Uygur Türkleri
Anasayfa » Haberler » ‘Çin’in Yeni İpek Yolu Projesi Ve Türkler Dünyası’ Konferansı

‘Çin’in Yeni İpek Yolu Projesi Ve Türkler Dünyası’ Konferansı

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ) Mavi Hilal Gençlik ve Kültür Öğrenci Topluluğu tarafından “Çin’in Yeni İpek Yolu Projesi ve Türkler Dünyası” konulu konferans düzenlendi.
İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Akif Özdoğan, KSÜ Avşar Yerleşkesi Cahit Zarifoğlu Konferans Salonu’nda düzenlenen konferansta, Doğu Türkistan’da yapılan zulme sessiz kalmamak ve bu konuda farkındalık oluşturmak amacıyla yapılan her türlü faaliyete üniversite olarak destek vermeye hazır olduklarını söyledi.

Mavi Hilal Gençlik ve Kültür Öğrenci Topluluğu Başkanı, KSÜ İlahiyat Fakültesi öğrencisi Doğu Türkistanlı Amutı Aımudula da kısa bir selamlama konuşması yaparak kendilerine destek veren KSÜ yönetimine teşekkürlerini ifade etti.

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdürreşit Celil Karluk da “Çin’in Yeni İpek Yolu Projesi ve Türkler Dünyası” başlıklı konferans sunumunu gerçekleştirdi.

Doğu Türkistan’da yaşanan baskı ve asimilasyon politikaları ve Çin’in çok milletli etnik yapısına dikkat çeken Prof. Dr. Karluk, Çin’in öncülüğünde yürütülen yeni ipek yolu projesinin bölge üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Karluk, Uygur sorunu demek doğru değil. Zira insanlar orada diğer bölgelere yaşanmayan zulümleri görüyor, insanlık dışı baskılara maruz kalıyor. Orada insanlık dramı vardır. Oradaki sorun çok boyutlu bir sorundur. Çinlilerin resmi söylemine göre doğu Türkistan diye bir yer yoktur. Oranın adı da “Xinjiang/Şinciang”dır. Xinjiang Çincede “Yeni sınır, yeni bölge” manasındadır ve 1878 Mançu İşgali sonrası 1884’te verilen addır. Çincesinden hareket ederseniz şunu sormalısınız: “Yeni hudut” diyorsan “Eski hududun neredeydi”? Türkiye’de son yıllarda artan bilinçsizlik veya Çin’in güçlü lobiciliği sonucunda bölgenin kadim adı olan Doğu Türkistan yerine “Sincan” kullanılmaktadır. Aslında “Xinjiang/Şinciang” ile “Sincan”in alakası yoktur. Bu bir nevi mankurtvari tüketim alışkanlığının dışavurumu olmalı. Toparlamak gerekirse, Doğu Türkistan sorunu belli bir etnisiteye indirgenecek kadar basit sorun değildir. Öncelikle, orada insanlar rahat nefes alma, asgari düzeyde kendi kültürel yaşantısını devam ettirme, İslami inancını nesillere aktarmak istiyorlar. Fakat bölgeye atanan ÇKPliler, Çıkar grupları ve yerel işbirlikçiler bu talepleri dahi tehdit olarak görme eğilimdeler. Öyle ki, bunlar Uygurlar üzerinden merkezi hükumet nezdinde prim yapma, yükselme, para-pul ve statü kazanma peşindeler aslında. Tabii ki, Türkiye’de bölge ile ilgili ilgisizlik, bilgisizlik ve cehalet vardır. Keza durum Türkiye’de bu yönde olduğu için çıkar grupları ve baskın güçler neyi veriyorsa, ilgili tüketiciler onu tüketiyor demektir.

kaynak: Türk Yurdu Haber

x

Check Also

Çin’in Uygur Türkleri’ni zorla tuttuğu kamplar yasalaştı

Çin işgal altındaki Doğu Türkistan’da  Çin’in Uygur Türkleri’ni keyfi gözaltılarla zorla tuttuğu gözetim kampları yasallaştı. Google+

Malezya Başbakanı: Doğu Türkistanlılar herhangi bir yanlış yapmadığı için serbest kaldı

Malezya Başbakanı Mahathir Muhammed, Çin’in tüm baskılarına rağmen bu ülkeye iade edilmeyerek geçen hafta serbest bırakılan 11 Uygur Türkü ile ilgili açıklamalarda bulundu. Google+