Uygur Türkleri
Anasayfa » Haberler » 2018 Türk Dünyası Kültür Başkenti Kastamonu’da, Nevruz coşkusu

2018 Türk Dünyası Kültür Başkenti Kastamonu’da, Nevruz coşkusu

Başbakan Binali Yıldırım, Doğu Türkistan’dan Orta Asya’ya, Mezapotamya’dan Sibirya’ya, Moğolistan’dan Amerika Kıtası’na kadar yeni bir uyanışı ifade eder Nevruz dedi.

Başbakan Binali Yıldırım, Atatürk Spor Salonu’nda düzenlenen “Kastamonu 2018 Türk Dünyası Kültür Başkenti” açılış töreninde, Türk dünyasının farklı ülkelerinden gelen misafirleri selamladı.

Şehir ve mimarinin hayati öneme sahip iki konu olduğuna işaret eden Yıldırım, şehirin yalnızca yerleşim yeri değil, bir de ruhunun bulunduğunu olduğunu belirtti.

Medeniyetler tarihinin, bir yandan şehirlerin tarihini de ifade ettiğine değinen Başbakan Yıldırım, tarih yazmak isteyenlerin, şehirleri gezdiğini, şehirlerin, tarihe konu pek çok şeyi tarihçilere sunduğunu anlattı.

Başbakan Binali Yıldırım, Kastamonu’da Atatürk Spor Salonu’nda Türk Dünyası Kültür Başkenti Programı Açılış Töreni’nde konuştu.

Başbakan Binali Yıldırım’ın konuşmasının satır başları şöyle;

Kültür mirasımız Kastamonu muhteşem bir törenle Türk Dünyası Kültür Başkenti oluyor. Hayırlı uğurlu olsun. Bir yıl boyunca gururla taşıyacağımız her türlü zengin etkinliklerle hakkını vereceğimiz bu payeyi bize kazandıran bütün dostlarımıza teşekkür ediyorum. Türkiye sevdalılarına teşekkür ediyorum. Emeği geçenlere katkı verenlere şükranlarımı sunuyorum. Değerli misafirler şehir ve mimari hayati öneme sahip iki konudur. Şehir sadece bir yerleşim yeri değildir. Her şehrin bir de ruhu vardır. Medeniyetler tarihi bir yandan da şehirlerin tarihini ifade eder. Tarih yazmak isteyenler şehirleri gezerler tarihe konu pek çok şeyi şehirler tarihçilere sunar. Büyük medeniyetler kendilerini özgün şehirleriyle dünyaya anlatır.

İnsan şehri inşa ederken şehir de insanı inşa eder. Birbirlerinin karakterlerini kültürlerini şekillendirirler. Türk ve İslam dünyasının medeniyet merkezi olan önemli şehirleri vardır. İstanbul, Bursa, Konya, Kastamonu, Şanlıurfa, Diyarbakır, Taşkent, Buhara, Semerkant, Kazan, Bağdat, Şam, Kahire, Kudüs, Medine gibi sembol şehirlerimize uğradığınızda sizlere derin bir medeniyet anlatısı yapılır. Camiler medreseler, bedestenler, hanlar, şadırvanlar, sokaklar ve evler birer tarih öğretmeni olur sizlere geçmişinizi anlatırlar. Yalnızca aklınıza değil bu mekanlar aynı zamanda ruhumuza kalbimize de seslenir. Şairlere ilham kaynağı olur şehirler.

Şehirlerimizi betonlaşmaya teslim etmeyeceğiz

Her şehrin sahibi vardır. Allah dostları İslam şehirlerinin manevi sahipleridir. Kastamonu’da şeyh Şaban-ı Veli Hazretlerine zimmetlidir. Şehirler maneviyatlarını bu yüce şahsiyetlerden alır. Şehirlerin düşmanları da vardır. Bunlardan birisi savaşlardır. İşte Bağdat, Şam, Kudüs malesef savaşların yıkıcı yüzünü gösteren şehirlerdir. Taşıdıkları değerleri hatıraları, tarihi, kültürü malesef içlerinden sökülüp alındı. Şehirlerin bir başka düşmanı da betonlaşmadır. Adeta zehirli bir sarmaşık gibi bir anda şehirlerin her yanını sarar ve bütün güzellikleri gölgeler adeta yok eder. Şehirlerimize sahip çıkacağız. Gelecek kuşaklar için sahip çıkacağız. Şehirlerimizi betonlaşmaya teslim etmeyeceğiz.

Türk ev mimarisinin en güzel örnekleri Kastamonu’da yaşıyor. Kastamonu kimliğini, dokusunu karakterini yaşatmaya devam ederek bize ilham veren şehirlerimizden birisi olmayı sürdürecek. Mimarisi tarih eserleri, dokumacılığı, yemek kültürü ile Kastamonu’yu her daim yaşatıyoruz, yaşatacağız.

Aşık Veysel’in vefatının 45. yılı

Bugün aynı zamanda Anadolu kültürüne, şiirleri ve türküleriyle büyük katkılar vermiş halk ozanımız Aşık Veysel’in ölüm yıldönümü. Kendisini de bu vesile ile rahmetle anıyorum. O yürek kokulu türkileri ile bizlere sevgiyi, kardeşliği, dayanışmayı ve vatan sevgisini anlattı. Çalışmanın, üretmenin helal lokmanın kıymetini hep anlattı. Aşık Veysel ne güzel söylüyor; Dost dost diye nicesine sarıldım / Benim sadık yarım kara topraktır / Beyhude dolandım boşa yoruldum / Benim sadık yarım kara topraktır / Dileğin var ise Allah’tan iste / Almak için uzak gitme topraktan / Cömertlik toprağa verilmiş hakktan / Benim sadık yarım kara topraktır. Anadolu’yu, Anadolu yapan gönül erlerinin cümlesini rahmetle anıyorum mekanları cennet olsun.

“Nevruz’u insani değerlerimizin yeniden dirilişi olarak görürüz”

21 Mart sadece Kastamonu’nun Türk Dünyası Kültür Başkenti ilan edildiği gün değil. 21 Mart’ın birçok özelliği var. Bugün Nevruz, baharın gelişini temsil eden Nevruz’da binlerce sanat sever ve misafirimiz ile birlikte Kastamonu’dayız. 21 Mart Orta Asya’dan Avrupa’ya kadar uzanan kültür coğrafyamız için çok önemli bir gün. Sadece bu coğrafyada değil neredeyse kuzey yarım kürenin tamamında bu bayram kutlanır. Doğu Türkistan’dan Orta Asya’ya, Mezapotamya’dan Sibirya’ya, Moğolistan’dan Amerika Kıtası’na kadar yeni bir uyanışı ifade eder Nevruz. Bizler için Nevruz sadece bir mevsim değişimi değil, bu topraklarda binlerce yıldır dirilişi, bereketi, birliği, beraberliği, kardeşliği temsil eder Nevruz. Toprağın dirilişini simgeleyen Nevruz aynı zamanda bir bayramdır. Zira bizler toprağı ana gibi sahiplenen ona toprak ana diye hitap eden topraktan yaratıldığımıza inanan bu yüzden toprağın dirilişini tabiatın dirilişi olarak görürüz. Nevruz’u yüreklerimizin yeniden yeşermesi insani değerlerimizin yeniden dirilişi olarak görürüz. Bu vesile ile Nevruz’un bütün insanlığa barış, huzur ve bereket getirmesini de Cenab-ı Mevla’dan niyaz ediyorum. Tabiatın bütün farklılıklarıyla renkleriyle bir bütün oluşu gibi bizlerin de bütün farklılıklarımıza bir ve beraber olmamızı diliyorum.

x

Check Also

Çin hapishanede şehit olan Doğu Türkistanlı büyük Alim için İstanbul’da gıyabı Cenaze namazı kılındı

Çin hapishanede şehit olan Doğu Türkistanlı büyük Alim için İstanbul’da gıyabı Cenaze namazı kılındı Google+

Doğu Türkistanlı alimin gıyabi cenaze namazı kılındı

Çin hapishanelerinde şehid olan Doğu Türkistan’ın alimlerinden Abulahad Mahdum’un gıyabi cenaze namazı bugün cuma namazını müteakip Fatih Camii’nde kılındı Google+