. Ancak, ABD karşıtı olacağım diye Çin’den yana olmak ne demek? Kaçırdıkları bir nokta var! ‘PKK’lı teröristler ve destekçileri’ azınlık oldukları Türkiye Cumhuriyeti’nden hadlerini aşarak toprak istiyorlar. Doğu Türkistan Türkleri ise kendi vatanlarını, öz topraklarını Çinlilerin işgalinden kurtarmak istiyor. Kendi yurtların geri istiyorlar. Bu ikisi çok çok farklıdır. Doğu Türkistanlılar dillerini konuşamıyor. Dinini, kültürünü, geleneğini yaşayamıyor. Devlet memuru olmak çok zor. Ülke dışına çıkmak hatta şehir değiştirmek bile pek güç. Sokaklar Çinli polislerle dolu. Türklerin DNA’ları kopyalanıyor. Türk çocuklarının organları alınıp satılıyor. Toplama kamplarında Türklerin inançlarına, kültürlerine, kişiliklerine, kimliklerine hakaret ediliyor, ateist bir toplum olmaya itiliyorlar.

Suçsuz yere bir milyonun* üzerindeki Doğu Türkistan Türk’ünü toplama kamplarına kapatan işgalci Çin Hükümeti yetkilileri, toplama kamplarının; terörizmi önlemek, Doğu Türkistanlıları (Uygur, Kazak, Kırgız Türklerini) ıslah etmek ve yeniden eğitmek amacıyla açıldığını söylüyorlar. Dünyaya medeniyet, ilim, bilim, kültür ve sanat alanında önemli katkılar sunan Doğu Türkistan Türklüğüne karşı bu söylem bile başlı başına bir suç örneğidir.

Eğitilmeye asıl gereksinimi olan; dünyanın en büyük sistematik soykırımını gerçekleştiren, hasta ruhlu, katil Çinli yetkililerinin kendileridir. Terörist olan da, terörizmi devlet siyaseti haline getiren de işgalci Çinlilerdir.

Kaldı ki bu kamplar eğitim kampı değil ÖLÜM kamplarıdır.

ASİMİLASYON… İŞKENCE… ÖLÜM…

Bu kamplarda zulüm var. Bu kamplarda vahşet var. Bu kamplarda asimilasyon ve soykırım var. Kamplardaki Doğu Türkistan Türkleri işkencelere dayanamadığından bir süre sonra akıl sağlıklarının bozulduğu ve intihar girişiminde bulunmasınlar diye her birinin başında geceleri Çinli polislerin beklediği söyleniyor. Kamplardan çıkanların normal yaşamlarına dönmeleri çok zor… Yeniden eğitim adı altında Türkler asimile edilip Çinli olmaya zorlanıyor. Sık sık marşlar söyletiliyor ve bu marşlarda her şeylerini Çin Komünist Devletine borçlu oldukları, Çin olmazsa Doğu Türkistan’ın da olmayacağı söyletiliyor.

DÜNYADAKİ VE TÜRKİYEDEKİ DOĞU TÜRKİSTAN ALGISI

Doğu Türkistan’daki soydaşlarımız Uygur Türklerine yönelik Çin zulümlerine karşı tepki olarak BM’den, İsviçre’den, Finlandiya’dan, Pakistan’dan ve hatta ABD’den sesler yükseliyor. Kamplardan kurtulan Doğu Türkistan Türklerinin anlattıkları BM tarafından delil olarak kabul edilip, Çin’den kampları kapatması istendi. Avrupa’da, Amerika’da yaşayan Doğu Türkistan Türkleri bir araya gelerek basın bildirisi yayınlıyor, yürüyüşler düzenliyor, Çin’in işgalci politikasını dünyaya haykırıyorlar. Türkiye’de ise çok fazla gündem oluşturmuyor Doğu Türkistan, bir iki yerel kanal, bir iki yerel gazete dışında ekranlarda göremiyoruz…

Bu şüphesiz ki Türkiye için bir utanç kaynağıdır. İlk ve en güçlü tepkiyi veren Türkiye Cumhuriyeti olması gerekirken biz kalkıp Çin ile ticari anlaşmalar yaptık! ‘‘Çin, Türkiye’ye daha fazla yatırım yapmalı’’ diyen bakanlarımız var. Peki Çinlilerin sosyal medya hesaplarında biz Türklerle alay ettiğini biliyor muydunuz? Katıldığım Doğu Türkistan konulu bir söyleşide Doğu Türkistanlı bir akademisyen sunumunda değindi bu konuya. Kanıtlarıyla, örnekleriyle gösterdi ve açıkladı konuklara. Çinliler özet olarak diyorlar ki; ‘‘Türkler Uygurlarla aynı soydan olduklarını söyleyip duruyorlar. Peki Türkiye, Uygurların topraklarını işgal eden Çin ile nasıl ekonomik anlaşma yapıyor? Çinli bile Türk’ün tavrına şaşırmış. Bizler ise Doğu Türkistan konusunda kör, sağır ve dilsiziz…

Tüm bunlara rağmen geçtiğimiz günlerde bir ulusal kanalda, NTV’de, soydaşlarımızla ilgili ‘‘Unutulmuş Bir Halk; Uygurlar’’ dosyası hazırlandı ve yayınlandı. Yapımcıları, yayıncıları, emek verenleri duyarsız kalmadıkları için kutlamak gerek Yayında Çin’in asimilasyon politikalarından, Türk topraklarına sürekli Çinli göçleri yapılarak demografik yapının değiştirilmek istendiğinden, Doğu Türkistan Türklerinin günlük yaşamlarında ne tür zorluklar yaşadıklarından, toplama kamplarındaki Türklere yapılan işkencelerden söz edildi. Ayrıca tanıkların röportajlarına yer verildi. Yapımcıları, yayıncıları, emek verenleri duyarsız kalmadıkları için kutlamak gerek.

İllerimizde düzenlenen yürüyüşlerde Doğu Türkistan ve Türkiye Türklerini omuz omuza görmek bizi geleceğe dair umutlandırıyor. İstiyoruz ki Doğu Türkistan gündemi oluşturulsun. Ulusal kanallarda Doğu Türkistan konuşulsun. Ulusal gazeteler de sorumluluk alıp yazsın bu insanlık dışı zulmü. Hep bir ağızdan Türkiye olarak Doğu Türkistan’da zulüm var diyebilelim! Unutmayalım ki soydaşını değil, soydaşının düşmanını savunan mankurttur

UYGUR TÜRKLERİNİN MİLLİ DUYGULARI KULLANILMAK İSTENİYOR

Geçmişte bazı sinsi devletlerin kendi çıkarları doğrultusunda Uygur Türklerinin milli duyguları ile oynadığı unutulmamalıdır. Türkiye bu konuda daha fazla görev ve sorumluluk üstlenmeli ve bunu Doğu Türkistan Türklerinin yararı ve geleceği için yapmalıdır. Türkiye’de yaşayan Doğu Türkistan Türkleri asla Çin’e geri verilmemeli, oturma izni, ikamet, vatandaşlık noktasında kardeşlerimize gereken destek verilmelidir. Türkiye’de yaşayan okul çağındaki Uygur balalar ikametleri olmadığı için okula gidemiyorlar, bunu birileri görmeli artık.

Doğu Türkistan’daki zulümden dolayı Kazakistan Çin’e nota verdi. Diğer Türk Cumhuriyetlerinden yüksek bir ses duyamadık ne yazık ki. Tezlikle Türk Dünyası’nda Doğu Türkistan gündemi oluşturulmalı, kardeşlerimizin karşı karşıya kaldığı soykırım dünyaya anlatılmalıdır. Türk Dünyasına yakışan Çin’in yanında değil karşısında durmaktır. Kardeşlerimiz samimiyetsiz ülkelerin, çıkarcı politikalarına kurban edilmemelidir!

DOĞU TÜRKİSTAN MİLLİ MECLİSİ KURULDU

28 Eylül-1 Ekim 2018 tarihleri arasında Fransa’nın Paris şehrinde önemli gelişmeler yaşanmıştı. 20 ülkeden 15 teşkilat ve 200’ün üzerinde delegenin oy birliğiyle hem Doğu Türkistan Bağımsızlık Teşkilatı hem Doğu Türkistan Milli Meclisi kuruldu. Meclisin, dünyanın her yerindeki Doğu Türkistan Türklerini temsilen çalışmalar yürüteceği açıklandı. Ulusumuz için hayırlara vesile olmasını diliyoruz.

TANRI TÜRK’Ü KORUSUN!

*Resmi rakamlara göre kamplarda tutuklu bulunan Doğu Türkistanlıların sayısı bir milyon ancak resmi olmayan kaynaklara göre çok daha fazla…

Kaynak: https://www.turkcenindirilisi.com

DİLEK YILMAZ

x

Check Also

Tarihî İpek Yolu Projesi ve Doğu Türkistan

in’in, son dönemlerde büyük önem verdiği ve “İpek Yolu” adıyla anılan tarihin en ünlü ticaret yolunu tekrar canlandırmak için başlattığı girişim neredeyse bütün Asya ülkelerini heyecanlandırmışa benziyor. Google+

ÇİN’İN AVRASYA VE DOĞU TÜRKİSTAN POLİTİKASI

Tarihin ilk devirlerinden itibaren Türklerle aynı coğrafyayı paylaşan Çin güçlü kültür ve nüfus avantajlarıyla her dönemde varlık ve özgünlüklerini koruya gelmişlerdir. Google+