Uygur Türkleri
Anasayfa » Kitaplar » Çin’de yok olan Türklük

Çin’de yok olan Türklük

Değerli ilim adamı Kürşat Yıldırım, “Bir Zamanlar Türk İdiler” adlı kitabında Çin kaynaklarına dayanarak Çin’e yerleşip asimile olmuş Türk kökenli ailelerin izini sürüyor.

Türkler, iklim şartları birbirinden çok farklı ülkelerde hayatlarını sürdürebilmiş bir millettir. Konar-göçerlik esasına dayanan, geniş yayla ve otlaklar üzerinde hayvancılık yaparak çadırlarda sürdürülen bu hareketli hayat tarzı, bozkırlı Türklerin kültürel karakterlerini de belirlemiş ve bu yapının özünü oluşturmuştur. Bu bakımdan, bozkırlı Türkler, böyle hareketli bir yaşayış tarzından yerleşik yabancı toplumların durağan kültür çevreleri içine girdikleri zaman, derhal karakteristik niteliklerini yitirmiş, mağlup ettikleri yerleşik topluluklar tarafından kolaylıkla asimile edilmişlerdir. Hemen bir iki nesil içinde aslî yapılarını, isimlerini, yaşayış tarzlarını oturak medeniyet çevresindeki yapıyla, isimlerle, yaşayış tarzlarıyla değiştiriveren Türkler, gerek Çin’de, gerek Rusya ve İran’da, gerek Mısır ve Hindistan’da, gerek Batı ve Orta Avrupa’da hükümranlık sürdükleri memleketlerde birçok nesillerini, buralarda oturan farklı kavimlerin içinde eritmişlerdir. Bu kimlik kaybının en ilk ve en yoğun yaşandığı ülkelerden biri, tarihleri Türk tarihiyle aynı derinliklere uzanan, fakat kültürleri oturak bir kültüre dayanan Çinliler içinde olmuştur. Orkun kitabelerinde Türk Hakanının öğüdü de gösteriyor ki, bu “kültürel kayıp” Türkler için bir varlık mücadelesi olarak görülmüş ve Türklere Ötüken’de kalmaları, oralara gitmemeleri öğüdü verilmiştir. Bilge Kagan sözlerinin başında 630 yılındaki esaret devresine atıf yaparak çok açık bir şekilde şöyle demektedir: “Türk beyler Türk adını bıraktı. Çinli beyler Çin adını tutarak, Çin kağanına itaat etmiş”

Yine Bilge Kağan Çin’e giden Türklerin nasıl yok olduklarını şöyle anlatmaktadır: “Çin milletinin sözü tatlı, ipek kumaşı yumuşak imiş. Tatlı sözle, yumuşak ipek kumaşla aldatıp uzak milleti öylece yaklaştırırmış. Yaklaştırıp, konduktan sonra, kötü şeyleri o zaman düşünürmüş. İyi bilgili insanı, iyi cesur insanı yürütmezmiş. Bir insan yanılsa kabilesine, milletine akrabasına kadar barındırmaz imiş. Tatlı sözüne, yumuşak ipek kumaşına aldanıp çok çok, Türk milleti, öldün; Türk milleti öleceksin!” Aynı sözleri tekrar ettikten sonra Köl Tigin Yazıtı’nda daha net bir ifadeyle “O yere doğru gidersen, Türk milleti öleceksin!” denilmektedir. Bu öğüt, Türkler arasında çok eski bir geleneğin ve tedbirin tekrar dillendirilmesinden başka bir şey değildir. Çin’e giden Türk tarih boyunca yok olmuştur

Ötüken Neşriyat Tel:(0212) 251 03 50

Kaynak Yeniçağ

x

Check Also

Doğu Türkistan’ın feryadı Uygur Türklerinin son durumu!

Samsun Türk Ocaklarından Doğu Türkistan’ın feryadı Uygur Türklerinin son durumu! Google+

Tüm yönleriyle Doğu Türkistan gerçekleri

‘‘Kimse, görmek istemeyenler kadar kör değildir.’’ demiş İbn-i Sina. Gerçekten de görmek istemeyene gösteremiyoruz Doğu Türkistan gerçeğini. 7 ay Doğu Türkistandaki toplama kamplarında kaldıktan sonra serbest bırakılan canlı tanık Ömür Bekali ve diğer tanıkların başlarından geçenler hikaye gibi geliyor birilerine. Google+